iktisadiyat

  • rss
  • Home
  • Yurt Dışında Eğitim Rehberi
  • Hakkımızda (yenilendi!)

Kurum Kavramı Üzerine

Ekrem Cunedioğlu | October 11, 2010

Ekonomik gerçekleri görmenizi sağlayacak bir gözlük takıp sağa sola bakmaya başladığınızda bir yanda bir hamburgere 160 USD veren Manhattan sakinlerini, diğer bir yanda günde 1 USD harcayamayan Afrika sakinlerini; bir yanda yoksulluğu, diğer bir yanda israfı; bir yanda gelişmişleri, bir yanda gelişmekte olanları ve diğer bir yanda da gelişmemişleri; her yanda ise eşitsizliği görürsünüz. Bu gözlemden sonra aklınıza şöyle sorular gelir: “ Bazıları ekonomik açıdan bu kadar gelişebilmişken diğer bazıları nasıl bu kadar kötü olabiliyor? Ülkeler arasındaki bu ekonomik uçurumları sebepleri nelerdir? Farklılıkların temelinde neler yatmaktadır?”. Yıllardır bu sorulara cevap aranıyor ve çeşitli teoriler öne sürülüyor. Son on yılda parlayan kalkınma fikri ise kurumsalcı yaklaşımınkidir. Aslında kurumların ekonomideki rolüne yönelik çalışmalar Hobbes, Smith, Commons ve Veblen’e dayanacak kadar eskidir. Yakın zamanda Coase ve North gibi büyük sosyal bilimciler kurumsal iktisada katkıları nedeniyle Nobel’e layık görülmüştür, ama son on yılda kurumsalcı yaklaşımın parlamasının arkasında Acemoğlu, Rodrik, Shleifer gibi isimlerin çalışmaları yatmaktadır. Bu yazıda öncelikle kurum kavramına North’un yaklaşımı incelenecek ve ardından kurumlar ile kalkınma arasındaki ilişkiye değinilecektir.

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Hakim İktisat ve İktisadın Geleceği Üzerine

Ekrem Cunedioğlu | October 3, 2010

Dünyaya yayılan neoliberalizm dalgası neoklasik iktisadı destekleyerek iktisadi ortodoksluğun hâkim duruma geçmesine neden olmuştur. Öyle ki iktisadi alanda devlet müdahalesinin önemini vurgulayan kalkınma iktisadı ile Keynesgil iktisat, iktisat biliminin dışına atılmıştır. Bugün, Marksist kuram gibi alternatif akımları üniversite öğrencileri ancak iktisadi düşünceler tarihi derslerinde görebilmektedir ki bu tek derste de alternatif kuramların ayrıntılarına girmek mümkün olamamaktadır. Diğer bir taraftan, neoklasik iktisat, kurduğu yeni krallıkta kendine yardımcı olarak “nicel yöntemlerin ağırlık kazanması” nı seçmiş ve bu iki arkadaş birbirlerine destek olarak hâkimiyetlerine süreklilik kazandırmışlardır.

Bilimsel camiada her ne kadar demokrasi var gibi görünse de iktisat alanında hemen hemen tüm tebaa neoklasik iktisada biat etmektedir. Bunun temel nedeni akademik atama ve yükseltme ölçütlerinin akademik prestiji yüksek olan bilimsel dergilerde yayın yapmaya bağlanmış olmasıdır. Bu tür dergilerin çoğuna sunulan çalışmaların yayınlanabilmesi, neoklasik iktisadın ana varsayımlarını kabul edip kurulan bir modelin ekonometrik olarak sınanmasına bağlı duruma getirilmiştir. Bu durum, zaten yeterince büyük olan neoklasik ateşi körüklemekten başka bir şey değildir.

Read the rest of this entry »

Comments
3 Comments »
Categories
İktisat Öğencilerine Tavsiyeler, İktisat Tarihi, İktisatçılar
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Avusturya Okulu ve Sermaye Birikimi: Hepimiz Kapitalistiz(!)

