Marshall ve Karatahta İktisadı

23/02/2015

Geçmişe az biraz meraklı olanlar günümüzde okutulan iktisada giriş kitaplarının atası olarak Paul Samuelson’ın 1948’de yayınladığı ve Keynesyen iktisadı neo-klasik iktisatla birleştirdiği Economics kitabını bilirler. Samuelson’ın sağlığında 19 baskısı yapılan kitabın ilk baskısının tıpkıbasımı bugün Amazon’da 60 küsur dolara satılıyor. Oysa Samuelson’dan çok önce, John Stuart Mill’in 1848’de yayınladığı Principles of Political Economy 1900’lerin başlarına değin İngilizce konuşulan ülkelerde ders kitabı olarak okutuluyordu. Bu tarihten sonra yavaş yavaş Alfred Marshall’ın 1890’da yayınlanan Principles of Economics kitabı Mill’in yerini almaya başladı.
Marshall’ın Principles’ını karıştırırken kitap sonundaki eklerden birinde Mill’den yapılan bir alıntıya denk geldim. Alıntının başında Mill “,” diyor (Marshall, 1920, s. 771). Marshall kaynak olarak Mill’in On Comte adlı kitabını gösteriyor. Ama benim bildiğim kadarıyla Mill’in böyle bir kitabı yok. Hatta internete baktığımda Mill’in bu sözlerini alıntılayanların da kaynak olarak Marshall’ı gösterdiklerini gördüm. İşin aslı şöyle: Mill 1865’te Westminster and Foreign Quarterly Review dergisinde Comte’un Cours de Philosophie Positive kitabını eleştirdiği iki bölümlük bir makale yayınlıyor. Bunlar aynı yıl Auguste Comte and Positivism başlığıyla kitaplaştırılıyor. Marshall alıntıyı bu kitaptan yapıyor, ama hem kitabın ismini yanlış yazıyor hem de alıntıyı düzgün yapmıyor. Bunlara bir bakalım.
Marshall, Mill’den yaptığı alıntıyı “The Scope and Method of Economics” başlıklı ekte kullanıyor. En başta yazdığına göre, Comte’un da aralarında olduğu bazı kişiler, insan eylemleriyle ilgili herhangi bir çalışmanın faydalı olabilmesi için bunun tüm toplumsal bilimlerle bağlantılı olarak yapılması gerektiğini ileri sürüyorlarmış. Toplumsal hayatın çeşitli yönleri birbirleriyle bağlantılı olduğundan dolayı, bunlardan herhangi biri üzerine uzmanlaşmaya dayalı olarak yapılacak herhangi bir çalışma faydasız olacakmış. Bu nedenle iktisatçılar diğer toplumsal bilimlerden farklı olarak oynadıkları rolü bırakmalı, birleşik ve tüm toplumu kapsayan bir toplumsal bilimin geliştirilmesiyle uğraşmalıymış.
Ancak Marshall (1920, s. 770) bu kişilere katılmıyor ve diyor. Marshall’a göre Comte ve Herbert Spencer önemli çalışmalar yapmışlar, ama birleşik bir toplumsal bilim inşa etmede neredeyse hiçbir ilerleme kaydetmemişler. Bununla birlikte, Marshall, Comte’un toplumsal fenomenlerin bir arada bulunmasının belli bir alanda uzmanlaşmış kişilerin çalışmalarını faydasız kılacağında ısrar etmesini önemli buluyor. Bu hususu Mill’in de kabul ettiğini yazıyor ve yukarıda bahsettiğim alıntıyı veriyor. Tabii ben aşağıda Marshall’ın düzgün olmayan alıntısı yerine doğrudan Mill’in yazdıklarını toplu eserleri baskısından hareketle vereceğim.
Marshall’ın tek paragraf olarak yaptığı alıntı Mill’de iki farklı yerde bulunuyor. Comte’un politik iktisatçıları eleştirisini ele aldığı yerde Mill, Comte’un dikkate değer tek bir fikrinin olduğunu söylüyor. Bu da şöyleymiş:
(Mill, 1969, s. 305)
Biraz daha ileride de şöyle yazıyor:
(Mill, 1969, ss. 305-306)
İşte Marshall’daki iktisatçı alıntısının aslı burada paragrafın sonunda yer alıyor. Anlaşılan Mill’e göre sadece iktisat bilmek iyi bir iktisatçı olmak için yeterli değil. İktisatçının kendi araştırma alanı dışında kalan alanlarda da kendini geliştirmesi lazım. Mill yukarıdaki eleştirilerini 1865’te yazmış, ama bunlar günümüzde de geçerliliklerini koruyor. Bahsi geçen uzmanlaşma ve genelleştirme meseleleri benim aklıma şunları getiriyor: (a) farklı alanlarda çalışan, yani farklı uzmanlıkları olan iktisatçıların diğer alanlardaki iktisatçıların çalışmalarından ne kadar haberdar olduğu; (b) iktisattaki uzmanlaşmanın farklı alanlardaki iktisatçıların bir arada çalışmalarını zorlaştırıp zorlaştırmadığı; (c) belli konularda çalışan iktisatçıların, diğer alanlardaki iktisatçıların çalışmalarından bağımsız olarak, kendi çalışmalarını matematik kullanarak genelleştirmeye çalışması.
Gerçekten de, iktisatta uzmanlaşmaya gidilmesi ne kadar faydalı olmuştur? Bir arada bulunan toplumsal fenomenleri parçalara ayırıp incelemek, inceleme nesnesini anlamayı kolaylaştırabilir. Ama münferit olarak ele alınan bir fenomenin diğerleriyle olan bağlantısı nasıl kurulacak? Parçalar bir araya nasıl getirilecek? O hâlde sorun, herhangi bir iktisadi olgunun diğer olgularla olan bağlantısını incelemeden ya da hiçbir bir neden-sonuç ilişkisi aramadan, sadece münferit olgunun kendisinden hareketle genelleştirmelere gitmekte yatıyor. Bu genelleştirmelerde de ortak araç olarak matematik kullanılıyor. Bu şekilde yazılan metinlerde kültüre ya da belli bir toplumsal aşamaya ilişkin ifadeler bulmak mümkün değil.
Buradan Marshall’ın matematik kullanımı hakkında yazdıklarına geçelim. İngiliz iktisatçı Arthur Bowley’e yazdığı 1906 tarihli mektubu Marshall’ın bu konudaki en tanınmış metnini oluşturuyor:

