Eylemsizlik Momenti ve Gezi Olayları

09/07/2013

inertia moment
Gezi olayları başladığından beri yazmak istediğim, ama teorik çerçevesini oturtmak için gerekli zamanı ayıramadığım bir konu vardı: Bireylerin sosyal hareketlere katılma eğilimi. Geçenlerde, avukat bir arkadaşımla olaylar üzerinde muhabbet ederken, apolitik olduğumu söyledi arkadaşım. Eylemlerin apolitik nesli politik yapmasının sevindirici olduğu konuşulurken apolitik diye yaftalanmak zoruma gitti önce. Sonra, yazmaya niyetlendiğim yazının konusunu, daha doğrusu kapsamını genişletmeye karar verdim. Öyle bir yazı yazmalıyım ki apolitik olmayı, apolitik bireyin nasıl politik hale geleceğini, bireylerin protesto eğilimini ve siyasi etkililik kavramı içermeli yazı. Yazının başlangıç noktasını da belirledim hani. Apolitik kavramının tanımı yanlıştı ve düzeltilmesi lazımdı. Apolitik olmak, siyasi konularda tarafsızlıktır dediğinizde anti-politik kavramını da kapsamış oluyorsunuz. Apolitik olmak, siyasi eylemsizlik halidir dediğimizde iki kavram birbirinden ayrılıyor. Çünkü eylemsizlik durumu, yeterli kuvvet uygulandığında sonlanabilir.

Bireyin siyasi açıdan sağ-sol düzleminde bir konuma sahip olduğunu varsayalım. Sağdan ve soldan gelen siyasi kuvvetlerin birey üzerindeki net etkisi sıfır ise birey eylemsizliğini korumaya devam edecektir. Yalnız, birey üzerindeki siyasi kuvvetlerin miktarı görelidir. Daha doğru bir ifade ile, bireyin üzerine etki eden kuvvet, algılanan siyasi kuvvettir. Sağdan ve soldan gelen algılanan kuvvetlerin toplamı sıfır olduğu sürece birey siyasi açıdan hareketsiz kalmaya devam edecektir. Apolitik bireyin üzerindeki kuvvet dengesi bozulduğunda, birey, dengeyi bozan kuvvetin aksi yönde hareket etmeye başlar. Muhafazakar bir partinin apolitik birey üzerindeki kuvveti arttıkça, birey sol ideolojiye kayma eğiliminde olacaktır. Siyasi açıdan doğrusal hareketi bu şekilde açıklayabilirim sanırım.
Bireysel hareketin kolektif harekete ya da sosyal harekete dönmesi var bir de. Tartışmayı birey değil de grup üzerinden yürütürsek kavramların tanımları farklılaşacaktır. Örneğin, apolitik kavramını gruplar için tartışacaksak eylemsizlik momentini de tartışmaya dahil etmek gerekecek. Bireyin, siyasi açıdan rotasyon hareketi olmayan bir nokta olduğunu varsayalım. Bireylerden oluşan gruplarsa siyasi rotasyon hareketi yapabilmektedir ve bu nedenle eylemsizlik momentleri vardır. Siyasi gruplar hem doğrusal hem de rotasyon hareketi yapabilir. Ancak, grubun ne kadar doğrusal, ne kadar rotasyon hareketi yapacağını grubun siyasi enerjisi, kütlesi ve eylemsizlik momenti belirleyecektir.
Kütleyi, gruptaki kişi sayısı belirlemektedir. Kütlenin etkisi, klasik mekanikteki ile aynıdır. Aynı kuvveti iki cisme uygularsak, kütlesi küçük olanın ivmesi daha büyüktür. Malcolm Gladwell’in “Kıvılcım Anı” adlı kitabında anlattığı “Birkaç insan kuralı”, sosyal salgınların istisnai birkaç kişinin çabasıyla yaygınlaştığını anlatır. Bu tanım, yukarıdaki çerçeve ile uyumludur. İstisnai kişiler küçük bir grup olarak kabul edilirse, bu grubun üzerine uygulanan kuvvet hızlı bir harekete yol açacaktır.
Eylemsizlik momenti, dönme eylemsizliği olarak tanımlanabilir. Grupların hem doğrusal hem de rotasyon hareketi yapabildiğini belirtmiştim. Eylemsizlik momenti ne kadar yüksekse grubun rotasyon hareketi yapması o kadar zordur. İp cambazlarının ellerinde uzun bir çubuk tutmalarının nedeni eylemsizlik momentini arttırmaktır. Siyasi grupları ipteki cambazlar gibi düşünelim. Doğrusal harekete geçmelerinin sebebi olan konu ne kadar konsantre, diğer bir ifade ile ellerindeki çubuk ne kadar uzunsa dönme eylemine geçme ihtimalleri o kadar düşüktür. Elindeki çubuk kısa olan grup, dönme hareketi yapmak durumundadır.
Şimdi, kütle ve eylemsizlik momentini kullanarak Gezi parkı eylemleri ile başlayan siyasi hareketliliğe odaklanalım. Küçük bir kütle ile başladı eylem. Doğal olarak, grup hızlı bir harekete başladı. Grubun zamanla büyümesi kütleyi arttırdığından ivmeyi azalttı, ama grup gene de pozitif bir ivmeye sahipti. İşin asıl enteresan tarafı, dönme hareketi ile ilgili. Elindeki çubuğu uzatmayı tercih edeceğine boyu kısa birden fazla çubuğu üst üste eklemeyi seçti grup. Netice itibariyle elinde ağır ama kısa bir çubuk kütlesi oluştu. Bu çubuk, eylemsizlik momentini arttıramadığından grup dönme hareketi sergilemeye başladı. Grubun enerjisi hem dönme hareketine hem de doğrusal harekete ayrılmak durumunda olduğundan, dönme hareketinin büyüklüğü doğrusal hareketi sınırladı. Bir süre sonra grup, tüm enerjisini dönme hareketine ayırmaya başladı. İşin hasılı, durduğu yerde dönen bir siyasi grup kaldı Gezi’nin hızlı hareket eden siyasi grubundan geriye.


© 2024, İktisadiyat