Can Madenci | September 30, 2010

Geçenlerde Avusturya İktisat Okulu iktisatçılarından biri olan Murray Rothbard’ın “Man, Economy, and State” adlı kitabını karıştırıyordum. Kitapta bazı ilginç yerlere denk geldim, bunlardan aşağıda bahsedeceğim. Rothbard Avusturya Okulu dışında tanınan bir iktisatçı değil. Fikirlerinde de hocası Ludwig von Mises kadar katı. Bununla birlikte, Rothbard’ın düşünceleri Avusturya Okulu’nun nasıl bir iktisat zihniyetine sahip olduğuna dair iyi bir fikir veriyor.

Avusturya Okulu bugün iki kola ayrılmış durumda. Bir tarafta okulun doğru çizgisinin Menger – Böhm-Bawerk – Mises – Rothbard olduğunu savunan Misesçiler, öte tarafta ise aynı doğru çizginin Menger – Wieser – Hayek – Kirzner olduğunu söyleyen Hayekçiler var. Tabii, iki taraf da birbirlerini pek sevmiyor. Ama Avusturya Okulu’nun ana akım iktisatta çokça ciddiye alınan bir okul olmadığını düşündüğümüzde, bu ayrılığın pratikte önemli bir yanı kalmıyor.

Read the rest of this entry »

Comments
4 Comments »
Categories
İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

İKTİSAT TRENİ

Ekrem Cunedioğlu | May 26, 2010

Koselleck, “İlerleme” adlı kitabında ilerlemenin üç aşaması olduğunu belirtmektedir. Birinci aşamada, evrensellik kazanan özne sonra bir araç haline gelir ve ilerleme kavramına zamanın ilerlemesine dayalı olarak tarihin ilerlemesi görüşü eklenir. İkinci aşamada, ilerlemenin öznesi ve nesnesi yer değiştirir. Zamanı ve tarihi ilerleten öznenin yerine zamanın ve tarihin ilerlettiği özne yerleşir. Üçüncü ve son aşamada ise özne ve nesne birleşir ve tam bir kavram olarak yerleşir. Benzer bir üç aşamalı ilerleme yaklaşımını iktisat için kullanabiliriz. İktisadi davranışın nedenlerini incelemeyle işe başlayan iktisat biliminde iktisadi davranış birinci aşamadaki özneydi. İkinci aşamada, özne ve nesne öyle bir yer değiştirdi ki birinci aşamada nesne olabilecek her kavram özne olup iktisadi davranışla açıklanmaya başladı. İktisat tarihinde özne ve nesneyi birleştirmeye yönelik girişimler olsa da an itibariyle hala ikinci aşamanın egemenliğinde olduğumuzdan üçüncü aşamaya henüz varamadık. Yani üçlü aşama yöntemine göre henüz iktisat ilerlemeyi tam başaramadı.

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
İktisat Tarihi, İktisatçılar, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Hayek – “İktisat ve Bilgi” (Economics and Knowledge) Çevirisi

Can Madenci | May 23, 2010

Daha önceki bir yazımda Hayek’in “Economics and Knowledge” adlı makalesinden bahsetmiştim. Makalenin benim tarafımdan yapılan çevirisi geçen yaz Liberal Düşünce dergisinde yayınlandı. Burada önceden yazdığım yazıyı da küçük bir-iki ilâveyle makaleye takdim olarak ekledim. Yazıların linklerini aşağıda verdim:

Takdim

İktisat ve Bilgi

Bu makale Hayek’in ekonomide kullanılan bilgi meselesi üzerine yazdığı iki makalesinin ilki. Esas itibariyle 1936’da yapılan bir konuşmanın metni olan makale 1937’de Economica dergisinde yayınlanmış. Benim bildiğim kadarıyla içeriğinin soyut olması nedeniyle Hayek’in ağır makalelerinden biri. Diğer makale de 1945’te yayınlanan “The Use of Knowledge in Society”. Her ikisi de 1948’de çıkan ve Hayek’in yazılarının bir derlemesi olan “Individualism and Economic Order” kitabında yeniden yayınlanmış (kitabın linki şurada). 

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

John Bates Clark Madalyası

Ceyhun_Elgin | May 12, 2010

23 Nisan 2010 tarihinde Amerikan İktisat Birliği (American Economic Association) 33. John Bates Clark madalyasını MIT’de çalışan ve uygulamalı mikroekonometri alanındaki çalışmalarıyla tanınan Fransız iktisatçı Esther Duflo’ya verdi.

Read the rest of this entry »

Comments
1 Comment »
Categories
İktisat Tarihi, İktisatçılar
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Schumpeter’den Özdeyişler

Can Madenci | May 6, 2010

Sonunda Thomas K. McCraw’ın “Prophet of Innovation” adlı 700 küsur sayfalık Schumpeter biyografisini bitirdim. Kitabın kolay okunan, sıkmayıcı bir üslubu var.

Kapitalizmin işleyişini anlamaya çalışanlardan sola eğilenler Marx’ı, ortaya eğilenler Keynes’i, sağa eğilenler de Hayek’i okurlar. Bu iktisatçıların her biri piyasa ekonomisini sınırları gayet belli bir bakış açısıyla ele alır. Dolayısıyla, örneğin, Hayek’in fikirlerini beğendiğini söyleyen birinin piyasa ekonomisiyle ilgili düşünceleri de aşikârdır. Schumpeter ise bu iktisatçılar kadar tanınmaz, ama kanaatimce Marx’tan sonraki en özgün kapitalizm açıklamasını yapmıştır.

“The Theory of Economic Development” kitabında Schumpeter kapitalizmin itici gücü olarak gördüğü girişimciden ve onun yaptığı yeniliklerden bahseder. En tanınmış eseri olan “Capitalism, Socialism and Democracy” kitabında da kapitalizmi evrimsel bir süreç olarak ele alır. Kapitalizm doğası itibariyle bir “iktisadî değişim biçimi ya da yöntemidir.”

Read the rest of this entry »

Comments
3 Comments »
Categories
İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

ÇÖP KIVAMINDA İKTİSAT

Ekrem Cunedioğlu | April 19, 2010

Ekonomistler günlük hayatımızda sıkça karşımıza çıkar oldular. TV’deki tartışma programlarında ya da haberlerde bize enflasyonun düşeceğini müjdeleyen, yeni vergi yasasını tartışan ya da ekonomideki daralmanın ne zaman biteceğini öngören ekonomistlerle karşılaştığımız gibi gazete ve dergilerde de yine ekonomistlerin yazılarını okuyoruz. Onlarla her gün beraber olsak da çoğu insan ekonomistin ne olduğu ve ne bildiği konusunda mutlak bilgiye sahip değildir ve ekonomistlerin önemi konusunda kuşku duymaktadır(Colander, 2007). Peki, ekonomist nedir ve ne bilmektedir? Tıp lisansına sahip birine tabip, hukuk lisansına sahip birine de avukat dendiği gibi ekonomi lisans eğitimi almış herkese ekonomist diyebilir miyiz? Bunu yapmak yanlış olacaktır çünkü ekonomi lisansına sahip bireylerin çoğu ekonomi ile ilgilenmemektedir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 9000 kişinin ekonomi lisans eğitimini tamamladığını düşünürsek bu netice ortaya çıkmaktadır. O halde ekonomi doktorasına sahip bireylere ekonomist sıfatını takmak bir çözüm olabilir. Nitekim Colander(1991) bu kabulü yaparak iktisat eğitimini incelemekte ve bu yazının da konusu olan “Ekonomistler mi daha önemlidir çöpçüler mi?” sorusunu ortaya atmaktadır. Bu soruya cevap ararken ABD’deki en iyi yüksek eğitim kurumlarının doktora öğrencileriyle yaptığı anket çalışmasından elde ettiği verileri kullanarak bir nevi iktisadın yöntemleriyle ekonomistleri analiz etmektedir. Bu çalışmada hem Colander’in konu hakkındaki görüşlerine yer vereceğim hem de konuya farklı açılardan bakmaya çalışacağım.
Read the rest of this entry »

Comments
4 Comments »
Categories
İktisat Tarihi, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Mark Skousen – İktisadî Düşünce Tarihi (Modern İktisadın İnşası): Bilgi Yanlışları ve Çarpıtmalar (2)

Can Madenci | April 18, 2010

Bu yazıda Marx’a ait bölümdeki yanlış ve çarpıtmalardan bahsedeceğim. (Yazının ilk bölümü burada.)