(Marshall, 1996c, s. 130)
Yine Bowley’e yazılmış 1901 tarihli mektuptan:
(Marshall, 1996b, s. 306)
Pigou’nun (1925, s. 84) dediğine göre yetenekli bir matematikçi olmasına rağmen Marshall matematiği tedbirlice kullanıyormuş. Aşırı derecede matematik kullanımının iktisatçıları entelektüel oyuncaklar ve hayali sorunlar gibi gerçek hayatın koşullarıyla ilgisi olmayan şeylere yönelteceğini ve matematik yoluyla ele alınması mümkün olmayan unsurları görmezden gelmelerine yol açacağını düşünüyormuş. Marshall’ın bu düşüncelerinin günümüzde gerçekleştiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. O hâlde iktisat eğitimi nasıl olmalı? Bir fikir vermesi için yine Marshall’a bakalım. Kayda değer son büyük iktisatçı J. M. Keynes’in babası John Neville Keynes’e Scope and Method adlı kitabı hakkında yazdığı 1890 tarihli mektupta şöyle diyor Marshall:

(Marshall, 1996a, s. 339)
Tekrar Principles’taki eke dönersek, Marshall (1920, s. 771) iktisadın ilgilendiği kuvvetlerin mekanik yoldan bir araya getirilmeye uygun olduğunu ve bunun tümdengelim yapmak için avantaj sağladığından bahsediyor. Yani iki ayrı iktisadi kuvvetin nasıl hareket ettiğini bildiğimizde, bunların birlikte olan hareketini de tecrübeye gerek kalmadan gayet iyi tahmin edebiliriz diyor. Ancak Marshall’a göre mekanikte dahi oluşturmak sadece laboratuarda gerçekleşen olaylar için mümkündür. Zira bu zincirler başa çıkmak için yeterli bir kılavuz değildir. (a.g.e. s. 773). İlginçtir, “Uses of Abstract Reasoning in Economics” başlıklı bir sonraki ekte Marshall iktisatta matematik kullanımının faydalarından bahsediyor. Matematik eğitimi almanın, açık bir şekilde ifade etmek için yararlı olduğunu yazıyor. Hatta gerçek hayata gözleri kapatarak oluşturulacak tamamıyla hayali bir yapının gerçek sorunlara ışık tutabileceğini söylüyor. Ama araya (a.g.e. s. 782) diye bir cümle de sıkıştırıyor.
Marshall’ın bu düşüncelerinden hareket ettiğimizde, günümüzde matematiğin iktisatta soyut ve uzun tümdengelim zincirleri oluşturmak için kullanıldığını söyleyebilir miyiz? Marshall hakkındaki bir makalesinde Ronald Coase (1975, s. 31) Marshall’ın neden iktisatta aşırı matematik kullanımına karşı çıktığını soruyor. Yanıt olarak, basit zihinsel yapıları destekleyecek verilerden yoksun olmayı, matematiksel olarak ifade edilemeyen unsurların görmezden gelinmesini ve iktisatçıların gerçek hayatta var olmayan meselelerle uğraşmasını Marshall’ın itirazının nedenleri olarak ileri sürüyor. Coase’a göre, iktisatta son yıllarda (yani 1975 civarında) olup bitenlerin Marshall’ın düşüncelerinde değişiklik yapması şüpheliymiş. Bugün olsa Marshall herhalde hiç değişiklik yapmazdı. Dahası, Coase (1992, s. 714) ampirik temeli olmayan teorileri ve sadece iktisatçıların kafasında yer alan sistemleri “karatahta iktisadı” olarak adlandırıyor. Bu iktisadı bir röportajında şöyle tanımlıyor: (Coase, 2012, 6:31).
