Kemal Tahir ve Keynes

16/07/2010

Geçen gün Kemal Tahir’in *](http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=3644&sa=61507101)
[s. 68-9]

Kitapta Keynes’in isminin geçtiği tek yer burası, o yüzden Tahir’in Keynes hakkında başka bir şey bilip bilmediği belli değil. Genel Teori kitabından Tahir’in bahsettiği yeri buldum, ancak burada yazılanların Tahir’in yazdıklarıyla ilgisi yok. İlgili cümleyi italikle gösterdim (kaynak olarak Genel Teori’nin 1957’de çıkan Macmillan baskısını kullandım):
[s. 378]
Tahir’in Genel Teori’yi okuduğunu sanmıyorum. Nitekim yaptığı alıntı doğru değil, sayfa numarası da yok, birilerinden işitmiş olabilir. Keynes metinde yatırımların sosyalistleştirilmesinden değil, sosyalleştirilmesinden bahsediyor. Hem, yatırımların sosyalistleştirilmesi ne demek? Kemal Tahir bunu yanlış anlamış.
Kendisinden önceki klasik iktisatçıların aksine, Keynes ücretler, fiyatlar ve faiz oranlarının tam istihdam yaratacak şekilde kendiliğinden değişmediğini ileri sürer. Tam istihdam bunlardaki değişmelerle korunacak türden bir şey değil, bir sonuçtur. Tüketim ve yatırım düzeyi efektif talebi belirler, bu talep de üretim ve dolayısıyla istihdam düzeyini belirler. Genel Teori’de ele alınan konular genel itibariyle bunlar üzerinedir. Bunun yatırımların sosyalleştirilmesiyle ilgisi şöyle:
Keynes’e göre iktisadî ajanlar, geleceğin belirsiz ve geçmişin değiştirilemez olduğu koşullarda iş görürler. Firmalar ve tüketiciler gelecek hakkında iyimser olduklarında, sermaye yatırımlarından beklenen getiri, paranın beklenen getirisinin (yani faiz oranının) üzerine yükselir. Bu da yatırımları, dolayısıyla istihdamı ve çıktıyı arttırır. Ekonomide beklentiler kötümser olduğunda ise, firmalar ve tüketiciler tüketim ve yatırım mallarına harcama yapmak yerine paralarını likit olarak ellerinde tutmayı tercih ederler (gömüleme); bu da işsizliği arttırır. Keynes’e göre bu son durum paranın en likit ekonomik varlık olmasından kaynaklanır.
Bu nedenle, ekonomide yatırımların artmasını ve elde para tutmanın azalmasını sağlayacak koşulları yaratmak için Keynes üç politika önerisinde bulunur: (a) likit varlıkları istihdam yaratacak türden likit olmayan varlıklara yönlendirmek; (b) faizleri düşürerek rantiyeleri ortadan kaldırmak; (c) yatırımların sosyalleştirmek. Bu sonuncusundan kastedilen şey, tam istihdama ulaşmayı sağlayacak düzeyde bir efektif talep yaratmak için marjinal tüketim eğilimi ve yatırım eğilimi arasında vergi ve faiz politikaları yoluyla birtakım ayarlamalar yapmaktır. Tabii, bunu yapacak olan da devlettir.
Keynes bu sosyalleştirmenin devletin üretim araçlarının mülkiyetini üzerine alması anlamına gelmediğini söylüyor:
[s. 378]
Kemal Tahir yatırımların sosyalleştirilmesi kısmını yanlış anlamış, ancak Keynes’in devleti kapitalizm yararına çalıştırmayı salık verdiğini yazarken doğru söylüyor. Nitekim Keynes devletin yetki alanının genişlemesini iktisadî koşulları ve ferdi girişimi korumanın tek yolu olarak gördüğünü yazıyor:
[s. 380]
Biz yine Kemal Tahir’den alıntılayarak bitirelim. Bizim gibi memleketlerde sosyalizmin durumu hakkında aynı kitapta şöyle yazmış:
[s. 28]
Peki, bizim aydınlarımız ne durumdaymış?
[s. 47]
Şimdilerde bir değişiklik var mı?


© 2024, İktisadiyat