Öncelikle şunu ifade edelim: Bir liberalin Marx’ı eleştirmesi gayet doğaldır, Marx eleştirilemez değildir. Hatta zaman zaman Marx’ın fikirlerinin kendisi kapitalizmin nihaî analizini yapmış ve bu konuda son sözü söylemiş gibi sunulması ve böylece aşırı derecede dogmatikleştirilmesi söz konusu olduğunda, Marx’ın teorilerindeki kusurları göstermek gereklidir. Bu teorileri “düzgün şekilde” öğrenmeye heves eden öğrenciler de bunların doğrularını ve eksikliklerini birlikte öğrenmeliler.

Ancak Skousen’ın kitabında buna yönelik bir şey bulmak mümkün değil. Marx’la ilgili bölümde ilk olarak Marx’ın özel hayatı alaycı bir dille ve yer yer çarpıtılarak aktarılıyor. Böylece okuyucu daha en başta Marx’ı kişisel açıdan sorunlu bir insan olarak görmeye başlıyor. Bu kısımlar maalesef önyargı uyandıracak şekilde yazılmış. Gerçi arada bazı ufak tefek övücü sözler söyleniyor, ama yazılanların üslubundan amacın Marx’ı küçük düşürmek olduğu anlaşılıyor.

İkinci olarak, başta Marx hakkındaki kötüleyici ifadeleri okuyanlar, ilerleyen sayfalarda teorileri anlatıldığında Skousen’ın “çürütmelerini” hemen kabul etmeye yatkın oluyor. Üstelik metinde bu teoriler hakkında kimi yerlerde yanlış bilgiler veriliyor. Bu yanlışların en önemli özelliği, Marx’ın fikirlerini özünü bozacak derecede çarpıtmış olmaları. Skousen gibi büyük iktisatçılar hakkında ders verdiğini söyleyen birinin bu kadar çok yanlışı fark etmeden yapması bence mümkün değil.

Gerçi sosyalizm gibi konulardan bahsedildiğinde belirli bir nesnellik sağlamak ve ideolojiden uzak durmak kolay değildir – nitekim iktisat da hiçbir zaman ideolojiden uzak bir bilim olmamıştır. Fakat Skousen’ın yazdıkları nesnellik ve tarafgirlik arasındaki sınırı kolayca aşıyor. Tüm bunları düzeltmek için âdeta kısa bir makale yazmak gerekir. Bu nedenle burada sadece Marx’ın fikirleri hakkında Skousen’ın (çok bariz şekilde) yanlış aktardığı yerlere değineceğim.

Read the rest of this entry »

Comments
4 Comments »
Categories
İktisat Öğencilerine Tavsiyeler, İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar, Okuma Önerileri
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Mark Skousen – İktisadî Düşünce Tarihi (Modern İktisadın İnşası): Bilgi Yanlışları ve Çarpıtmalar (1)

Can Madenci | April 12, 2010

Ne zamandan beridir Mark Skousen’ın “İktisadî Düşünce Tarihi” (Modern İktisadın İnşası) kitabı hakkında yazmak istiyordum. Hem etrafımdan işittiklerimden hem de siteye bırakılan kimi yorumlardan anladığım kadarıyla Skousen’ın kitabı oldukça beğenilen bir kitap. 2003 yılında ilk çıktığında kitabı ben de okumuş ve beğenmiştim; fena değildi, hatta beni sıkmayan ilk iktisat tarihi kitabıydı. Ama ilgilendiğim konular hakkında zamanla daha fazla okudukça kitap hakkındaki fikrimi yavaş yavaş değiştirdim.

Kitabı ilk okumaya başladığınızda üslubu ve konuları ele alış tarzı hoşunuza gidiyor. İktisat tarihi kitaplarının ne kadar sıkıcı olduğu düşünüldüğünde, bu kitap diğerlerinin arasından hemen sıyrılıyor. Konular anlatılırken önce iktisatçıların özel yaşamlarından ve yer yer “garip” kişisel özelliklerinden bahsediliyor, sonra bu iktisatçıların teorileri basit bir dille anlatılıyor. Bölüm aralarına yerleştirilen kutucuklarda da diğer ilgi çekici konular hakkında bilgiler veriliyor. Kişiyi sıkmayan ve nispeten eğlenceli bir tarzda yazıldığı için, kitaba başladıktan sonra okumaya kolayca devam edebiliyorsunuz. Eminim, bu türden meselelerle ilgilenen birçok kişinin iktisat tarihi kitabı olarak okudukları ve yazım tarzı nedeniyle de sürekli dönüp baktıkları tek kitap bu olsa gerek.