Bana göre, Marshall’ın iktisatta matematik kullanımından kaynaklanan korkuları da Coase’un “karatahta iktisadı” içinde yer alıyor. Bugün bu iktisadı öğreten ve bunun üzerine çalışan pek çok kişi var. Örneğin bu iktisadın içinde, insan davranışlarına etki eden din, yetiştirilme biçimi ve kültür gibi unsurları dikkate almadan, sadece birtakım kurgusal deneylerle insan davranışlarını açıklamaya çalışan dallar bulunuyor. Bunlar elde ettikleri sonuçları bireylerin hangi değerler sistemi içinde yer aldığına bakmadan matematikle genelleştiriyorlar. Ancak bu genelleştirmelerde, sonuçların neden farklı kültürlerde yer alan bireyler için de aynı derecede geçerli olması gerektiğine dair hiçbir açıklama bulunmuyor. Bu dallarda çalışanlar herhalde Samuelson’ın (1952, s. 52) sözlerini benimsiyorlar: Bununla birlikte Samuelson (a.g.e. s. 60) Marshall’ın eleştirilerini şeklinde yorumluyor. Ben Marshall’da böyle bir şey göremedim.
Marshall olsaydı bu hayali iktisat üzerine çalışanların bulgularına ne derdi? Bunun için yine mektuplarına bakalım. Talep ve arz eğrilerini ilk kullanan kişinin Marshall olduğu zannedilir. Oysa bunları 1838’de yayınlanan Recherches sur les Principes Mathèmatiques de la Thèorie des Richesses adlı kitabında ilk defa Fransız matematikçi Augustin Cournot çizmiştir. Ama şekiller ana metnin içinde değil, kitabın en sonunda ikiye katlanmış bir sayfada yer alırlar. İlginçtir, Francis Edgeworth’a 1902’de yazdığı mektupta Marshall (1996b, s. 391) Cournot’nun tekelleri söylüyor ve bu yöntemin ortaya koyduğu sonuçlar için diyor.
Bu eğitimin günümüzdeki başlıca zararı da soyut iktisat üzerine olan çalışmalarını matematik kullanarak genelleştirmeye çalışan karatahta iktisatçıları yetiştirmesi. Bu iktisatçıların arasında 2008’deki mortgage krizi hakkında konuşmayı tabu sayan tiplerin olduğunu dahi işitmiştim. Yukarıdaki röportajında Coase “işe koyulup gerçekte neler olduğunu bulmalısınız” diyor. Bu “işe koyulma” kısmında ben Mill’in en baştaki sözüne dönüyorum: “sadece politik iktisatçıdan [siz “iktisatçı” anlayın] ibaret olan biri muhtemelen iyi bir politik iktisatçı değildir.”
Kaynaklar
1. Coase, Ronald. (1975), “Marshall on Method”, Journal of Law and Economics, 18 (1), 25-31.
2. Coase, Ronald. (1992), “The Institutional Structure of Production”, The American Economic Review, 82 (4), 713-719.
3. Coase, Ronald. (2012), “Coase on Externalities, the Firm, and the State of Economics”, EconTalk Episode with Ronald Coase, http://www.econtalk.org/archives/2012/05/coase\_on\_extern.html.
4. Marshall, Alfred. (1920), Principles of Economics, 8. baskı, Londra: Macmillan.
5. Marshall, Alfred. (1996a), The Correspondence of Alfred Marshall, 1. cilt, Ed. John K. Whitaker, Cambridge: Cambridge University Press.
6. Marshall, Alfred. (1996b), The Correspondence of Alfred Marshall, 2. cilt, Ed. John K. Whitaker, Cambridge: Cambridge University Press.
7. Marshall, Alfred. (1996c), The Correspondence of Alfred Marshall, 3. cilt, Ed. John K. Whitaker, Cambridge: Cambridge University Press.
8. Mill, John Stuart. (1969), Essays on Religion, Ethics and Society, Collected Works, 10. cilt, Londra: Routledge & Kegal Paul.
9. Pigou, A. C. (1925), Memorials of Alfred Marshall, New York: Macmillan.
10. Samuelson, Paul A. (1952), “Economic Theory and Mathematics – An Appraisal”, The American Economic Review, 42 (29), 56-66.


© 2024, İktisadiyat