Bu örneklerden sonra çıkan sonuçlar şu şekilde sıralanabilir:
(a) 1. sektörün değişmeyen sermayesi ile artı-değerinin toplamı, 2. sektörün değişmeyen sermayesinden daha büyük olmalıdır. İlk üç yıl için:
1. yıl : [pmath size=5](1000V_1 + 1000S_1)>1500C_2[/pmath]
2. yıl : [pmath size=5](1100V_1 + 1100S_1)>1600C_2[/pmath]
3. yıl: [pmath size=5](1210V_1 + 1210S_1)>1760C_2[/pmath]
Bu eşitsizlik 1. sektöre artı-değerinin bir bölümünü ek sermaye olarak kullanma olanağını vermektedir. Bu durum genişletilmiş yeniden-üretimin vazgeçilmez şartıdır.
(b) Genişletilmiş yeniden-üretimin işlemesi için realizasyon, ürünlerin ve öğelerinin her sektörde ve sektörler arasında belli bir dağılımını sağlamalıdır.
1. yıl: [pmath size=5](1100V_1 + 500S_1) = 1600C_2[/pmath]
2. yıl: [pmath size=5](1210V_1 + 500S_1) = 1760C_2[/pmath]
3. yıl: [pmath size=5](1331V_1 + 605S_1) = 1936C_2[/pmath]
Genel olarak formüle edilirse:
[pmath size=5]V_1 + (V_1)^I + S_1 = C_2[/pmath]
(c) 1. sektörün ürün değeri her iki sektörün değişmeyen sermayelerinin değerinden daha fazla olmalıdır:
[pmath size=5]C_1 + V_1 + S_1>C_1 + C_2[/pmath]
Genişletilmiş yeniden-üretimde, değişmeyen sermayenin yenilenmesi için gerekli olan miktardan daha fazla değişmeyen sermaye üretilmelidir. Örneğin 3. yıl için:
[pmath size=5]4840C_1 + 1210V_1 + 1210S_1>4840C_1 + 1760C_2[/pmath]
Bu durum 1. ve 2. sektördeki değişmeyen sermayeyi büyütebilmek için gerekli bir şarttır.
(d) Her iki sektörde yaratılan yeni toplam değer 2. sektörün toplam ürününün değerinden büyük olmalıdır:
[pmath size=5](V_1 + S_1) + (V_2 + S_2)>C_2 + V_2 + S_2[/pmath]
2. yıl örnek olarak gösterilirse:
[pmath size=5](1100V_1 + 1100S_1) + (800V_2 + 800S_2)>1600C_2 + 800V_2 + 800S_2[/pmath]
Genişletilmiş Yeniden-Üretim: Özet Görünüm
A: Toplam Üretim Değeri = [pmath size=5]Y_1+Y_2[/pmath]
B: Toplam Üretimin Değerindeki Değişme = [pmath size=5]Delta(Y_1+Y_2)[/pmath]
C: Üretim Mallarının Değeri = [pmath size=5]Y_1[/pmath]
D: Üretim Mallarının Değerindeki Değişme = [pmath size=5]Delta Y_1[/pmath]
E: Kâr Oranı = [pmath size=5]S/(C+ V)[/pmath]
F: Kapitalistlerin Tüketim Malı Harcamaları (soldaki rakam birinci, sağdaki rakam ikinci sektörü gösteriyor)
_____________________________________________________
Yıllar A B C D E F
1 9000 6000 %24 500 600
2 9800 800(%10) 6600 600(%10) %24 550 650
3 10.780 980(%10) 7260 660(%10) %24 605 616
4 11.858 1078(%10) 7986 726(%10) %24 666 628
5 13.043 1185(%10) 8784 798(%10) %24 732 745
_____________________________________________________
Yukarıdaki tabloya göre ex-ante dengesizlik koşullarından ex-post bir denge sağlanmaktadır. 5. yılın sonunda toplam üretim 9000 birimden 13.043 birime çıkmış bulunuyor. Bu durum, 1. yıl istisnai olmak üzere, toplam üretimin değerinde her yıl %10 oranında sabit bir büyümeyi gerektirmiştir. Aynı şekilde üretim malları miktarı da her yıl %10 oranında sabit bir büyümeyle artmaktadır. Bu arada kâr oranı %24 oranında sabittir. 1. sektördeki kapitalistlerin tüketim malı harcamaları her yıl %10 oranında artmaktadır. Bu da 2. sektörün kapitalistlerinin tüketim malları üretimini ve sermaye birikimlerini yıldan yıla genişletmesini zorunlu kılmakta ve genel olarak ekonomiyi her yıl %10 oranında büyütmektedir. Bu sayede genişletilmiş yeniden-üretim modeli, toplumsal sermayenin herhangi bir piyasa ya da efektif talep sorunu olmadan nasıl büyüyebileceğini gösterir hâle geliyor. Modele aynı zamanda sabit sermayenin durumundaki değişmeler ve üretkenlikteki artışlar ile sermayenin organik bileşimi ve artı-değer oranlarındaki değişmelerin dahil edilmesi de mümkündür.
Son olarak şunları da ekleyelim:
Marx’ın yeniden-üretim modelleri, esas itibariyle, sermayenin yeniden-üretiminde değer ve kullanım-değerleri arasındaki ilişkiyi göstererek, sermaye-emek ilişkisinin kendisini yeniden-üretimi üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu modellerle Marx, sadece değer büyüklüklerinin yeniden-üretimini değil, aynı zamanda bir maddî yeniden-üretim olan toplumsal sermayenin değişik öğelerinin yeniden-üretimini de inceler. Ancak şu da belirtilmelidir ki, gerçek hayatta kapitalist sınıfın sermaye birikimine ilişkin kararları, yani artı-değerin ne kadarının yatırımlara ayrılacağının saptanması, Marx’ın değerler sistemi içinde kalarak kurduğu bu modellere aykırı olarak, piyasadaki mevcut fiyatlara göre olur. Aslında sermaye birikimine karar verirken kapitalistler ne artı-değerden ne de bireysel meta değerlerinden haberdardırlar. Aldıkları kararlar fiyatların seviyesine ve piyasadaki kâr oranına göre şekillenir. Bundan dolayı kapitalist büyüme sürecinin analizini değerler sistemi içinde kalarak incelemek yeterince tatminkâr bir sonuç vermez. Marx, kısmen bu durumdan hareketle, bu eksikliği değerler sisteminden fiyatlar sistemine geçiş ile çözmeye çalışır.
3
27/03/2010
