iktisadiyat

  • rss
  • Home
  • Yurt Dışında Eğitim Rehberi
  • Hakkımızda (yenilendi!)

Üzüntü ve sevinç aynı postada!..

admin | July 31, 2011

Ekrem Cünedioğlu Almanya’nın önemli doktora programlarından Mannheim Üniversitesi‘nin iktisat doktora programına (Center for Doctoral Studies in Economics) kabul almıştır. Eğitimine Ağustos ayının sonları itibariyle başlayacak Ekrem’e başarılar diliyoruz…

Üzüntülü haber ise tatildeki yazarlar kervanına, haklı sebeplerle, kendisinin de katılıyor olması… Her ne kadar “arada bir yazarım ama düzenli zor olur ilk başlarda” dese de; biz kendisinden ilk 7 ay pek umutlu değiliz.

Neden mi?



Comments
No Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Friedman versus Rothbard

Can Madenci | July 29, 2011

Geçtiğimiz salı günü Milton Friedman’ın yine babası gibi iktisatçı olan oğlu David Friedman bloğunda Murray Rotbard hakkında Austrian Fantasy başlıklı bir yazı yazdı. Aslında Friedman’ın yazısı Mises Enstitüsü’nün kurucularından Lew Rockwell’ın kendi sitesinde Milton Friedman hakkında yaptığı kısa bir yoruma karşılık olarak yazılmıştı.

Rockwell yorumunda The Economist dergisinde enflasyon meselesiyle ilgili Missing Milton Friedman başlıklı bir yazıdan bahsediyor, ardından Rohtbard’ın aynı meselede Friedman’ı yerle bir ettiğini söylüyor ve Rothbrad’ın Milton Friedman Unraveled yazısına link veriyordu. (Rockwell makalenin kendi sitesindeki versiyonuna link vermiş, ben ise doğrudan Journal of Liberterian Studies’teki aslına link verdim.)

Read the rest of this entry »

Comments
4 Comments »
Categories
İktisat Teorisi, İktisatçılar, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Mises, Hayek ve Norveç Katliamı

Can Madenci | July 25, 2011

Norveç’te geçtiğimiz hafta silahla ve bombayla gerçekleştirdiği katliamda en az 93 kişiyi öldüren Anders Behring Breivik’in saldırıdan saatler önce 5700 kişiye maille yolladığı 2083 – A European Declaration of Independence adlı 1500 küsur sayfalık manifesto sonunda internete düşmüş.

Norveç’teki sağcı ve muhafazakâr-liberal bir parti olan Fremskrittspartiet’in bir dönem üyesi de olan Breivik, manifestosunda kendisini iktisadî açıdan liberal olarak nitelendiriyor, devrimci ve kültürel bir muhafazakâr olarak tanımlıyormuş.

Breivik’in manifestosunun bizim açımızdan ilgi çeken tarafı, içinde Ludwig von Mises ve Friedrich von Hayek adlı liberallerin isimlerinin de geçiyor olması. Mises’in ismi bir, Hayek’inki de yedi defa geçiyor. Ayrıca Mises Enstitüsü’nün internette yayınladığı yazılardan üçüne de link veriliyor.

Read the rest of this entry »

Comments
6 Comments »
Categories
İktisatçılar, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Günce

Levent_Neyse | June 22, 2011

Öncelikle geleneksel deneysel/ davranışsal iktisat konferansımızın duyurusu:

http://www.granadaworkshop.com/aew/

—

Ardından geçen haftanın iktisatla ilgisiz notları:
Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Ekonominin “Hokus Pokus”u: Enflasyon