Bununla birlikte, kitabın (sonradan bahsedeceğim yanlışlar dışında) iki kötü özelliği var. İlk olarak, iktisatçıların kişisel yaşamlarına ait “magazinsel” sayılabilecek bilgilere normalde böyle bir kitapta olması gerekenden daha fazla yer ayrıldığı için, bu kişilerin teorileriyle ilgili bölümler nispeten zayıf kalmış. Gerçi kimin ne dediği, neyi savunduğu az çok öğreniliyor, ama bu bilgiler çok yüzeysel kalıyor. Herhalde kitabın daha da kalınlaşacağı düşünüldüğünden teorilerin fazla derinine inilmemiş ve verilen bilgiler kimi yerlerde yetersiz kalmış.

İkinci olarak, kitap çok yanlı bir bakış açısıyla yazılmış. Her ne kadar Skousen kitabın (kendisinin “doğal özgürlük sistemi” adını verdiği) belirli bir bakış açısıyla yazıldığını ve bir hayli dik kafalı olduğunu en başta belirtse de, bu türden ifadelerin dozu zaman zaman fazla aşırıya kaçmış ve Skousen’la hemfikir olmayan (yani piyasa ekonomisini savunmayan) iktisatçıların alaycı bir şekilde yapılan yergisine dönüşmüş. Bu “renkli karalamalar” belki bir liberali kitabı okurken fazlasıyla tatmin edebilir, ama belirli bir nesnellik beklentisi olan kişinin bunlardan hayal kırıklığına uğrayacağı aşikâr.

Read the rest of this entry »

Comments
13 Comments »
Categories
İktisat Öğencilerine Tavsiyeler, İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar, Okuma Önerileri
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

« Previous Entries Next Entries »

Site içi arama

Son Yapılan Yorumlar

  • Can Madenci on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?
  • Fatih Kansoy on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?
  • Serkan kiremit on Üreticiler Soruyor: Âdil Fiyat Nedir ve Tüketiciler Neden Mağdur Rolü Oynar?

Categories

  • Deneysel İktisat Kitaplığı (7)
  • Deneysel ve Davranışsal İktisat (28)
  • Duyurular (26)
  • Ekonometri (3)
  • Fizik ve İktisat (2)
  • İktisat Öğencilerine Tavsiyeler (29)
  • İktisat Tarihi (26)
  • İktisat Teorisi (37)
  • İktisatçılar (46)
  • İşgücü Piyasaları (2)
  • Kalkınma İktisadı (2)
  • Kent Mekan İlişkisi (1)
  • Konuk Yazarlar (2)
  • Köşe Yazarları (6)
  • Kuantum Fiziği ve Felsefesi (7)
  • Mutluluk ve Refah İktisadı (2)
  • Müzik (7)
  • Nöroekonomi (12)
  • Nöropazarlama (12)
  • Okuma Önerileri (11)
  • Oyun Teorisi (11)
  • Özel Dosyalar (2)
  • Petrol (2)
  • Psikoloji (4)
  • Risk ve Belirsizlik (2)
  • Röportajlar (2)
  • Sanat ve İdeoloji (1)
  • Serbest Atış (77)
  • Teknoloji ve Yenilik İktisadı (4)
  • Toplumsal Cinsiyet (2)
  • Türkiye Ekonomisi (1)
  • Türkiye'de İktisat Eğitimi ve Bölümleri (18)
  • Uluslararası İktisat (1)
  • Uncategorized (3)
  • Yoksulluk (3)

 

May 2012
M T W T F S S
« Apr    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Baglantilr

  • Aykut Kibritçioğlu
  • CeDEx – The University of Nottingham
  • Ceterisparibus.net
  • Cognitive Social Science
  • CREED – University of Amsterdam
  • Ekonomitürk
  • Homoekonomikus – Murat Çokgezen
  • N.E. Aydinonat
  • Repec – New Economic Papers
  • Siyaset Kahvesi
  • Yaşar Uysal
rss Comments rss valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox