iktisadiyat

  • rss
  • Home
  • Yurt Dışında Eğitim Rehberi
  • Hakkımızda (yenilendi!)

Eğitimli İşsizlik

Idil Bilgic Alpaslan | May 10, 2012

Bir ülkedeki ortalama eğitim seviyesiyle genel ekonomik durum arasında, literatürde sıkça incelenen önemli bir ilişki vardır. Ekonomistlerin eğitim düzeyi ve eğitimin niteliği ile ilgilenmesinin temel iki nedeni vardır. Bunlardan ilki eğitim düzeyi ile ekonomik büyüme arasındaki pozitif korelasyondur. İkincisi ise eğitimin işsizlik riskini düşürerek, ekonominin geneline yaptığı olumlu katkıdır.

Ekonomik büyüme ile eğitim seviyesi arasındaki ilişki hem mikro hem de makro perspektiften incelenebilir. Eğitimin kişilerin kazançları üzerindeki etkisi, mikro yaklaşıma iyi bir örnektir. Krueger ve Lindahl 2001 yılında yayınladıklar makalede [1] 42 ülke için ülkedeki ortalama eğitim süresi ile kişilerin kazançları arasındaki ilişkiyi incelemişler ve iki değişken arasındaki pozitif ilişkiyi göstermişlerdir.

Read the rest of this entry »

Comments
1 Comment »
Categories
İktisat Teorisi, İşgücü Piyasaları, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?

Serkan Kiremit | May 8, 2012

Üreticileri Koruma Derneği’nin Bildirisi: “Serkan Kiremit geçenlerde bir fotoğrafçıya tabetmesi için fotoğraflarını vermiştir. Daha sonra fotoğraflarını almak için gittiğinde, kendisinin hesap ettiği miktardan yaklaşık 10-20 kat aşağıda fiyat vermiş olan fotoğrafçıyı, aklından geçenleri söylemeyerek ve tabettiği fotoğraflara âdil fiyattan daha aşağıda ödeme yaparak kandırmıştır. Serkan Kiremit’in aklından geçen fiyat 15 ile 5 bin lira arasındayken, fotoğrafçıya onun talep ettiği 500 lirayı ödemiştir. Bu hem haksızlıktır hem de hilekârlıktır. Çünkü aklından geçen fiyatı fotoğrafçıya söylemeyerek, onun tam bilgi ve tam rekabet piyasasından uzaklaşmasına neden olmuştur. Serkan Kiremit böyle davranmakla rasyonellikten uzaklaşmış ve ekonominin dengesini altüst etmiştir. Tüm piyasa aktörlerinin bilgisine.”

Read the rest of this entry »

Comments
20 Comments »
Categories
İktisat Teorisi, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Türkiye’de Antidepresan Kullanımı Artıyor Mu?

U.Baris_Urhan | February 16, 2012

iletisim: barisurhan[at]gmail[dot]com

Bu soruya “evet” ya da “hayır” gibi kestirme bir cevap vermektense isterseniz işi biraz daha heyecanlı hale getirelim ve şu soruyu soralım “Türkiye’de insanlar yaşadığı hayattan memnun mu?”. Bu sorunun cevabını sevgili TÜİK’ten istediğimizde karşımıza şöyle bir grafik çıkıyor:

Görünüşe göre işler yolunda gibi, ne dersiniz? Nüfusun Yaklaşık %60′ı hayatından memnun. %15′lik kısmı pek memnun değil… Geriye kalan %25′lik kısım ise ne öyle, ne böyle… “Eh işte”ciler! Grafiğin önemli bir diğer noktası ise yıllar itibariyle mutlu olanların öyle çok da ciddi bir hareketlilik yaşamadığını yani %54 -%64 bandında gezdiklerini göstermesi! Grafiğe baktığınızda “Hükümet insanı mutsuz eder” de diyebilirsiniz, “Hükümet, siz tam mutsuz olduğunuzu sanarken mutlu eder” de! Biz ise bunların hiçbirini söylemeyeceğiz. Gelin bakalım bu mutlu olduğunu söyleyen insanlar, aynı dönemde başka göstergeler ışığında ne haldelermiş?

Ara not: Eğer metni “daha ciddi” bir dille yazılmış ve birkaç fazla grafikle (mesela kadınların intihar oranı erkeklerden fazla mı?) rapor şeklinde okumak isterseniz pdf dosyasını şuradan indirebilirsiniz. Zaten grafikler de nottan kesme. Belli değil mi düzensiz grafik numaralarından? :- )  Yok efendim, ben blogdan devam edeceğim diyenler buyursunlar…

Read the rest of this entry »

Comments
8 Comments »
Categories
Mutluluk ve Refah İktisadı, Psikoloji, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Bir İktisaçının Aşkı – 14 Şubat’a selam olsun! :-)

admin | February 14, 2012

BİR İKTİSATÇININ AŞKI
Yatay seyir izleyen kalp grafiğimi yukarı yönlü harekete geçirensin,
Yüksek seviyeden arz ettim aşkımı; yoğun talep beklentisiyle,
Arzımın talebinle kesiştiği noktada dengeye gelecek aşkımız,
O noktada maksimize edeceğiz marjinal faydamızı göreceksin.

Kararlı denge kuracağız seninle, yapay şoklara dayanaklı,
Uzun vadeli olacak aşkımız çünkü makro büyüklüklerde sevdim seni, mikro mekanlarda.
Dilerim ki birbirimize hep dürüst olalım, hiç net hata noksanlar olmasın kalplerimizde.
Ve farkında olmadan direnç noktanı kırarsam,
Resesyon yapma, kısa zamanda tepki alımlarımla alacağım gönlünü.

Read the rest of this entry »

Comments
2 Comments »
Categories
İktisat Öğencilerine Tavsiyeler, Okuma Önerileri, Sanat ve İdeoloji, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Atilla Yayla ve Kes-Yapıştır – Cato Journal’dan Yazı “Almak”

Can Madenci | January 16, 2012

Zaman gazetesi yazarı Atilla Yayla geçtiğimiz ay gazetedeki köşesinde Hakikatin Krallığı, İnsanın Köleliği başlıklı bir yazı yayınlamış ve yazısının ilk paragrafında Rus düşünür Nikolai Berdyaev’den bahsetmiş. Yayla’nın yazdığına göre Berdyaev 1990 yılında bir kitap çıkarmış ve kitabında Rus halkı ve Rus aydınlarının “hakikat üzerine inşa edilmiş bir krallık” arayışına yatkın olduğunu yazmış. Yayla daha sonra Tolstoy’un bir hikâyesinden bahsederek bunları bir şekilde Marksizm ile ilişkilendirmiş.

Yayla’nın yazısını okuyunca biraz şaşırdım. Zira Berdyaev’in ismini daha evvel duymamıştım ve Yayla gibi sosyalizmden, Marksizmden ve Sovyet Rusya’dan hiç hazzetmeyen birinin Berdyaev ve Tolstoy gibi Rus yazarlardan bahsetmesi, hatta Berdyaev’den haberdar olması garibime gitmişti. Yayla’nın Rus yazarlar hakkında bu kadar bilgi sahibi olduğunu bilmiyordum. Üstelik Yayla yazısında daha da ileri giderek Shakespeare, Thomas More ve Campanella’nın isimlerini de anıyor, bu yazarların bazı fikirlerinden bahsediyordu. Yayla’nın bu yazarları aralarında bağlantı kuracak derecede okuduğunu bilmiyordum.

Read the rest of this entry »

Comments
16 Comments »
Categories
İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Sağlık meselesi: Bir doktora gittik, sonra diğerine ve sonra…

U.Baris_Urhan | December 30, 2011

Uzun bir aradan sonra sıra tekrar bize geldi, hem de en yoğun ve yorgun zamanımda. Eh, suyun başında olunca bir yudum içeceksin ki diğerleri de o güvenle içmeye devam etsin. Haliyle bize de yazmadan bu haftaya geçmemek düşüyor. Tabi bunda, yazısını geç girenin 40TL’ye kadar bir kitap alıp, kurayla diğer arkadaşlarından birisine vermesinin de etkisi büyük! : -)

 

Yaklaşık 4 haftadır dedemin ameliyat sonrası ortaya çıkan rahatsızlıkları ile ilgileniyoruz. Bu süreçte, hiç görmediğim kadar hastane, doktor, tahlil sonucu ve fiyat politikası gördüm. Yazının konusu doğrudan kişileri ve kurumları hedef almadığı ancak işleyen sistemi hedef aldığı için, isimlere yer verilmeyecek. Dedikodu isteyenler bundan sonrasını pas geçsin ama sonuç bölümünü kaçırmasın, harika bir tatlı tarifim var! :- P

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Tüketim, kredi kartı, yılbaşı derken…..

zeliha_hatipoglu | December 1, 2011

Yazı dizime bu kez ara veriyor yine davranışsal iktisattan temel alan bir saptamaya gidiyor, sizi de peşimden sürüklemek istiyorum…

Davranışsal iktisat, kendi içinde de yenilenen, değişimlere gayet açık bir alan. Sadece deneyimsel olmakla kalmayıp, işin içine hisleri dahi katıyor. Üzerinde çalıştığım bir makale olan ‘Behavioral Economics, Human Errors and Market Corrections- Richard Epstein,2010′ nda hepimize çok tanıdık gelen, çoğumuzun bazen gözünün önünde gerçekleşen birdurumu kısaca ifade ediyor Richard Epstein;

”Kredi kartı, tüketici için cazip gelir; çünkü nakit öderken ya da kişisel çek yazarken yaşadığı ayrılık acısını azaltır.Dikkatsiz tüketici, böylece, miyopluğun çeşitli formlarını üretir; ileride gerçekten ihtiyaç duymayacağı  ve istemeyeceği şeyleri satın alır ve bu, yetersiz kontrol anlamına gelir. Aşırı güvenli olmak, borçlarını ödeyebileceklerine inanmak, onları , kredi kartı kullanmayan tüketiciye göre  daha yüksek oranda iflasa sürükler” Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Yer vardı da, biz mi yazmadık? (!)

Idil Bilgic Alpaslan | October 7, 2011

Ben biraz geç kalmışım, Eylül ayında sosyal medyanın çeşitli mecralarında adı çokça geçmiş bir çalışmaya yeni rastladım. Dünya Bankası tarafından yayınlanmış bu makale[1], ekonomi bloglarının bilgi yayılımı üzerindeki etkilerini tartışıyor. Ekonomi yazarları ile okuyucuların karşılaştıkları mecralar çok çeşitli. Makaleden aldığım ilhamla, bu mecraların bir kaçına ve aradaki farklılıklara bir göz atmak istedim. Nacizane…

Ekonomi ile ilgilenen ancak konu hakkında akademik bilgisi olmayanların en kolay erişebildikleri yazılı bilgi kaynağı, gazetelerdeki ekonomi haberleri. Bu haberlerin özelliği minimum yorum ile, olayları doğrudan aktarmaları. Merkez Bankası faizde 25 baz puan indirime gitti, S&P Türkiye’nin yerel para cinsinden ratingini arttırdı, ülkeye gelen doğrudan yabancı yatırım miktarı arttı, Ocak ayı enflasyonu şu kadar oldu, Mayıs’ta işsizlik rakamı bu kadar, vs…  Okuyucunun ham veriyi işledikten sonra gerçekçi analizler yapabilmesi ve sığ sulardan çıkması içinse biraz daha çaba göstermesi ve değişkenler arasındaki bağlantıları çözmesi gerekiyor. Ekonomi gibi herkesi ilgilendiren ve hayatın belki de ta kendisi olan bir alanda, herkesin fikir sahibi olması ve konu hakkında konuşmaya can atması ise, konunun tartışılmasını daha da zor hale getiriyor. Bu noktada başvurulabilecek birçok referans olmasına karşın, genel bir tembellik durumundan muzdarip olmamız ve her şeyi hızla tüketme alışkanlığımızdan olsa gerek, TV’de görüp gazetede okuduklarımızı veri kabul ederek yorum yapmayı yeğliyoruz.

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Kültürsüz Bir Dünya?