U.Baris_Urhan | June 16, 2011

Kaç televizyon programı eskittik: “Şimdi kameralarımızı semt pazarına uzatıyoruz. Bakalım halkın enflasyonu ne alemde?” diye başlayan ve mikrofonu kapanın “Vallahi evladım biz bu işten bir şey anlamadık; halimiz harap. Bak, yarım kilo kıyma bile alamıyorum” diyerek yakındığı. Oysa Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon rakamlarını açıkladığında uzmanlar “enflasyon rakamları düşük” demiyor mu? Ya da hükümet üyeleri her fırsatta üç haneli rakamların sınırlarını zorlayan enflasyon rakamlarından tek hanelere gelmenin ne büyük başarı olduğundan bahsetmiyor mu? Peki ya karikatürler? Yıllar var ki Salih Memecan’ın elinden enflasyon canavarının vatandaşı kovaladığı bir karikatür çıkmamış. E peki kardeşim; bu insanların zoru ne? Ne diye sürekli “fiyatlar yine çok arttı; yandık, bittik” diyor? Read the rest of this entry »

Comments
1 Comment »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Serbest Atış, Yoksulluk
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Bilim nedir? Efendim? Bilim nedir? (Oğuz Atay’dan…)

U.Baris_Urhan | June 12, 2011

2. BÖLÜM / 14: Her Şeyle Uğraşan Adam

“Zannediyorlar ki, kendilerine lazım olan şey karşılarına çıkan matematik denklemleri çözmek, eğrileri çizmek ve buldukları sonuçları hemen Almancaya, İngilizceye çevirerek yabancı dergilere göndermek ve başkalarının kitaplarında bu makalelerden bahsedilmesini temin etmek. Peki, bütün bunları neden yapıyorsunuz? Efendim, bilim uğruna yapıyoruz. Peki, şimdi bir an için, bütün şu yüksek denklemleri ve uzun sonuçları bırak da bana söyle. Bilim nedir? Efendim? Bilim nedir? Dedim. Bilim mi nedir? Evet. Efendim bilim, uğraştığımız şeydir. Bilim, her şeyden önce, üniversiteyi bitirdikten sonra, ‘bilim yoklaması’ ve ‘yabancı dil sınavı’ gibi engelleri aşarak, doktora öğrencisi olmaya hak kazanabilmek için gerekli bir şeydir. Sonra, bir süre kürsüye gelen yabancı kitapları ve dergileri izleyerek bakalım ne var ne yok diye durumu izlemektir; sonra durumu kollamak ve çok küçük bir mesele seçmek ve bu küçük şeyi büyüterek onu bir doktora haline getirmektir ve bu doktorayı yapmaktır. Sonra doktora sınavından başarı göstermektir ve bu başarıyı gösterdikten sonra gülümsemeyi unutmaktır. Bilimin, birinci ve en zor şartı budur. Sonra karşınıza doçentlik sınırı gelir. Bu sınırı aşmak ilk bakışta zor gibi görünürse de asıl zorluk doçent olmak değil, eylemli doçent olmaktır; yani bir kadro ayarlamaktır. Bunun için daha bilimin başında, yani kürsü seçerken boş kadrolu birine kapılanmak ve gereğinde profesörler kurulunda sizin hakkınızı arayabilecek dişli bir kürsü başkanı bulmaktır. Sonra profesörlük bilimi gelir. Bu bilime akıl erdirmek biraz zordur; onun için en iyisi sabırla beş yılı beklemesini bilmektir; bu arada bilime oy verecek profesörleri gücendirmemesini bilmektir. Çünkü, beş yıl sonra bilim seni içine almak için gerekli sayıda parmağı kaldırmaz. Milli Eğitim Bakanı’nın onayı da bilimde önemli bir yer tutar. Bakarsın kendin bile anlamadan biraz ilerici olmuşsundur: evrakın aylarca bakanlıkta beklemiştir. Bilim için ne acılar çekmişsindir. Profesör olan bir bilimin sonu gelmiş gibidir. Onun için demişlerdir ki “Gençliğine doyamadan profesör oldu”. Çünkü bir insan olsa olsa ne olur? En çok profesör olur. Daha sonra ne olur? Hiç. İşte öyleyse profesörlükten sonrası bir hiçtir. Fakat çoğu zaman bilim burada kalmaz. Bir de bakarsın yıllar geçmiş, kürsü başkanı olmak için sıran gelmiştir: fakat bir kürsüde birden fazla bilim olabilir ve genel kurullarda parmak sayısı hesabı birden önem kazanır. Fakat ne de olsa artık profesörsün; kürsü başkanı olamasan da artık senin için karada ölüm yoktur. “Profesörlük takdim tezi”’ni yazalı yıllar geçmiş, artık ne doktora, ne tez, ne de kitap yazma engeli var önünde; bundan sonra olsa olsa öğrencilere ders kitabı yazabilirsin, maddi durumunu düzeltirsin ve profesörler yapı kooperatifine girerek yılardır yorulan kafanı dinleyebilirsin; tabii dekanlık, rektörlük gibi yeni bilimsel araştırmalar seni beklemiyorsa. Görülüyor ki arkadaşlar bilim uzun ve çetin bir yoldur.”

Oğuz Atay / Bir Bilim Adamının Romanı Mustafa İnan / s. 176-178

Not: TOBB ETÜ İktisat Bölümü’nden Emre Ergin’e katkılarından dolayı teşekkür ederim.

Comments
1 Comment »
Categories
İktisat Öğencilerine Tavsiyeler, İktisatçılar, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Mises’in Granitten Duvarı: Tam Sosyalizm İmkânsızdır

Serkan Kiremit | June 8, 2011

“Tüm üretim araçlarını hızla geliştirerek ve ulaşımı, iletişimi sonsuz kolaylaştırarak burjuvazi, en barbar ulusları da uygarlığa çekiyor. Ürettiği mallara koyduğu ucuz fiyatlar, tüm Çin Seddi’ni temelden yıkacak, barbarların en inatçı yabancı düşmanlıklarını teslime zorlayacak ağır toplardır.”

Komünist Manifesto

Sosyalizm, cazibeli ve zor bir sevgilidir. Ulaşılması kolay değildir, elde edildiğinde de kolay kolay bırakılmaz. Başka bir sevgiliyle (ideolojiyle) de aldatılamaz. Sosyalizmin hedefi büyüktür. Bir sınıf savunusundan başlar, ama esası bütün insanlığı kapsar. Sömürüyü bitirir. Toplumu ve bireyi bolluğa kavuşturur ve özgürlüğün dingin sularına taşır. Onları üretimden tüketime, tüketimden de mutlak doygunluğa ulaştırır. Sonunda sosyalizmde adalet, eşitlik ve kardeşlik gelmiştir. Fakirlik, kölelik ve kıtlık sonsuza dek ölüme yollanmıştır. İş tamamlanmıştır. İlerleme durmuş ve son durağa gelinmiştir. Tarihin sonu hazırdır.

Read the rest of this entry »

Comments
10 Comments »
Categories
İktisatçılar, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Ludwig von Mises ve Ayn Rand: “Cahil Küçük bir Yahudi Kız”

Can Madenci | May 27, 2011

Amerikalı muhafazakâr yazar William F. Buckley Jr., yine bir başka muhafazakâr, Amerikalı politikacı Barry Goldwater’dan bahsettiği Flying High: Remembering Barry Goldwater adlı kitabında The Freeman dergisinin editörü Henry Hazlitt’in ev sahipliği yaptığı bir akşam yemeğinde Ludwig von Mises ve Ayn Rand arasında geçen bir tartışmadan bahsediyor.

Buckley’nin anlattığına göre, yemek esnasında Rand doktrinsel bir konuda Mises’e ters düşmüş. Mises de yemeğini bırakıp Rand’e kızmış ve onu aşağılamış. Bunun üzerine Rand ağlamaya başlamış ve Mises’e “Bana cahil küçük bir Yahudi kızmışım gibi davranıyorsunuz!” diye bağırmış. Mises de keyifle koltuğundan hoplayarak “Sen tam da busun işte! Cahil küçük bir Yahudi kız!” demiş. Nitekim kitapta şöyle yazıyor:

Read the rest of this entry »

Comments
6 Comments »
Categories
İktisatçılar, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Mutluluğun İktisadı: Para Saadet Getirir mi? -1-

Ekrem Cunedioğlu | May 25, 2011

 

Mutluluğun bir inceleme konusu olarak iktisadın gündeminde tekrar yer edinmesi oldukça sevindirici bir gelişme. Farklı eğitim geçmişlerine sahip birçok profesör, iktisat ve diğer sosyal bilimlerin merkezinde mutluluk nosyonunun yer edinmesi gerektiğini düşünüyor. En doğru şekliyle 1700lerin ikinci yarısında iktisadın odağında yer alan mutluluk, iki buçuk asır sonra tekrar tartışılmaya başlandı. Bu yazıdaki amacım evvela günümüzdeki mutluluk iktisadı çalışmalarına dair oldukça yüzeysel bir çerçeve çizdikten sonra, mutluluğun ve diğer birçok insani değerin iktisattan uzaklaştırılması suretiyle iktisadın ahlaksız bir disiplin haline gelmesini anlatmaktır.

Read the rest of this entry »

Comments
1 Comment »
Categories
Mutluluk ve Refah İktisadı, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Serbest Piyasa Ekonomisi ve Ülkeler

Can Madenci | May 17, 2011

GlobeScan adlı bir kamuoyu araştırma şirketi piyasa ekonomisiyle ilgili bir araştırma yapmış. 2010 yılında yapılan araştırmada 25 ülkeden 12.884 kişiye serbest piyasa ekonomisinin dünyanın geleceği için en iyi sistem olup olmadığını sormuşlar. Ben sonuçları gayet ilginç buldum.

2002 yılında Amerikalıların %80’i (her beş Amerikalıdan dördü) serbest piyasa ekonomisinin dünyanın geleceği için en iyi iktisadî sistem olduğunu düşünüyormuş. İlerleyen yıllarda piyasa ekonomisine olan bu destek giderek azalmış. 2007/8 krizinden sonra biraz yükselse de 2009’dan sonra hızla düşmüş ve bir yılda 15 puan gerileyerek %59’a inmiş.

  • prix de cialis

Read the rest of this entry »

Comments
2 Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

« Previous Entries Next Entries »

Site içi arama

Son Yapılan Yorumlar

  • Can Madenci on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?
  • Fatih Kansoy on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?
  • Serkan kiremit on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?

Categories

  • Deneysel İktisat Kitaplığı (7)
  • Deneysel ve Davranışsal İktisat (28)
  • Duyurular (26)
  • Ekonometri (3)
  • Fizik ve İktisat (2)
  • İktisat Öğencilerine Tavsiyeler (29)
  • İktisat Tarihi (26)
  • İktisat Teorisi (37)
  • İktisatçılar (46)
  • İşgücü Piyasaları (2)
  • Kalkınma İktisadı (2)
  • Kent Mekan İlişkisi (1)
  • Konuk Yazarlar (2)
  • Köşe Yazarları (6)
  • Kuantum Fiziği ve Felsefesi (7)
  • Mutluluk ve Refah İktisadı (2)
  • Müzik (7)
  • Nöroekonomi (12)
  • Nöropazarlama (12)
  • Okuma Önerileri (11)
  • Oyun Teorisi (11)
  • Özel Dosyalar (2)
  • Petrol (2)
  • Psikoloji (4)
  • Risk ve Belirsizlik (2)
  • Röportajlar (2)
  • Sanat ve İdeoloji (1)
  • Serbest Atış (77)
  • Teknoloji ve Yenilik İktisadı (4)
  • Toplumsal Cinsiyet (2)
  • Türkiye Ekonomisi (1)
  • Türkiye'de İktisat Eğitimi ve Bölümleri (18)
  • Uluslararası İktisat (1)
  • Uncategorized (3)
  • Yoksulluk (3)

 

May 2012
M T W T F S S
« Apr    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Baglantilr

  • Aykut Kibritçioğlu
  • CeDEx – The University of Nottingham
  • Ceterisparibus.net
  • Cognitive Social Science
  • CREED – University of Amsterdam
  • Ekonomitürk
  • Homoekonomikus – Murat Çokgezen
  • N.E. Aydinonat
  • Repec – New Economic Papers
  • Siyaset Kahvesi
  • Yaşar Uysal
rss Comments rss valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox