
Evet, bir Nobel daha sahiplerini buldu. Bilindiği gibi dün Türkiye saatiyle öğlen 14:00’da resmi adıyla Alfred Nobel anısına verilen İsveç Merkez Bankası 2010 ekonomi ödülü açıklandı ve ödül üç iktisatçı arasında paylaşıldı. MIT’den Peter Diamond, Northwestern Üniversitesi’nden Dale Mortensen ve London School of Economics’den Christopher Pissariders ödülün sahipleri oldular.
Peki Nobel komitesi bu ödülü bu iktisatçılara niçin verdi?
Kısa resmi gerekçe şu şekilde verilmiş: “for their analysis of markets with search frictions” yani, arama friksiyonları (bu kelimeyi sürtünme diye de çevirebiliriz ama Türkçe iktisat kitaplarında friksiyon kelimesinin de kullanıldığını sıklıkla şahit olunabilir) içeren piyasaların analizini yapmış olmaları nedeniyle. Ödülde, Nobel ekonomi ödül komitesinde yer alan ve bu friksiyonları işgücü piyasalarına uygulayan makaleleriyle tanınan Per Krussel’ın etkisinin olduğu açık. Zaten Krussel dün yapılan ve ödülün açıklandığı basın toplantısında da yer aldı.
Peki nedir bu arama friksiyonları? Malum, genel denge varsayımı altında kurulan iktisadi modellerde işsizliği modellemek, tüm piyasalarla birlikte işgücü piyasası da dengede olduğundan, pek mümkün olmuyor. Haliyle, bu tip modellerde “işsizlik nasıl azaltılır”, ya da “işsizliğin X değişkenine etkisi nedir” gibi sorulara cevap vermek, pek mümkün olmuyor. İşte, bu noktada, Diamond, Mortensen ve Pissarides’in oluşumuna ve gelişimine büyük katkı yaptıkları arama friksiyonlu kısmi denge modelleri devreye giriyor ve Keynesyen anlamda eksik talep vs. gibi yapısal sorunlar olmadığı durumlarda dahi, işgücü piyasalarındaki heterojen aktörlerin de varlığından hareketle, iş arayan ve işgücü arayanlar arasındaki eşleşmelerin zaman ve efor gerektirdiğini varsayıp, dengede pozitif bir işsizlik oranının oluştuğu sonuçlara ulaşabiliyorlar. İşte iş ve işgücü arayanlar arasındaki eşleşmelerin maliyetli ve zaman alıcı olmasına “arama friksiyonları” ve bu varsayımları kullanan modellere de arama friksiyonlu modeller deniyor.
Peki bu modeller ne işe yarıyor? Kısaca söylemek gerekirse, bu modelleri kullanarak işsizlikle ilgili birçok analiz yapmak mümkün.[1] Paranın, gayet friksiyonlu bir süreç olan takasın yerini aldığını düşündüğümüzde, aynı zamanda, arama friksiyonlu modeller sıklıklıla para ekonomisi analizlerinde de kullanılıyor. [2]
[1] İş arama modellerine friksiyonları nasıl girdiğini görmek için basit bir ders notu örneği: http://www.econ.upenn.edu/~jesusfv/lecture7\_jobsearch
[2] Para ekonomisinde bu analizin nasıl kullanılabileceği ile ilgili bir ders notu: http://www.econ.upenn.edu/~jesusfv/lecture9\_moneysearch
