<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments for iktisadiyat</title>
	<atom:link href="http://iktisadiyat.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iktisadiyat.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 May 2012 16:27:49 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Serkan kiremit</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-2005</link>
		<dc:creator>Serkan kiremit</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 May 2012 16:27:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-2005</guid>
		<description>Fatih cevabında &quot;oximoron&quot; gibi kelimeler kullandığınız için teşekkür ederim. Kişi kendisini nasıl görürse karşıdakini de öyle zannedermiş. Kelime her demekse sana aynen iade ediyorum. Ve hoşgörümü ve soğukkanlılığımı arttırarak sana cevap vermekte ısrar ediyorum. Bu cevaplar silsilesi haklılığın inadı senin &quot;yüksek karakterin&quot; ile alakalı değil. 
1-)Öncelikle Ahlak asla dini bir kelime değildir, sizin gibiler için bulunmuş &quot;etik&quot; kelimesini kullanayım, mutlu olursun. Şunu bil ki &quot;ahlak ile iyi&quot; asla aynı manaya gelmez. Ahlak yada Etik sosyal olgularla (Bana göre insan eylemleri bilimiyle) vuku bulur. Vicdan belki iyi ile kötü arasındaki iyiye ivmeli bir tercih olarak adlandırabiliriz. 3hhareketi sitesinde &quot;Güle Güle Görünmez El! Hoşgeldin karşılıklı yardımlaşma&quot; adlı makalemi okursan ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim. www.3hhareketi.com 

2-)Mantık ve akıl işbirliği sistemine dayalı düşünen ve fikir yürüten bir kişi olarak, ben; &quot;özgürlüğün ve etiğin(ahlakın)&quot; itiraz edilemez birliğini kabul ediyorum ki benim fikir atalarımdan biri olan Rothbard&#039;ın da kitabının adı bu : &quot;özgürlüğün etiği&quot;

3-)Mustafa Özel, Karl Polanyi ve I.Wallerstein&#039;ın kitaplarının Türkçeye çevrilmiş bütün kitaplarını okudum. Ve şunu gördüm ki &quot;Kaliteyi anlamak için onların fikir çarpıtmalarını okumam gerekiyormuş.&quot; ama o kadar... entelektüel olarak bana hiç katkıları olmadı ama &quot;Liberal&quot; entelektüellerin önemini daha iyi anlamama sağladılar. Dürüst olmak gerekirse Braudel ise fena değildi. onu onlardan ayırmam gerekir.

4-) Son beş sene öncesine kadar Hayek&#039;i benimseyen bir kişiydim. Şimdi bir kaç iktisadi fikri hariç (Hayek üçgenleri, serbest bankacılık fikri ve avusturyan iktisadi çevrim teorisi, Pür sermaye fikri gibi...) mutlak anlamda reddettiğim birisidir. Mises ise bambaşkadır. Fatih senin &quot;İman&quot;, &quot;particilik&quot; &quot;inat&quot; dediğin şeyler her &quot;Rasyonalist&quot; düşünürün sürekli itham edildiği şeylerdir. Çünkü Bir rasyonalist her şekilde itiraz kaldırmaz gerçekleri mantık silsilesinde mutlak evrensel, zamansal olarak çelişkiye düşmeden doğru kabul ettikten sonra asla bir romantiğe, mistiğe, ampiriste, tarihselciye, çarpıtmacılara pabuç bırakmaz. Çünkü bir rasyonalist; metodolojisi gereği bütüncül bir aklın kavrayışında sistematik mantığın bir inşasıcıdır. Bu binayı güçlü kılmak için temelleri sağlam atar ve bütün saldırılara, çarpıtmalara, bilimsel olmayan akıl yürütmelere ve hatta mistiklerin beddualarına karşı kendi &quot;seküler bilgisini&quot; kurar ve onu korur. Örneğin; bir coğrafyacı “Madagaskar adası Afrika kıtasının güney doğusundadır” derken aynı özgüvenle konuşur. Bu kendini bilme durumu bir “inat” meselesi değildir. Bilim adamı fikri sabit değildir. Yeni elde edilecek kanıtlar ortaya çıktıkça ve “gerçeğin” çürütülmesiyle “inancından” hemen o gece vazgeçer. Bir tek mistikler, romantikler, tutucular ve hayalperestler asla “eski alışkanlıklarından” vazgeçemezler. Rasyonalistler bu açıdan eleştirel aklın onları denetleyen tek doğru ve gerçek cetvelidir.

5-) Can&#039;ın düşüncelerine saygı duyduktan sonra onun gibi düşünenlere Mises&#039;in cevabını iletiyorum Sosyalizm kitabı önsüzünden Viyana Ocak1932: &quot;... Görüşlerinin anlamsız ve saçma olduğunu mantıklı bir şekilde göstererek sosyalist fikrin heyecanlı destekçilerini ikna etmenin ne kadar anlamsız olduğunu biliyorum. Onların işitmek, görmek, bunlarında ötesinde düşünmek istemediklerini ve hiçbir iddiaya açık olmadıklarını çok iyi biliyorum. Ama yeni nesil açık gözlerle ve açık beyinlerle büyüyor. Ve onlar, nesnelere tarafsız, ön yargısız bir bakış açısından bakacaklar. Onlar, önemseyecek, inceleyecekler, düşünecekler ve tedbirle hareket edecekler. Bu kitap onlar için yazıldı...Ben karamsar bakış açısını paylaşmıyorum.&quot; Sana selam olsun Mises...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fatih cevabında &#8220;oximoron&#8221; gibi kelimeler kullandığınız için teşekkür ederim. Kişi kendisini nasıl görürse karşıdakini de öyle zannedermiş. Kelime her demekse sana aynen iade ediyorum. Ve hoşgörümü ve soğukkanlılığımı arttırarak sana cevap vermekte ısrar ediyorum. Bu cevaplar silsilesi haklılığın inadı senin &#8220;yüksek karakterin&#8221; ile alakalı değil.<br />
1-)Öncelikle Ahlak asla dini bir kelime değildir, sizin gibiler için bulunmuş &#8220;etik&#8221; kelimesini kullanayım, mutlu olursun. Şunu bil ki &#8220;ahlak ile iyi&#8221; asla aynı manaya gelmez. Ahlak yada Etik sosyal olgularla (Bana göre insan eylemleri bilimiyle) vuku bulur. Vicdan belki iyi ile kötü arasındaki iyiye ivmeli bir tercih olarak adlandırabiliriz. 3hhareketi sitesinde &#8220;Güle Güle Görünmez El! Hoşgeldin karşılıklı yardımlaşma&#8221; adlı makalemi okursan ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim. <a href="http://www.3hhareketi.com" rel="nofollow">http://www.3hhareketi.com</a> </p>
<p>2-)Mantık ve akıl işbirliği sistemine dayalı düşünen ve fikir yürüten bir kişi olarak, ben; &#8220;özgürlüğün ve etiğin(ahlakın)&#8221; itiraz edilemez birliğini kabul ediyorum ki benim fikir atalarımdan biri olan Rothbard&#8217;ın da kitabının adı bu : &#8220;özgürlüğün etiği&#8221;</p>
<p>3-)Mustafa Özel, Karl Polanyi ve I.Wallerstein&#8217;ın kitaplarının Türkçeye çevrilmiş bütün kitaplarını okudum. Ve şunu gördüm ki &#8220;Kaliteyi anlamak için onların fikir çarpıtmalarını okumam gerekiyormuş.&#8221; ama o kadar&#8230; entelektüel olarak bana hiç katkıları olmadı ama &#8220;Liberal&#8221; entelektüellerin önemini daha iyi anlamama sağladılar. Dürüst olmak gerekirse Braudel ise fena değildi. onu onlardan ayırmam gerekir.</p>
<p>4-) Son beş sene öncesine kadar Hayek&#8217;i benimseyen bir kişiydim. Şimdi bir kaç iktisadi fikri hariç (Hayek üçgenleri, serbest bankacılık fikri ve avusturyan iktisadi çevrim teorisi, Pür sermaye fikri gibi&#8230;) mutlak anlamda reddettiğim birisidir. Mises ise bambaşkadır. Fatih senin &#8220;İman&#8221;, &#8220;particilik&#8221; &#8220;inat&#8221; dediğin şeyler her &#8220;Rasyonalist&#8221; düşünürün sürekli itham edildiği şeylerdir. Çünkü Bir rasyonalist her şekilde itiraz kaldırmaz gerçekleri mantık silsilesinde mutlak evrensel, zamansal olarak çelişkiye düşmeden doğru kabul ettikten sonra asla bir romantiğe, mistiğe, ampiriste, tarihselciye, çarpıtmacılara pabuç bırakmaz. Çünkü bir rasyonalist; metodolojisi gereği bütüncül bir aklın kavrayışında sistematik mantığın bir inşasıcıdır. Bu binayı güçlü kılmak için temelleri sağlam atar ve bütün saldırılara, çarpıtmalara, bilimsel olmayan akıl yürütmelere ve hatta mistiklerin beddualarına karşı kendi &#8220;seküler bilgisini&#8221; kurar ve onu korur. Örneğin; bir coğrafyacı “Madagaskar adası Afrika kıtasının güney doğusundadır” derken aynı özgüvenle konuşur. Bu kendini bilme durumu bir “inat” meselesi değildir. Bilim adamı fikri sabit değildir. Yeni elde edilecek kanıtlar ortaya çıktıkça ve “gerçeğin” çürütülmesiyle “inancından” hemen o gece vazgeçer. Bir tek mistikler, romantikler, tutucular ve hayalperestler asla “eski alışkanlıklarından” vazgeçemezler. Rasyonalistler bu açıdan eleştirel aklın onları denetleyen tek doğru ve gerçek cetvelidir.</p>
<p>5-) Can&#8217;ın düşüncelerine saygı duyduktan sonra onun gibi düşünenlere Mises&#8217;in cevabını iletiyorum Sosyalizm kitabı önsüzünden Viyana Ocak1932: &#8220;&#8230; Görüşlerinin anlamsız ve saçma olduğunu mantıklı bir şekilde göstererek sosyalist fikrin heyecanlı destekçilerini ikna etmenin ne kadar anlamsız olduğunu biliyorum. Onların işitmek, görmek, bunlarında ötesinde düşünmek istemediklerini ve hiçbir iddiaya açık olmadıklarını çok iyi biliyorum. Ama yeni nesil açık gözlerle ve açık beyinlerle büyüyor. Ve onlar, nesnelere tarafsız, ön yargısız bir bakış açısından bakacaklar. Onlar, önemseyecek, inceleyecekler, düşünecekler ve tedbirle hareket edecekler. Bu kitap onlar için yazıldı&#8230;Ben karamsar bakış açısını paylaşmıyorum.&#8221; Sana selam olsun Mises&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Can Madenci</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-2004</link>
		<dc:creator>Can Madenci</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 May 2012 09:32:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-2004</guid>
		<description>Dediklerimde ısrar etmek durumundayım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dediklerimde ısrar etmek durumundayım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Fatih Kansoy</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-2001</link>
		<dc:creator>Fatih Kansoy</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 May 2012 22:35:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-2001</guid>
		<description>onceki yazdiklarinizdan cok bisi anlamadim.

Ama suradan neden bazi seyleri birlikte anlayamadigimizi anladim.

demissiniz ki : &quot;Trafik ışıklarının olmadığı bir yolda trafiğin çok sıkışmadığı ortaya çıkmıştır.&quot;

malesef trafik isiklari trafigin hizli akmasi icin degil cogunlukla guvenlik icin konulmustur.  trafigin hizli aktigi otobanlarda isik gordunuz mu ? ancak uc sosyalistler ve uc liberaller dunyayi hep otobandan ibaret saniyor ve ona gore diger yorumlarini yapiyorlar sonra da biz guluyoruz. insanlar otobanlarda yasamiyor.. sehirin icindeler. trafik lambasi lazim, polis lazim muhtar lazim devlet lazim hukuk lazim...

Tipki hukuk da kelimenin etimolojisinede yansidigi gibi ihkaki hak yapmak icindir ancak yine hukuktaki gibi herkes kendi kendine &quot;bizatigi ihkaki hak&quot;  almaya kalkarsa kargasa meydana gelir. dolayisi ile duzen icin hukuk hukukun uygulanmasi icinde uygulayici lazimdir  buna da biz avam tabakasi &quot;devlet diyoruz&quot; yani birinin varligi otekinin varligini zorunlu kiliyor. az cok felsefe okumussaniz buna nedensellik ve gereksellik (ben cevirdim ingilizceden:) ) diyoruz..

ahlak mevzuna ise hic girmek istemiyorum orada da skandal bir baslangic yapmissiniz... hem &quot;ahlak&quot; deyip hem &quot;ozgurluk&quot; demek resmen oximoron olmus...ahlak bir sinirlar dunyasidir. ozgurluk ise sinirsizliklar dunyasi. nasil edecezde bir araya getircez ? sanirim burada da karistirdiginiz nokta &quot;iyi insan olmak&quot; ile &quot;ahlakli insan olmak&quot; kavramlari... ahlak dini kokenlidir.iyilik ise tartismasi devam etmektedir...neyse mevzu bu degil...

mustafa ozel`in cogu kitabini okudum.iyikide okumusum. eger polanyiyi, fernand braudel`i wallerstaini biraz okuma zahmetinde bulunursaniz benzer seyleri onlardan da gorme imkaniniz olur. misses in hayal dunyasina takilip kalmamak lazim. tipki diger utopyaci amcamiz marx`in dunyasina sikismamamiz gerektigi gibi...

sorun su ki: insanlarin bazi fikirlerini benimsememiz onlari parti lideri gibi gormemize neden olmamasi lazim. hayek`i de misses`i da iyi okudugumu dusunuyorum bir cok guzel fikirleri var ancak bir okadar da sacma sapan ipe sapa gelmez fikirleri var. bunlar &quot;bizim parti baskaninin vardir bir bildigi&quot; mantigiyla  egale edilemez. sacmaya sacma dememiz lazim. mesela merkez bankalarinin olmamasi, devletlerin ordularinin ozellestirilmesi gibi ipe sapa gelmez fikirleri vardir. saygi duyariz ama herkesin bunlara iman etmesini beklemek, bu iman gerceklesmeyince de &quot;inatci&quot; demek cok mantikli olmasa gerek.

mantik ve aklin yolu hayalcilik :)) ne aklim ne mantigim aliyor. muhtemelen ne aklim ne de mantigim yok. ayrica akil ve mantik  nedir ayrica konusmak lazim cunku yine dogru kullanilmadigini dusunuyorum....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>onceki yazdiklarinizdan cok bisi anlamadim.</p>
<p>Ama suradan neden bazi seyleri birlikte anlayamadigimizi anladim.</p>
<p>demissiniz ki : &#8220;Trafik ışıklarının olmadığı bir yolda trafiğin çok sıkışmadığı ortaya çıkmıştır.&#8221;</p>
<p>malesef trafik isiklari trafigin hizli akmasi icin degil cogunlukla guvenlik icin konulmustur.  trafigin hizli aktigi otobanlarda isik gordunuz mu ? ancak uc sosyalistler ve uc liberaller dunyayi hep otobandan ibaret saniyor ve ona gore diger yorumlarini yapiyorlar sonra da biz guluyoruz. insanlar otobanlarda yasamiyor.. sehirin icindeler. trafik lambasi lazim, polis lazim muhtar lazim devlet lazim hukuk lazim&#8230;</p>
<p>Tipki hukuk da kelimenin etimolojisinede yansidigi gibi ihkaki hak yapmak icindir ancak yine hukuktaki gibi herkes kendi kendine &#8220;bizatigi ihkaki hak&#8221;  almaya kalkarsa kargasa meydana gelir. dolayisi ile duzen icin hukuk hukukun uygulanmasi icinde uygulayici lazimdir  buna da biz avam tabakasi &#8220;devlet diyoruz&#8221; yani birinin varligi otekinin varligini zorunlu kiliyor. az cok felsefe okumussaniz buna nedensellik ve gereksellik (ben cevirdim ingilizceden:) ) diyoruz..</p>
<p>ahlak mevzuna ise hic girmek istemiyorum orada da skandal bir baslangic yapmissiniz&#8230; hem &#8220;ahlak&#8221; deyip hem &#8220;ozgurluk&#8221; demek resmen oximoron olmus&#8230;ahlak bir sinirlar dunyasidir. ozgurluk ise sinirsizliklar dunyasi. nasil edecezde bir araya getircez ? sanirim burada da karistirdiginiz nokta &#8220;iyi insan olmak&#8221; ile &#8220;ahlakli insan olmak&#8221; kavramlari&#8230; ahlak dini kokenlidir.iyilik ise tartismasi devam etmektedir&#8230;neyse mevzu bu degil&#8230;</p>
<p>mustafa ozel`in cogu kitabini okudum.iyikide okumusum. eger polanyiyi, fernand braudel`i wallerstaini biraz okuma zahmetinde bulunursaniz benzer seyleri onlardan da gorme imkaniniz olur. misses in hayal dunyasina takilip kalmamak lazim. tipki diger utopyaci amcamiz marx`in dunyasina sikismamamiz gerektigi gibi&#8230;</p>
<p>sorun su ki: insanlarin bazi fikirlerini benimsememiz onlari parti lideri gibi gormemize neden olmamasi lazim. hayek`i de misses`i da iyi okudugumu dusunuyorum bir cok guzel fikirleri var ancak bir okadar da sacma sapan ipe sapa gelmez fikirleri var. bunlar &#8220;bizim parti baskaninin vardir bir bildigi&#8221; mantigiyla  egale edilemez. sacmaya sacma dememiz lazim. mesela merkez bankalarinin olmamasi, devletlerin ordularinin ozellestirilmesi gibi ipe sapa gelmez fikirleri vardir. saygi duyariz ama herkesin bunlara iman etmesini beklemek, bu iman gerceklesmeyince de &#8220;inatci&#8221; demek cok mantikli olmasa gerek.</p>
<p>mantik ve aklin yolu hayalcilik <img src='http://iktisadiyat.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) ne aklim ne mantigim aliyor. muhtemelen ne aklim ne de mantigim yok. ayrica akil ve mantik  nedir ayrica konusmak lazim cunku yine dogru kullanilmadigini dusunuyorum&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Serkan kiremit</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-1999</link>
		<dc:creator>Serkan kiremit</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 May 2012 17:00:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-1999</guid>
		<description>Uzun ve yorucu bir iş sonunda tekrar cevap veriyorum: 1-) Hayatımda duyduğum en mantık-dışı kelime: Piyasa ile Piyasa ekonomisinin farklı şey olduğu...Gerçekten Piyasa farklı Piyasa Ekonomisi farklı mı?????? Mustafa Özel adlı Muhafazakar İktisatçıdan sonra duyduğum ve ondan başka bu kavramlara inanan birileri çıktığına çok şaşırdım...Ben bu durumu büyütmek istiyorum a-) Can Madenci farklıdır Hakkı Can madenci daha farklıdır. Hatta Dr. Can madenci bambaşka biridir. b) Serkan Kiremit farklıdır Ahmet Serkan Kiremit daha da farklıdır c-) Marx faklıdır Karl Marx daha çok farklıdır...İşte Muhakeme gücünü reddedenlerin sonu: Mantık-dışı olan herşeye inanmak... yeter ki Tarihsel Tez ile paralel gitsin...Rasyonalizmin inkarı ve neticesi. Çok üzücü çokkkkk.

2-)Mises  &quot;tam sosyalizmin&quot; sadece Piyasa Ekonomisinin daha önce biriktirdiği ihtiyaç akçeleri bitene kadar yani Sosyalizmi sürüklediği yere kadar gidebileceğini söyler. Yada Sosyalizmi tam uygulamayarak sosyalizmi içinde daha çok piyasa ekonomisine yer bırakarak sosyalizmin ömrünü uzatabilir o kadar. Mises iddiasını genişleterek; eğer Soğuk Savaş zamanında Kapitalist Ülkeler olmasaydı, SSCB gölge fiyatlarını kapitalist ülkelerin piyasa fiyatlarını bakarak gölge fiyatlarını bulduğunu iddia eder ki; eğer dünyada tek bir piyasa ekonomisi olmasın bu fiyatlarında asla ayarlayamayacağını iddia eder. Mises Tam Sosyalizmin imkansız olduğunu söyler. 

3-) Muhakeme yolu sadece Rasyonel yada eleştirel akılcılık yoldur. Rasyonel yol zaten Tarihsel yolun, deneyci yolun, pozitivizmin ve mistisizmin zıttı dır. Zaten birbirlerini yok sayan bir metottan, kendilerini geçerli sayacak ve denetleyecek bir sonuç çıkmaz. Ama &quot;muhakemeci yol&quot; yani akıl ve mantığın birbirini sürekli denetlediği yol, insanın bilincini ve eylemlerini reddeden Tarihsel yoldan üstünlüğü aşikardır. Çünkü Tarihi yapan İnsanlar ise İnsan yada birey belirli amaca dayalı olarak hareket eden bilinç sahibi bir kişidir. Ve daha önce yani eskiden yanlış, bugün doğru bir şey asla mevcut değildir, böyle bir şey sözkonusu olsa bile bu bilim değildir. Çünkü İktisatta her şeyden çok  iktisadın önermeleri mecburî, hipotetik olmayan bağlantılarla ilgilenir, ve itiraz kaldırmaz (apodictic) geçerlilik üstlenirler.

4-)Gerçekten Can ve Fatih, kafanızı &quot;Devlet ve Demokrasi&quot; denen sabit fikirlilikten kurtaramadığınız için bir de üstüne mantık ve aklın yolunu reddettiğiniz için beni anlamakta çok zorlanıyorsunuz. İnsanlar Kanunları yapanlar ise Kanunlar nasıl İnsanlardan üstün olur? En azından bu soru ile başlatın kendinizi eleştirmeye. Örneğin Trafik ışıklarının olmadığı bir yolda trafiğin çok sıkışmadığı ortaya çıkmıştır. İktisadi özgürlükler, ahlakı güçlendiren bir kurumdur örneğin...Devlet asla insanlara zorla ve zorbalıkla bir şey öğretemez. İnsanlar zorbalıktan çok özgürlüğün dingin sularında refaha kavuşur. Şimdi siz Aynı Koyu Dindarların sorusunu kendinize sorun: &quot;Tanrı yoksa Ahlak yoktur.&quot; Bir Ateist bunun asla böyle olmadığını cevaplar...Gerçekten Evrim teorisine göre Ahlak tanrı ile alakalı değildir. Ahlak; özgürlükle, mantık ve akıl yolu ile alakalıdır. Şimdi sizde bana aynı şeyi söylüyorsunuz: &quot;Devlet yoksa Hukuk yoktur&quot; Bende hayır diyorum. Devlet ile hukukun bir alakası yokkkkkkkkkkkk.

5-)Can cevabı çok ama çok açık verdim... Sadece çarpıtmaktan bir şey yapmıyorsun. Sana hiç yakışmıyor. Bunu &quot;kabul etmiyorum, kulaklarımı kapatıp duymak istemiyorum&quot; diyebilirsin ama asla soruma cevap vermedin diyemezsin.

Not: Levent; Ekmekle nimetle şaka olmaz. :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun ve yorucu bir iş sonunda tekrar cevap veriyorum: 1-) Hayatımda duyduğum en mantık-dışı kelime: Piyasa ile Piyasa ekonomisinin farklı şey olduğu&#8230;Gerçekten Piyasa farklı Piyasa Ekonomisi farklı mı?????? Mustafa Özel adlı Muhafazakar İktisatçıdan sonra duyduğum ve ondan başka bu kavramlara inanan birileri çıktığına çok şaşırdım&#8230;Ben bu durumu büyütmek istiyorum a-) Can Madenci farklıdır Hakkı Can madenci daha farklıdır. Hatta Dr. Can madenci bambaşka biridir. b) Serkan Kiremit farklıdır Ahmet Serkan Kiremit daha da farklıdır c-) Marx faklıdır Karl Marx daha çok farklıdır&#8230;İşte Muhakeme gücünü reddedenlerin sonu: Mantık-dışı olan herşeye inanmak&#8230; yeter ki Tarihsel Tez ile paralel gitsin&#8230;Rasyonalizmin inkarı ve neticesi. Çok üzücü çokkkkk.</p>
<p>2-)Mises  &#8220;tam sosyalizmin&#8221; sadece Piyasa Ekonomisinin daha önce biriktirdiği ihtiyaç akçeleri bitene kadar yani Sosyalizmi sürüklediği yere kadar gidebileceğini söyler. Yada Sosyalizmi tam uygulamayarak sosyalizmi içinde daha çok piyasa ekonomisine yer bırakarak sosyalizmin ömrünü uzatabilir o kadar. Mises iddiasını genişleterek; eğer Soğuk Savaş zamanında Kapitalist Ülkeler olmasaydı, SSCB gölge fiyatlarını kapitalist ülkelerin piyasa fiyatlarını bakarak gölge fiyatlarını bulduğunu iddia eder ki; eğer dünyada tek bir piyasa ekonomisi olmasın bu fiyatlarında asla ayarlayamayacağını iddia eder. Mises Tam Sosyalizmin imkansız olduğunu söyler. </p>
<p>3-) Muhakeme yolu sadece Rasyonel yada eleştirel akılcılık yoldur. Rasyonel yol zaten Tarihsel yolun, deneyci yolun, pozitivizmin ve mistisizmin zıttı dır. Zaten birbirlerini yok sayan bir metottan, kendilerini geçerli sayacak ve denetleyecek bir sonuç çıkmaz. Ama &#8220;muhakemeci yol&#8221; yani akıl ve mantığın birbirini sürekli denetlediği yol, insanın bilincini ve eylemlerini reddeden Tarihsel yoldan üstünlüğü aşikardır. Çünkü Tarihi yapan İnsanlar ise İnsan yada birey belirli amaca dayalı olarak hareket eden bilinç sahibi bir kişidir. Ve daha önce yani eskiden yanlış, bugün doğru bir şey asla mevcut değildir, böyle bir şey sözkonusu olsa bile bu bilim değildir. Çünkü İktisatta her şeyden çok  iktisadın önermeleri mecburî, hipotetik olmayan bağlantılarla ilgilenir, ve itiraz kaldırmaz (apodictic) geçerlilik üstlenirler.</p>
<p>4-)Gerçekten Can ve Fatih, kafanızı &#8220;Devlet ve Demokrasi&#8221; denen sabit fikirlilikten kurtaramadığınız için bir de üstüne mantık ve aklın yolunu reddettiğiniz için beni anlamakta çok zorlanıyorsunuz. İnsanlar Kanunları yapanlar ise Kanunlar nasıl İnsanlardan üstün olur? En azından bu soru ile başlatın kendinizi eleştirmeye. Örneğin Trafik ışıklarının olmadığı bir yolda trafiğin çok sıkışmadığı ortaya çıkmıştır. İktisadi özgürlükler, ahlakı güçlendiren bir kurumdur örneğin&#8230;Devlet asla insanlara zorla ve zorbalıkla bir şey öğretemez. İnsanlar zorbalıktan çok özgürlüğün dingin sularında refaha kavuşur. Şimdi siz Aynı Koyu Dindarların sorusunu kendinize sorun: &#8220;Tanrı yoksa Ahlak yoktur.&#8221; Bir Ateist bunun asla böyle olmadığını cevaplar&#8230;Gerçekten Evrim teorisine göre Ahlak tanrı ile alakalı değildir. Ahlak; özgürlükle, mantık ve akıl yolu ile alakalıdır. Şimdi sizde bana aynı şeyi söylüyorsunuz: &#8220;Devlet yoksa Hukuk yoktur&#8221; Bende hayır diyorum. Devlet ile hukukun bir alakası yokkkkkkkkkkkk.</p>
<p>5-)Can cevabı çok ama çok açık verdim&#8230; Sadece çarpıtmaktan bir şey yapmıyorsun. Sana hiç yakışmıyor. Bunu &#8220;kabul etmiyorum, kulaklarımı kapatıp duymak istemiyorum&#8221; diyebilirsin ama asla soruma cevap vermedin diyemezsin.</p>
<p>Not: Levent; Ekmekle nimetle şaka olmaz. <img src='http://iktisadiyat.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Lev</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-1990</link>
		<dc:creator>Lev</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 19:34:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-1990</guid>
		<description>Sabah ezanı okunurken ekmek hazırlayan fırıncı da neymiş be, her hikayede var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sabah ezanı okunurken ekmek hazırlayan fırıncı da neymiş be, her hikayede var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Aman Petrol -2 by BLC</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/04/17/aman-petrol-2/#comment-1989</link>
		<dc:creator>BLC</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 18:57:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3349#comment-1989</guid>
		<description>keyifle okudum. 
ama kaynaklar belirtilseydi daha büyük keyif alabilirdik...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>keyifle okudum.<br />
ama kaynaklar belirtilseydi daha büyük keyif alabilirdik&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Can Madenci</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-1978</link>
		<dc:creator>Can Madenci</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 20:27:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-1978</guid>
		<description>(1) Gene piyasalar ile piyasa ekonomisini birbirine karıştırıyorsun. Bir yerde piyasaların olması piyasa ekonomisinin de olduğu anlamına gelmez. Bu sonuncusu belirli bir üretim teknolojisini ve toplumsal yapıyı gerekli kılar. Bu nedenle piyasa ekonomisi tarihsel olarak ancak belirli bir dönemden sonra mümkün olabilir. 

(2) Daha önce başka bir vesileyle yine söylemiştim, Mises tam sosyalizm imkânsızdır diye bir şey söylemez. Hatta sosyalist ekonomi işlemez diye bir şey de söylemez. Sadece sosyalist ekonomi kaynakları etkin dağıtamadığı için “akılcı” bir şekilde işleyemez der. İlaveten, piyasa üretmez, insanlar üretir. Piyasaların olmadığı yerlerde de üretim olur. Kendi tüketimi için evinin arka bahçesinde patates yetiştiren bir çiftçinin piyasaya ihtiyacı yoktur.

(3) Tarihsel bir tezi muhakeme yoluyla değil, ancak tarihsel bir kanıtla çürütebilirsin. 

(4) İnsanları kanunlara uymaya zorlayacak yaptırım gücüne sahip bir kurum olmadıktan sonra, hukukun doğal ya da yapay olması hiçbir anlam ifade etmez. Zira kanuni bir sistemin olması insanların o sisteme uyacakları anlamına gelmez – tıpkı trafik ışıklarının olmasının kimsenin kırmızı ışıkta geçmeyeceğini garanti etmediği gibi. Devlet ile hukuk arasındaki ayrım ise kuvvetler ayrılığı ile ilişkilidir. 

(5) Burada yazılanlar benim sorumla ilgili değil. Tekrar sorayım: Özel güvenlik şirketi koca bir terör örgütüne karşı nasıl koruma sağlar?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>(1) Gene piyasalar ile piyasa ekonomisini birbirine karıştırıyorsun. Bir yerde piyasaların olması piyasa ekonomisinin de olduğu anlamına gelmez. Bu sonuncusu belirli bir üretim teknolojisini ve toplumsal yapıyı gerekli kılar. Bu nedenle piyasa ekonomisi tarihsel olarak ancak belirli bir dönemden sonra mümkün olabilir. </p>
<p>(2) Daha önce başka bir vesileyle yine söylemiştim, Mises tam sosyalizm imkânsızdır diye bir şey söylemez. Hatta sosyalist ekonomi işlemez diye bir şey de söylemez. Sadece sosyalist ekonomi kaynakları etkin dağıtamadığı için “akılcı” bir şekilde işleyemez der. İlaveten, piyasa üretmez, insanlar üretir. Piyasaların olmadığı yerlerde de üretim olur. Kendi tüketimi için evinin arka bahçesinde patates yetiştiren bir çiftçinin piyasaya ihtiyacı yoktur.</p>
<p>(3) Tarihsel bir tezi muhakeme yoluyla değil, ancak tarihsel bir kanıtla çürütebilirsin. </p>
<p>(4) İnsanları kanunlara uymaya zorlayacak yaptırım gücüne sahip bir kurum olmadıktan sonra, hukukun doğal ya da yapay olması hiçbir anlam ifade etmez. Zira kanuni bir sistemin olması insanların o sisteme uyacakları anlamına gelmez – tıpkı trafik ışıklarının olmasının kimsenin kırmızı ışıkta geçmeyeceğini garanti etmediği gibi. Devlet ile hukuk arasındaki ayrım ise kuvvetler ayrılığı ile ilişkilidir. </p>
<p>(5) Burada yazılanlar benim sorumla ilgili değil. Tekrar sorayım: Özel güvenlik şirketi koca bir terör örgütüne karşı nasıl koruma sağlar?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Fatih Kansoy</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-1977</link>
		<dc:creator>Fatih Kansoy</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 18:06:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-1977</guid>
		<description>evet &quot;piyasa&quot; ile &quot;piyasa ekonomisi&quot; iyi derecede karistiriliyor. 

bir de avusturya okulunu ya da socialismi yeni okumaya baslayanlarin tutuldugu probleme tutulmussunuz gibi hissettim.: &quot;hayal&quot;

&quot;guvenlik sirketleri&quot;  ve &quot; devlet&quot;  10 kusur yil once okuuyup guldugum seyi bugun tekrar hatirlatmaniz iyi oldu. Allah ta sizi guldursun. 

boyle tartismalar guzel ancak. tartismayi zeminde tutmak gerek. &quot;sunu okudum bunu okudum al sana bunlardan bir ders&quot; kavilinden aciklamalar karsi tarafi incitebilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>evet &#8220;piyasa&#8221; ile &#8220;piyasa ekonomisi&#8221; iyi derecede karistiriliyor. </p>
<p>bir de avusturya okulunu ya da socialismi yeni okumaya baslayanlarin tutuldugu probleme tutulmussunuz gibi hissettim.: &#8220;hayal&#8221;</p>
<p>&#8220;guvenlik sirketleri&#8221;  ve &#8221; devlet&#8221;  10 kusur yil once okuuyup guldugum seyi bugun tekrar hatirlatmaniz iyi oldu. Allah ta sizi guldursun. </p>
<p>boyle tartismalar guzel ancak. tartismayi zeminde tutmak gerek. &#8220;sunu okudum bunu okudum al sana bunlardan bir ders&#8221; kavilinden aciklamalar karsi tarafi incitebilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar? by Serkan kiremit</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/08/ureticiler-soruyor-adil-fiyat-nedir-ve-tuketiciler-neden-magdur-rolu-oynar/#comment-1974</link>
		<dc:creator>Serkan kiremit</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:49:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3485#comment-1974</guid>
		<description>Can&#039;a Cevaplar: 1-) Mübadele varsa, iktisat vardır. İktisat varsa piyasa vardır. Elbette 10 milyon yıl önce Piyasa yoktu. İnsan daha sosyalleşmeden önce piyasa yoktu. Ama dil de yoktu, tekerlekte, yazı ve hatta Para da yoktu ama değiş tokuş hep vardı...Piyasa ekonomisi sanayi devrimden önce elbette vardı. Daha az mübadele olduğu için küreselleşmiş bir pazar yoktu. Yaygın olmayan bir şey için yoktur denmez. Kıttır denir. Azdır denir. Yaygın değildir denir. Ama Hiç yoktu denmez. Ama mübadele var mı? Var. O zaman Piyasa var. Örneğin Mısır Firavunlarının mumyaların da Tütün ve Koka yaprağı bulunmuştur. İşte size Amerika Kıt&#039;asında yetişen ticari metaların nasıl oldu da Afrika Kıt&#039;asına gelmiştir. Tabii ki Ticaretle, piyasayla....

2-)ASLAAAAA. Sen beni anlamak istemiyorsun Can yada numara yapıyorsun. Ben piyasa olmaz ise devlet olmaz diyorum. Devlet asla tek başına var olamaz. Devlet hiçbir şey üretemez. Sadece piyasa üretir ve devlet GASPEDER.Nokta...MİSES TAM SOSYALİZM BİR HAYALDİR. derken aslında bunu kasteder. Çünkü sosyalizm bütün piyasayı terk ederse veya onu lağveder ise Tam Sosyalizm sadece daha önce biriktirilmiş sermayeyi yer ve sonra çöker. yani sadece ihtiyaç akçeleri nereye kadar onu sürüklerse oraya kadar gider. Bugün Karma Ekonomi sadece piyasanın ürettiği şeyler ile ayakta kalır. 

3-) Elbette aramızda felsefi-siyasi ve tarihi bakış açılarının yarattığı farklar olacak. Ama bir muhakeme yoluyla yani akıl ve mantık yoluyla genel yasalara ulaşanlar ile tarihselcilik yoluyla &quot;daha önce böyle olmuştu ve hep böyle olacak&quot; ile &quot; tarih daima ileri atılan bir adım olduğundan her aşama keskin çizgilerle belirlenir&quot; yaklaşımı arasında elbette yüksek bir fark olacaktır. Açıkçası övünerek söylüyorum ki &quot;Muhakeme yolu&quot; eleştirel bir bakış açısına sahip olduğundan kendisini yani muhakemesini daha güçlü kılarken. Senin yaklaşımının Muhafazakarlığı ve direncini amaçsızca güçlendirerek bütün mantıki sonuçlara rağmen tarihe sadık kalmak koşuluyla saçmalamaya devam edecektir. Marx Kahinliği ile yada toplumsal ebeliğiyle yada Edmund Burke nasıl geçmişe bakarak bugünü gördüm ile övünürken. Mises-Rothbard ekolüne bağlı olan Ben ise; bütün çelişkileri geride bırakacak, bütün insanlığa ve zamana hitap edecek olan şeyi yani asla Tutarsızlığa yer vermeksizin ve her kişi tarafından bilinen, onaylanan, doğru olduğu hissedilen ve gerçek olarak kabul edilen bir ilke ile başlayan &quot;her insan eylemde bulunur. Eylemsizlik bile bir eylem kategorisidir.&quot; ilkesiyle yavaş yavaş mantık ağlarıyla -kendinde doğru- olarak TÜMEVARILIR. Eğer bir çelişki ortaya çıkarsa geriye adım adım gidilerek yanlış düzeltilir ve tekrar &quot;apriori&quot; bilgi inşa edilir.

4-) Piyasa Devlet&#039;e asla ihtiyaç duymaz. Hukuk ve sözleşmelere ise çok ihtiyaç duyar. &quot;Hukuk&quot; devlet değildir. &quot;Devlet&quot; hukuk hiç değildir. Asla da olmamıştır. DOĞAL HUKUK teorik olarak da tarihsel olarak da orada önünüzde dururken &quot;devlet hukukundan&quot; başka hukuk bilgisine sahip olmamak, bilgisizlik değilde nedir? Hugo Grotius, Jesuit Suarez, Aziz Thomas, John Locke, Rothbard&#039;ın Türkçe de eseri &quot;Özgürlüğün Etiği&quot; kitabını biraz incelemenizi Tavsiye derim. Fatih Kansoy Beyefendiye En çok öneririm. Doğal Hukuk Piyasadan önce İnsan eylemleri tarafından keşfedilen şeydir. Buda piyasa ile doğal hukukun paralelliğine işarettir. Piyasa serbest ticaret ilkesine uygun olarak...Piyasa ahlakını geliştirmiştir. 18.yüzyıl Felsefecileri ve Ansiklopedicileri Savaşın sonunu ve Kalıcı barışı &quot;piyasa&quot;da görmüştür. Hemde Sanayi Devriminden önce...Montesquieu bunlardan biridir(Sence Can?)...Hatta iNSANLIĞIN EN ESKİ BELGELERİ OLAN Kuran&#039;ı Kerimde, İncil de ve Tevratta asla HUKUK ile DEVLET arasında bir İŞBİRLİĞİ YOKTUR. Çünkü o kitaplarda DEVLET YOKTUR. Hukuk ise DOĞAL HUKUK&#039;TUR. Ve toplumsal işleyiş devam eder. Hırsızlık affedilmez mülkiyet kutsaldır, hapishane yoktur. Tartıda hile yapıldığı an iş bitmiştir. Devreye Doğal Hukuk girer.   

5-) Biz ne diyoruz: &quot;Devlet&#039;e gerek yok&quot; hem ahlaki, hem iktisadi hemde sosyal olarak gerek yok. Çünkü devlet &quot;gasp kurumudur. Cebir ve savaş planlayıcısıdır.&quot; PKK&#039;nın amacı Devlet kurmaktır. Ne içinde Türkiye Devlet&#039;i içinde...Savaş kimler arasında Devletler arasında...Tam Teşekküllü Liberalizmde asla devlet yoktur. Özel mülkiyete dayalı sosyal işbirliği vardır. Böyle bir toplumda devlet olmayacağı için Devletarası antlaşmazlıklar da olmayacaktır. Ulus-Toplum olmayan bir Tam teşekkülü Liberalizm çünkü azınlık haklarına dayalı hoşgörülü bir toplumdur, bu...ve Mülkiyet haklarıyla da &quot;bireyin bedeni mülktür&quot; (Parayla ilgili bir şey değildir) bireyler sosyal işbirliğine dayalı olarak birbirlerine gönüllü olarak tutunur. Diğer saldırgan devletler: Tam teşekküllü Liberal topluma saldırma eğilimi içinde olmayacaktır. Rothbard&#039;ın ifadeleriyle bitirmek istiyorum: &quot;Ulusal savaşı doğrulayan(PKK&#039;nın savaşı) ve olanaklı kılan yine DEVLET olduğu için, birinin yok oluşu diğerinin çöküşünü beraberinde getirecektir. Sonuç olarak, İşgalci bir DEVLET, kendine karşı gerillalarıyla, çok sayıda polis şirketiyle, silahlı ve savunmaya hazır bireyleriyle mücadele veren bir toplumu egemenliği altına almak amacı karşısında geri çekilecektir.&quot;

Not: Entelektüel alanda en zorlandığım şey &quot;ÖZGÜRLÜK FELSEFESİ&quot; geleneğini hiç bilmeyen, yarı bilen ve çarpıtmaktan geri durmayan insanlarla yaptığım tartışmalar oluşturuyor. Bana kolay gele...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Can&#8217;a Cevaplar: 1-) Mübadele varsa, iktisat vardır. İktisat varsa piyasa vardır. Elbette 10 milyon yıl önce Piyasa yoktu. İnsan daha sosyalleşmeden önce piyasa yoktu. Ama dil de yoktu, tekerlekte, yazı ve hatta Para da yoktu ama değiş tokuş hep vardı&#8230;Piyasa ekonomisi sanayi devrimden önce elbette vardı. Daha az mübadele olduğu için küreselleşmiş bir pazar yoktu. Yaygın olmayan bir şey için yoktur denmez. Kıttır denir. Azdır denir. Yaygın değildir denir. Ama Hiç yoktu denmez. Ama mübadele var mı? Var. O zaman Piyasa var. Örneğin Mısır Firavunlarının mumyaların da Tütün ve Koka yaprağı bulunmuştur. İşte size Amerika Kıt&#8217;asında yetişen ticari metaların nasıl oldu da Afrika Kıt&#8217;asına gelmiştir. Tabii ki Ticaretle, piyasayla&#8230;.</p>
<p>2-)ASLAAAAA. Sen beni anlamak istemiyorsun Can yada numara yapıyorsun. Ben piyasa olmaz ise devlet olmaz diyorum. Devlet asla tek başına var olamaz. Devlet hiçbir şey üretemez. Sadece piyasa üretir ve devlet GASPEDER.Nokta&#8230;MİSES TAM SOSYALİZM BİR HAYALDİR. derken aslında bunu kasteder. Çünkü sosyalizm bütün piyasayı terk ederse veya onu lağveder ise Tam Sosyalizm sadece daha önce biriktirilmiş sermayeyi yer ve sonra çöker. yani sadece ihtiyaç akçeleri nereye kadar onu sürüklerse oraya kadar gider. Bugün Karma Ekonomi sadece piyasanın ürettiği şeyler ile ayakta kalır. </p>
<p>3-) Elbette aramızda felsefi-siyasi ve tarihi bakış açılarının yarattığı farklar olacak. Ama bir muhakeme yoluyla yani akıl ve mantık yoluyla genel yasalara ulaşanlar ile tarihselcilik yoluyla &#8220;daha önce böyle olmuştu ve hep böyle olacak&#8221; ile &#8221; tarih daima ileri atılan bir adım olduğundan her aşama keskin çizgilerle belirlenir&#8221; yaklaşımı arasında elbette yüksek bir fark olacaktır. Açıkçası övünerek söylüyorum ki &#8220;Muhakeme yolu&#8221; eleştirel bir bakış açısına sahip olduğundan kendisini yani muhakemesini daha güçlü kılarken. Senin yaklaşımının Muhafazakarlığı ve direncini amaçsızca güçlendirerek bütün mantıki sonuçlara rağmen tarihe sadık kalmak koşuluyla saçmalamaya devam edecektir. Marx Kahinliği ile yada toplumsal ebeliğiyle yada Edmund Burke nasıl geçmişe bakarak bugünü gördüm ile övünürken. Mises-Rothbard ekolüne bağlı olan Ben ise; bütün çelişkileri geride bırakacak, bütün insanlığa ve zamana hitap edecek olan şeyi yani asla Tutarsızlığa yer vermeksizin ve her kişi tarafından bilinen, onaylanan, doğru olduğu hissedilen ve gerçek olarak kabul edilen bir ilke ile başlayan &#8220;her insan eylemde bulunur. Eylemsizlik bile bir eylem kategorisidir.&#8221; ilkesiyle yavaş yavaş mantık ağlarıyla -kendinde doğru- olarak TÜMEVARILIR. Eğer bir çelişki ortaya çıkarsa geriye adım adım gidilerek yanlış düzeltilir ve tekrar &#8220;apriori&#8221; bilgi inşa edilir.</p>
<p>4-) Piyasa Devlet&#8217;e asla ihtiyaç duymaz. Hukuk ve sözleşmelere ise çok ihtiyaç duyar. &#8220;Hukuk&#8221; devlet değildir. &#8220;Devlet&#8221; hukuk hiç değildir. Asla da olmamıştır. DOĞAL HUKUK teorik olarak da tarihsel olarak da orada önünüzde dururken &#8220;devlet hukukundan&#8221; başka hukuk bilgisine sahip olmamak, bilgisizlik değilde nedir? Hugo Grotius, Jesuit Suarez, Aziz Thomas, John Locke, Rothbard&#8217;ın Türkçe de eseri &#8220;Özgürlüğün Etiği&#8221; kitabını biraz incelemenizi Tavsiye derim. Fatih Kansoy Beyefendiye En çok öneririm. Doğal Hukuk Piyasadan önce İnsan eylemleri tarafından keşfedilen şeydir. Buda piyasa ile doğal hukukun paralelliğine işarettir. Piyasa serbest ticaret ilkesine uygun olarak&#8230;Piyasa ahlakını geliştirmiştir. 18.yüzyıl Felsefecileri ve Ansiklopedicileri Savaşın sonunu ve Kalıcı barışı &#8220;piyasa&#8221;da görmüştür. Hemde Sanayi Devriminden önce&#8230;Montesquieu bunlardan biridir(Sence Can?)&#8230;Hatta iNSANLIĞIN EN ESKİ BELGELERİ OLAN Kuran&#8217;ı Kerimde, İncil de ve Tevratta asla HUKUK ile DEVLET arasında bir İŞBİRLİĞİ YOKTUR. Çünkü o kitaplarda DEVLET YOKTUR. Hukuk ise DOĞAL HUKUK&#8217;TUR. Ve toplumsal işleyiş devam eder. Hırsızlık affedilmez mülkiyet kutsaldır, hapishane yoktur. Tartıda hile yapıldığı an iş bitmiştir. Devreye Doğal Hukuk girer.   </p>
<p>5-) Biz ne diyoruz: &#8220;Devlet&#8217;e gerek yok&#8221; hem ahlaki, hem iktisadi hemde sosyal olarak gerek yok. Çünkü devlet &#8220;gasp kurumudur. Cebir ve savaş planlayıcısıdır.&#8221; PKK&#8217;nın amacı Devlet kurmaktır. Ne içinde Türkiye Devlet&#8217;i içinde&#8230;Savaş kimler arasında Devletler arasında&#8230;Tam Teşekküllü Liberalizmde asla devlet yoktur. Özel mülkiyete dayalı sosyal işbirliği vardır. Böyle bir toplumda devlet olmayacağı için Devletarası antlaşmazlıklar da olmayacaktır. Ulus-Toplum olmayan bir Tam teşekkülü Liberalizm çünkü azınlık haklarına dayalı hoşgörülü bir toplumdur, bu&#8230;ve Mülkiyet haklarıyla da &#8220;bireyin bedeni mülktür&#8221; (Parayla ilgili bir şey değildir) bireyler sosyal işbirliğine dayalı olarak birbirlerine gönüllü olarak tutunur. Diğer saldırgan devletler: Tam teşekküllü Liberal topluma saldırma eğilimi içinde olmayacaktır. Rothbard&#8217;ın ifadeleriyle bitirmek istiyorum: &#8220;Ulusal savaşı doğrulayan(PKK&#8217;nın savaşı) ve olanaklı kılan yine DEVLET olduğu için, birinin yok oluşu diğerinin çöküşünü beraberinde getirecektir. Sonuç olarak, İşgalci bir DEVLET, kendine karşı gerillalarıyla, çok sayıda polis şirketiyle, silahlı ve savunmaya hazır bireyleriyle mücadele veren bir toplumu egemenliği altına almak amacı karşısında geri çekilecektir.&#8221;</p>
<p>Not: Entelektüel alanda en zorlandığım şey &#8220;ÖZGÜRLÜK FELSEFESİ&#8221; geleneğini hiç bilmeyen, yarı bilen ve çarpıtmaktan geri durmayan insanlarla yaptığım tartışmalar oluşturuyor. Bana kolay gele&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Eğitimli İşsizlik by Tarık Ünal</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/05/10/egitimli-issizlik/#comment-1972</link>
		<dc:creator>Tarık Ünal</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:41:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=3496#comment-1972</guid>
		<description>Ellerine sağlık güzel olmuş. Şu haber de ilgili olabilir http://www.youtube.com/watch?v=GFfHoaqHWSs&amp;feature=youtube_gdata.

türkiye&#039;deki öğretmenlerin beklentileri o kadar şişmiş ki devlet bize iş vermek zorunda diyip konuşuyorlar. İnsanlar da bunun çok mantıklı bir gerekçe olduğunu düşünüyor. Aslında aldığı eğitim öğretmen olmaya yeterli bile değil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ellerine sağlık güzel olmuş. Şu haber de ilgili olabilir <a href="http://www.youtube.com/watch?v=GFfHoaqHWSs&#038;feature=youtube_gdata" rel="nofollow">http://www.youtube.com/watch?v=GFfHoaqHWSs&#038;feature=youtube_gdata</a>.</p>
<p>türkiye&#8217;deki öğretmenlerin beklentileri o kadar şişmiş ki devlet bize iş vermek zorunda diyip konuşuyorlar. İnsanlar da bunun çok mantıklı bir gerekçe olduğunu düşünüyor. Aslında aldığı eğitim öğretmen olmaya yeterli bile değil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