Ekrem Cunedioğlu | September 2, 2011

Otlaması için atı çayıra salmazsınız. Atın kaçma ihtimalini göz önüne alarak, yere çaktığınız bir kazığa ip bağlar, bu ipi atın boynuna dolar ve ata boynuna takılı olan ipin izin verdiği alanda otlama şansı verirsiniz. Aslında insan yaşamı da bundan pek farklı değildir. İçine doğduğumuz kültür bizim için yere çakılmış bir kazıktır ve bu kazık bizim tamamen özgür olmamızı kısıtlar. Bizim değiştirebileceğimiz tek şey boynumuza dolanmış olan ipin uzunluğunu belirlemektir. Sonsuz uzunlukta bir ipiniz olsa dahi dünya çayırında tadamayacağınız bir parça yeşillik vardır ve bu yeşillik yere çakılı kazığınızın kapladığı bölgededir. Bu örneği niye mi verdim? Çünkü bu kısa yazı ile olası bir kültürsüzleşme senaryosunda nasıl bir dünyanın bizi bekliyor olacağını tartışmaya açmak istiyorum.

Read the rest of this entry »

Comments
5 Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Akbank Neden Etik Bir Banka Değil? Ya da AXESS Kime Yeter?

U.Baris_Urhan | August 3, 2011

AKBANK’la tanışmam bundan 6 ay öncesine dayanıyor. Axess’le yurt dışında yaptığımız alış verişler 3 taksite bölünebildiği için “Axess Yeter Bana!” diyerek sadece Axess’e başvurdum. Yurt dışına çıkış amacımı belirttiğimde şube müdürünün ilgisiyle hem Wings hem de Axess’e başvurduk. 15 gün içerisinde gelen cevapta Wings’in çıkmadığı, Axess’in ise seyahatımdan önceki son iş gününde elime geçeceği söylendi.
Bir cuma akşamı elime geçen kartın limiti 1.000TL’ydi. Cebimde tonla param yok; ancak ABD’ye de her yaz gitmiyorum. Hem kendime, hem de yakınlarıma alış veriş yapabilmek için kredi kartının taksit imkanlarından yararlanmak isteyerek başvurduğum Axess, kapıdan geçene verdiği limiti vermekte beyis görmedi. Üstüne üstlük şube müdürünün imzasıyla yaptığımız limit artırımı talebine ise “3 ay sonra tekrar değerlendiririz” diyerek karşılık verdi.

Read the rest of this entry »

Comments
1 Comment »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

« Previous Entries

Site içi arama

Son Yapılan Yorumlar

  • Serkan kiremit on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?
  • Can Madenci on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?
  • Fatih Kansoy on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?

Categories

  • Deneysel İktisat Kitaplığı (7)
  • Deneysel ve Davranışsal İktisat (28)
  • Duyurular (26)
  • Ekonometri (3)
  • Fizik ve İktisat (2)
  • İktisat Öğencilerine Tavsiyeler (29)
  • İktisat Tarihi (26)
  • İktisat Teorisi (37)
  • İktisatçılar (46)
  • İşgücü Piyasaları (2)
  • Kalkınma İktisadı (2)
  • Kent Mekan İlişkisi (1)
  • Konuk Yazarlar (2)
  • Köşe Yazarları (6)
  • Kuantum Fiziği ve Felsefesi (7)
  • Mutluluk ve Refah İktisadı (2)
  • Müzik (7)
  • Nöroekonomi (12)
  • Nöropazarlama (12)
  • Okuma Önerileri (11)
  • Oyun Teorisi (11)
  • Özel Dosyalar (2)
  • Petrol (2)
  • Psikoloji (4)
  • Risk ve Belirsizlik (2)
  • Röportajlar (2)
  • Sanat ve İdeoloji (1)
  • Serbest Atış (77)
  • Teknoloji ve Yenilik İktisadı (4)
  • Toplumsal Cinsiyet (2)
  • Türkiye Ekonomisi (1)
  • Türkiye'de İktisat Eğitimi ve Bölümleri (18)
  • Uluslararası İktisat (1)
  • Uncategorized (3)
  • Yoksulluk (3)

 

May 2012
M T W T F S S
« Apr    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Baglantilr

  • Aykut Kibritçioğlu
  • CeDEx – The University of Nottingham
  • Ceterisparibus.net
  • Cognitive Social Science
  • CREED – University of Amsterdam
  • Ekonomitürk
  • Homoekonomikus – Murat Çokgezen
  • N.E. Aydinonat
  • Repec – New Economic Papers
  • Siyaset Kahvesi
  • Yaşar Uysal
rss Comments rss valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox