iktisadiyat

  • Home
  • Yurt Dışında Eğitim Rehberi
  • Hakkımızda (yenilendi!)

Güven Oyunları

Levent_Neyse | August 27, 2010

Pek sevgili iktisadiyat okurları,

Yaz sıcağıyla, nemiyle, ramazanıyla, yaşam ise her zamanki gibi koşuşturmasıyla sürüyorken biz de iktisadiyat ekibi olarak arada sırada eğlenmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz ay Barış ile küçük bir İzmir zirvesi yaptık. Barış’ın Türkiye midyecilik ve Cheesecake sektörüne yaptığı katkıları görseniz yemek sektöründeki yatırımlarınıza aniden başlardınız. Bir de üstüne kanunlu, sazlı sözlü meze rakı keyfimizi de eklersek güzel bir yaz geçirdiğimizi söyleyebilirim.

Geçen hafta ise Ayvalık’ın yerlisi bir arkadaşım ve Viyana’dan başka bir arkadaşımla Ayvalık açıklarında ıssız sayılabilecek bir adada yaşam mücadelesi verdik. Bu mücadeleyi fotoğraflarla detaylı bir şekilde anlatmak istesem de doktora hazırlıkları koşuşturmasından dolayı bu gezi yazısını bir başka aya ertelemek durumundayım.

Bu ay hem özel ilgi alanım hem de yüksek lisans tez konum olan güven kavramı hakkında Bilgi Üniversitesinde yaptığım bir sunumu düz yazı haline getirdim. Dilerim güven kavramının deneysel iktisat kanadındaki bu kısa derlemesi okuyucularımız için aydınlatıcı olur.
Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Deneysel İktisat Ne Değildir? İzmir’den Gözlemler…

U.Baris_Urhan | June 2, 2010

Nisan ayında Zafer Akın hocamla beraber İzmir’deydik. Önce Dokuz Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü’nde ev sahibi sıfatıyla Zafer hocamı ağırladım; o sunum  yaptı, ben de slaytları değiştirdim :-) Sonra birlikte İzmir Ekonomi Üniversitesi, İktisat Bölümü’nün konuğu olduk. Sebeb-i ziyaretimiz İktisat, İşletme ve Finans’ta çıkan makalemizdi. İki seminerde de benzer eleştirileri görünce bir açıklama gereği duydum, bu yazıyı biraz da öyle düşünmek gerekiyor.

Eleştirilerin genel yönü, özellikle Efe Postalcı hocamızın da belirttiği gibi: “Ya ekonometri ile deneysel iktisattan aldığımız sonuçlar örtüşmezse? O zaman bunca yıllık oturmuş yöntemleri ile ekonometriyi bırakıp deneysel iktisata mı güveneceğim?” Soru tam olarak bu kelimelerle sorulmadıysa bile bu minvaldeydi; Zafer hocamın yaptığı 2 sunum esnasında aldığı en direk eleştiri de buydu açıkçası. Aslında bu eleştiri ilk bakışta haklı bile olsa teknik olarak muhatabına sorulmuş bir soru değil. Şöyle ki; deneysel iktisat bir sürecin sonucu olarak ortaya çıkan verileri incelemek için istatistiki / ekonometrik metotları kullanır. Bu süreç 4 aşamadan mütevellittir:

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Ekonometri, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

İkinci Türkiye Deneysel İktisat Yaz Okulu, 19-23 Temmuz

U.Baris_Urhan | April 8, 2010

Bu seneki yaz okulumuzu Pamukkale Üniversitesi’nde Ekonomi Yaz Seminerleri içerisinde veriyoruz. Temmuz ayında Pamukkale’de görüşmek isteyen deneysel iktisat meraklılarını 19-23 Temmuz arasında dersimize bekliyoruz.

http://eys.pau.edu.tr/

Deneysel İktisat – Ders İçeriği

Deney, gözleme dayalı ve incelenecek konu ile ilgili kontrollü ortamlar oluşturularak elde edilen verilerle bilimsel sorulara yanıt aranan bir sınama yöntemidir ve yüzyıllardan beri doğa bilimlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Sosyal bilimlerde, psikolojide ve bir disiplin olarak ortaya çıkışıyla birlikte sosyal psikolojide de yoğun olarak kullanılmaktadır. Buna karşın iktisat bu akıma son yetmiş yılda ve yoğun olarak da son yirmi yılda katılabilmiştir. İktisadın deneysel yöntemleri kullanmasının ana sebebiyse alternatif bir veri sağlama yöntemi olmasıdır. Özellikle de iktisat kuramlarının test edilmesinde istenen saha verilerinin bulunamadığı ya da problemli olduğu durumlarda deneysel yöntemler çok faydalı olmaktadır. Deneysel iktisadın uygulandığı konular hızla genişlemekte ve bu konularda yayınlanan makale ve çalışan araştırmacı sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Bunun sonucunda Vernon Smith ve Daniel Kahneman elli yılı aşkın süredir bu alanda yürüttüğü çalışmalarından ötürü Nobel Ödülü (2002) kazanmışlardır.

Bu derste “kontrollü bir ortamda iktisadi aktörler arasındaki ilişkileri inceleyen, bu amaçla veri toplayan ve analizlerde bulunan bir alt disiplin” olarak tanımlanan deneysel iktisadın ne olduğu1, yöntem ve metotları incelendikten sonra bazı seçilmiş konularda yapılmış deneylerden ve bulgularından bahsedilecektir. İnteraktif olarak tasarlanan derste, katılımcılar da bazı deneylere katılma fırsatı bulacaklardır.

Ders Sorumluları:

Yard. Doç. Dr. Zafer Akın (ZA), TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, İktisat Bölümü
Yard. Doç. Dr. Seda Ertaç (SE), Koç Üniversitesi, İktisat Bölümü
Ü.Barış Urhan (BU), Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV)

Dersin İçeriği:

Bir deney örneği: Tahmin oyunu (ZA, SE, BU)
Deneysel iktisat nedir? (ZA)
Deney metotları nelerdir? (ZA; lab-saha-online)
Terminoloji ve deney tasarımının incelikleri (SE)
Tahmin oyununun açıklanması (ZA)
Ültimatom Oyunu ve açıklanması (ZA, SE, BU)
Kamusal Mal Oyunu ve açıklanması (ZA, SE, BU)
Saha deneyleri (SE)
Deneysel iktisatta kullanılan yazılımlar ve z-Tree programının tanıtımı (BU)
Örnek bir deneyin z-Tree ile programlanması ve çalıştırılması (BU)
Kişisel deneyimler, katılımcıların deney tasarım önerileri ve tartışma (ZA, SE, BU)

Ders Kitapları: Handbook of Experimental Economics, Kagel ve Roth (1995); Experimental Economics Davis ve Holt (1993); Economics Lab, Friedman ve Cassar (2004)

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Duyurular
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

GSM Firmalarında Ücretlendirme: Kişisel Bir Araştırma

U.Baris_Urhan | January 21, 2010


Yaklaşık 6 aydır aktif olarak kullandığım Turkcell hattımın her ay gelen faturalarındaki artıştan yola çıkarak Avea ve Vodafone ile karşılaştırmalı bir araştırma yaptım ve şöyle bir sonuç ortaya çıktı:
.
Ayda, en yoğun konuştuğum dönemde bile, yaklaşık olarak 8.000sn’lik (Turkcell+ Sabit Hat + Diğer Operatörler) bir görüşme yapmışım. Bu görüşmenin karşılığı olarak 28,61TL (vergiler hariç) ödemede bulunmuşum. (Vergiler ve SMS’lerle beraber her ay ortalama 85-90TL ödüyor(d)um)
.
Oysa bunun yerine Vodafone Cep Kamu 20 paketine geçseydim (ailenizde bir yakınınız kamu çalışanıysa ya da emekliyse geçebiliyorsunuz) bu görüşme için ödeyeceğim ücret vergiler dahil 20TL olacaktı ve numaramı Turkcell’den taşıdığım için bir de ilk 6 ay boyunca 7200sn (120dk) fazladan yani toplamda 14.400sn (240dk) görüşebilecektim. Bu şu demek, Turkcell’den yaklaşık 60TL’ye yapacağım görüşmeyi Vodafone’dan 20TL’ye yapabilirim.

Mesajlaşmam ise şu andaki tarifem olan Turkcell Genç Tarife’de 30kr iken Vodefone Cep Kamu 20 tarifesinde 25kr.

Telefonumda kayıtlı numaraların 3 tanesi dışında hepsinin Turkcell olduğu yani Vodafone’a geçtiğimde görüşme yapacağım hemen herkesin “diğer operatörler”e dahil edileceği durumda bile Vodafone’a geçerek daha ucuza konuşabilirim.

Bu tarifenin 30 ve 40 olanları da var. Detaylara şuradan bakabilirsiniz (http://www.vodafone.com.tr/Tarifeler/cep-kamu.php)

Şu halde Avea’dan da ucuz olduğu için numaramı Vodafone’a taşıyorum. En azından bir yıl Vodafone’da kalıp bakacağım.

Bence siz de bir değerlendirmede bulunun. Şu linkler işinize yarayabilir:

http://www.vodafone.com.tr/Tarifeler/tarifeler.home.php
http://www.avea.com.tr/tr/sta/bireysel/index.shtml
http://www.turkcell.com.tr/bireysel/tarifeler


Hala bir değişime gitmek sıkıntılı ve zor bir süreç gibi gözüküyorsa o zaman şu makaleye bir bakmanızda fayda var:
.

Status quo bias in decision making

William Samuelson and Richard Zeckhauser


Abstract:
Most real decisions, unlike those of economics texts, have a status quo alternative—that is, doing nothing or maintaining one’s current or previous decision. A series of decision-making experiments shows that individuals disproportionately stick with the status quo. Data on the selections of health plans and retirement programs by faculty members reveal that the status quo bias is substantial in important real decisions. Economics, psychology, and decision theory provide possible explanations for this bias. Applications are discussed ranging from marketing techniques, to industrial organization, to the advance of science.

Key words: decision making – experimental economics – status quo bias – choice model – behavioral economics – rationality

http://www.springerlink.com/content/h1548722q126n043/

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Serbest Atış, İktisat Öğencilerine Tavsiyeler
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Benim Vatandaşım Milli Gelir Hesabını Bilir

Levent_Neyse | January 10, 2010
Neden yapmaktan hoşlandığımız şeyler için bize ödeme yapıldığında onları yapmak hoşumuza gitmez? Neden 50 Cent’lik bir Aspirin 1 Cent’lik bir Aspirin’den daha etkilidir? Neden dürüst değiliz? Neden parayla uğraşmak bizi daha dürüst yapar?
.
Lisans yıllarında iletişim fakültesinde Yavuz Turgul’un senaryo derslerini dinlerken sınıfta beynimde kalıcı olarak yer edecek bir konuşma geçmişti, şöyle bir şeydi: “Ben size ne anlatayım ki? Benim anlatacağım her şeyi okuyacağınız herhangi bir senaryo kitabından bulabilirsiniz. Hayat hakkında konuşalım biraz. Ama onun hakkında da ne konuşacağız ki? Benim söylediğim her şeyi sokaktaki bir adam da başka bir şekilde söyleyecektir size…” Kelimesi kelimesine olmasa da bu çerçevede bir konuşmaydı.
.
Küçüklüğümüzden beri kendimize sorduğumuz onlarca soru vardır, birçoğunu da çocukça olduğunu düşünüp büyüdüğümüze kanaat getirdiğimiz bir zamanda unutmuşuzdur muhtemelen. Benim unutmadığım bu sorulardan bir tanesi şu: “Atasözleri özlü sözlerdir.” Böyle buyurmuştu ilköğretim kaynakları. Özlü sözden kasıtlarının bu sözlerin genel geçer doğruluğa sahip olmaları sanmıştım hep. Evet, aslında, günlük dilde bu kadar kullanılıyorsa yetişkinlerin çoğu da hala böyle düşünüyorlardır muhtemelen. Ama benim merak ettiğim şu(ydu): Son gülen iyi mi güler yoksa sona kalan dona mı kalır? Ya da borç yiğidin kamçısı mıdır, yoksa borçsuz çoban borçlu beyden yeğ midir? Yıllar sonra anlayacaktım ki atasözleri sadece zihinsel bir rahatlama sağlayan, karar aşamalarını hızlandıran, her türlü yanlış karara da hem psikolojik hem sosyolojik meşruiyet kazandıran dil jokerleriymiş.
.
Buradan Yavuz Turgul’un konuşmasına geri dönersek:
GSYİH=C+I+G+X-M
GSMH= GSYİH + Dış Alem Faktör Gelirleri
SMH= GSMH – Amortismanlar
MG= SMH – Dolaylı Vergiler
Kişisel Gelir= MG + Transfer Ödemeleri
Harcanabilir Gelir = Kişisel Gelir – Doğrudan Vergiler
.
Gibi bir iktisatçı için işin “Ali ata bak” ı olan bu makro eşitlikleri “sokaktaki adam” tarafından şöyle de anlatılabilir:
.
“Abi vergimizi veriyoruz yok gelir vergisi (Doğrudan Vergiler), yok KDV’ si (Dolaylı Vergiler), yok bilmem ne vergisi… Devletin verdiği üç kuruş yardım (Transfer Ödemeleri), elimizde üç kuruş para (Kullanılabilir Gelir) nemize yetsin?”
Eli para tutan her çalışanın en azından milli gelir hesabı yapmayı bildiğini görüyoruz. Bu durumda biz iktisatçılar ne anlatalım ki?
.
Bu, iktisadın modelleme, basitleştirme geleneği ve gerekliliği bir şekilde biz iktisatçıların ve hatta sosyal bilimcilerin düşünce biçimlerini öylesine etkilemiştir ki, fikrimce yaşam birçoğumuz için çok daha anlaşılabilir ve keyifsiz oluyordur sürprizsiz. Ama her şeyi modelleyebileceğini, tahmin edebileceğini sanan sadece biz sosyal bilimciler alt kümesi mi yoksa tüm insanlar evrensel kümesi mi?
.
.
En başta sorduğumuz sorulara geri dönüp bu soruların Dan Ariely’nin  “Predictably Irrational” kitabının bölüm adlarından birkaçı olduğunu açıklayıp kitabı çok kısaca tanıtmak yerinde olacaktır:
.
Dan Ariely İsrail’de 18 yaşındayken bir patlama sonucu ağır biçimde yaralanmış, vücudundaki %70’i üçüncü dereceden yanıkların tedavisi için aylarca yoğun bir görmüş. Hastanede bandajlar, solüsyon banyoları, merhemlerle geçirdiği bu zaman içinde bol bol gözlem yapmış, bandajlarını çıkaran hemşirelerin bandaj çıkarma yöntemlerini değerlendirmiş. Tedavi sonrası Tel Aviv Üniversitesi’nde eğitimine devam ederken aldığı beynin fizyolojisi dersinden etkilenmiş ve yavaş yavaş MIT’de davranışsal iktisat profesörlüğüyle sonuçlanacak kariyerini (Neyse ki kariyeri gerçek anlamıyla sonuçlanmadı, hala yaşıyor) oluşturmaya başlamış.
.
Predictably Irrational kitabı ise tıpkı milli gelir hesabı yapmayı bildiğini bilmeyen herhangi bir insan gibi herhangi bir insan olduğunu bilen bir bilim adamının ürünü diyebiliriz. Öyle ki, anlaşılır olduğu kadar da akıcı olan bu kitap basit ve zekice deneylerle dolu. Deneysel/Davranışsal iktisat deneylerinin/oyunlarının sohbet edercesine anlatıldığı, hatta insanı yer yer kahkahalarla güldürdüğü Predictably Irrational’ı okurken hiç iktisat bilgisi olmayan bir insan eğlenirken, iktisattan az buçuk anlayan biri de yeni fikirlerle dolu ve iktisat teorilerini eleştirirken bulur kendisini.
.
Kahveler, çikolatalar, bira, güzel ve çirkin yüzlü insanların, cinsel tahrikin ve bunlar gibi iktisatla ya da bilimle ilgisiz olduğu düşünülebilecek faktörlerin kitaptaki deneylerde sıkça kullanıldığını söyleyerek kitaba popülist bir ilginçlik yükleyebilirim. Ancak kitabı okuyabilirsiniz de okumayabilirsiniz de, sevebilirsiniz de sevmeyebilirsiniz de… Ben okudum, sevdim, düşündüm.
.
Son olarak da şu siteler ilginizi çekebilir:
.
  • Dan Ariely’nin MIT sayfası: http://web.mit.edu/ariely/www/MIT/
  • Predictably Irrational: http://www.predictablyirrational.com/
  • Ariely’nin TED sunumları:
http://www.ted.com/talks/lang/eng/dan_ariely_asks_are_we_in_control_of_our_own_decisions.html
http://www.ted.com/talks/dan_ariely_on_our_buggy_moral_code.html
Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

A Broad Look at Volunteer’s Dilemma

U.Baris_Urhan | December 14, 2009

METU Dept. of Business Administration

MARC Seminar Series

Dec. 15, 2009
Time: 13:00
Place: IIBF B, G 262

Ü. BARIŞ URHAN
(TEPAV)

Abstract

Volunteer’s dilemma is an n-people binary choice game. One volunteer is
enough to create a positive outcome which can be benefitted by all other
players. Voluntary action is costly. If no-one volunteers, everybody gets
zero payoff. Therefore, in order to receive a given benefit, at least one
volunteer is needed. Social psychologists have been discussed this
phenomenon for about 40 years under the term of “bystander effect”. Game
theorists, after almost 20 years from the first paper on social psychology
which discussed the bystander effect, came up with a game called
“volunteer’s dilemma.” While the literature agrees on that both bystander
effect and volunteer’s dilemma are reflecting the same social dilemmas, it
is argued that there is an important difference between them and therefore
we should be careful to employ the same solution concepts to both.
Furthermore, common methodologies of experimental economics may not be
suitable to study volunteer’s dilemma and therefore, we should re-consider
the common experimental procedures while doing experiments on volunteer’s
dilemma games. To test this argument, a pilot experiment involving 420
subjects is carried out. Econometric results support the argument and
provide a ground to discuss how to test volunteer’s dilemma with
computerized laboratory methods.

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Duyurular
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Sosyallik karşıtı cezalandırma!

U.Baris_Urhan | September 14, 2009

Bazı terimleri ilk kez Türkçe’ye çeviriyorsanız her söylediğinizde ağzınızda bir küf tadı varmış hissine kapılırsınız, çünkü kulağınız alışmamıştır. İşte “sosyallik karşıtı cezalandırma” da benim için böyle bir çeviri, henüz fırın(ım)dan yeni çıktı. Literatüre “anti-social punishment” olarak geçen bu kavram, en güzel örneğiyle Simon Gaechter’in, Benedikt Hermann’ın birgün kendisini ziyarete gelip “daha önce yaptığınız çalışmanın Rusya’da benzer sonuçlar vereceğine inanmıyorum” iddiası ile hayat geçirdiği “Antisocial Punishment Across Societies“de karşımıza çıkıyor. Merak buyurmayın, Türkiye de “boyunun ölçüsünü” alanlar listesinde İstanbul’da yapılmış bir deneyle yerini almış! .

. Deneyin içeriği sıradan bir kamusal mal deneyinden farksız. (Ama nedir bu deneylerin detayları diyenler şuraya!) Kısaca: Varsayalım ki biz 4 kişiyiz ve birbirimizi ne tanıyoruz ne de görüyoruz. Herkesin önüne bir anda gökten 20TL düşüyor. Bu parayı kullanmanın da şöyle basit bir kuralı olsun: düşen 20TL’den herkes istediği miktarı ortaya koyacak (bu 0TL ile 20TL arasında bir mebla olabilir), ortadaki miktar 2 ile çarpılıp geri dağıtılacak. Dağıtım gerçekleştikten sonra isteyenler ellerindeki paradan bir miktar ödeyerek (yani fedakarlık ederek) istedikleri kişiyi (ki makul olan ortaya para koymayanları) cezalandırabilecekler. Örneğimizde de bu, verdiğinizin 3 katı kadar cezalandırma hakkınızın olması şeklinde olsun. Örneğin 2TL vererek, herhangi bir kişiyi bunun 3 katı ile yani 6TL ile cezalandırabilirsiniz. Cezalandırma, ellerine geçenden bu değerin düşülmesi olarak algılanmalıdır. İşte buraya kadar her şey normal! En rasyonel davranış herkesin elindeki tüm parayı ortaya koyması ve sonra ortaya konan 80TL’nin (4*20) 2 ile çarpılıp 160TL’ye dönüşmesi ve nihayette geri dağıtımla herkesin 40TL kazanmasıdır. Yani herkes birbirine güvenir ve tüm parasını ortaya koyarsa herkes kazanır! Hermann ve diğerleri bu deneyi İstanbul’un da aralarında bulunduğu 16 ülkenin şehirlerinde gerçekleştirmişler, sonuçlar ilginç! En çok katkı yapan şehirler Boston(18/20), Kopenhag(17.7/20), St.Gallen(16.7/20) ve Zürih(16.2/20). Buna karşılık en az katkı yapanlar İstanbul(7.1/20), Riyad(6.9/20) ve Atina(5.7/20). Ege’nin iki yakası yine komşuluğunu göstermiş desenize! Sosyallik karşıtı cezalandırma ise, sıkı durun, ortaya katkı yapmayanların katkı yapanları cezalandırması demektir. Biz Türkler bu durumu “hem suçlu hem güçlü” diyerek nesilden nesile izah ediyoruz zaten! Bu izah etkili olmuşa benziyor ki katkıda bulunanaları cezalandırma sıralamasında en iyi 5. ülke olarak yerimizi almışız! “İyi de bunu niye yapıyorsunuz kardeşim?”  diye sormamız gerektiğini söyleyen Simon Gaechter, bunun konuyla ilgili arkadaşlar için üzerinde düşünülmesi gereken güzel ve ilginç bir alan olduğunu belirtip 1. Türkiye Deneysel İktisat Yaz Okulu‘nda reklamını da yapmıştı diyerek topu atayım bırakayım. Sizce neden Türkiye’deki katılım oranları Kopenhag’dakinden böylesine düşük? Alın size bir ipucu.

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

The 1st Summer School on Experimental Economics of Turkey, Koc University, 2-9 August, 2009

U.Baris_Urhan | July 7, 2009

“Experimental economics is the application of experimental methods to study economic questions. Experiments are used to test the validity of economic theories and test-bed new market mechanisms. Using cash-motivated subjects, economic experiments create real-world incentives to help us better understand why markets and other exchange systems work the way they do.”

The summer school will be held in Koc University’s Rumelifeneri Campus. There will be core lectures, group works and experiments during this intensive one week summer school. The main lectures on methodology and applications in various topics will be given by

  1. Prof. Rosemarie Nagel, Pompeu Fabra University, Leex (Laboratori d’economia experimental)
  2. Prof. Simon Gächter, The University of Nottingham, CeDEx (Centre for Decision Research and Experimental Economics)

For more information please visit:

http://sites.google.com/site/experimenat2009turkey/

(If you cannot view the site properly please try again through www.ktunnel.com)

Organization Committee:

  • Assistant Prof. Zafer Akin (TOBB ETU, Department of Economics)
  • Assistant Prof. Seda Ertac (Koc University, Department of Economics)
  • U. Baris Urhan (MSc.Economics – Student, University of Copenhagen)

Sponsors

  • TUBITAK
  • Koc University
  • TOBB – ETU
  • EAF

Comments
4 Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Kaleci Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

U.Baris_Urhan | April 19, 2009



Eskiden, futboldan hiç anlamadığım kadar eskiden yani, babam futbol izlerken 90 dakika boyunca penaltı beklerdim. Çünkü sadece onu anlıyordum. Koyarsın topu beyaz noktaya, ne olacağı belli; denk gelirse büyük ihtimalle gol. Sonra da kaleci hayattan nefret eder pozisyonda hareketler yapardı, anlardık ki çok üzülmüş.

Yıllarca, kalecinin bütün o yaptığı hareketler beni topun gittiği yeri bilerek atladığına inandıramadı. Çünkü bir kere o beyaz nokta o kadar yakındı ki karşı takımın oyuncusu topa vurduğu anda kalecinin atlaması gerekiyordu; bu da ancak oyuncunun postüründen tahmin edilebilecek olasılık bilgisi dahilinde yapılan atlamalarla sonuç bulabiliyordu.

Yani kalecinin tahminen topun gittiği yöne atladığını düşünüyordum, ta ki bir blogda Journal of Economic Psychology’de çıkmış bir makalenin yorumunu okuyana dek. Bu yazı şuna dikkat çekiyor.

İstatiksel olarak top en çok merkeze atılırken, yani kaleciler için merkezde topu beklemek en avantajlı duruş olmasına rağmen, sağa-sola atlamayı tercih ediyorlar.

Mevcut makale bu durumu şöyle açıklıyor:

“(…) a goal scored yields worse feelings for the goalkeeper following inaction (staying in the center) than following action (jumping), leading to a bias for action.”

“… atılan gol kaleciyi, hareket etmemişse atlamaktan daha çok üzüyor; bu da harekete karşı bir eğilim oluşturuyor.”

Yani kaleci arkadaş bilerek değil de, rol icabı atlıyordu aslında. O halde kurtarırsa topu ne ala ama genelde hiç de kurtaramıyordu.

Sözün özü, çok farklı bir şey değil ama, klasik modelde, tek seferlik oyun gibi düşünürsek yani, optimal olmayan davranışlar sosyal normlar ve duyguların işin içine katıldığı modellerde optimal olabilirler.

Referanslar

• Bar-Eli, M., Azar, O. H., Ritov, I., Keidar-Levin, Y., & Schein, G. (2007). Action bias among elite soccer goalkeepers: The case of penalty kicks. Journal of Economic Psychology, 28(5), 606-621.
• Chiappori, P., Levitt, S., & Groseclose, T. (2002). Testing Mixed-Strategy Equilibria When Players Are Heterogeneous: The Case of Penalty Kicks in Soccer, The American Economic Review, 92(4), 1138-1151.
• Hardy-Vallee,Benoit(2008).The Rationality of Soccer Goalkeepers Retrieved 19 September, 2008 from naturalrationality webblog http://naturalrationality.blogspot.com/
• Palacios-Huerta, I. (2003). Professionals Play Minimax. Review of Economic Studies, 70(2), 395-415.

Rüştü DURAN

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Online Konferanslar, Dersler: Deneysel-Davranissal Iktisat ve Dahasi…

U.Baris_Urhan | March 14, 2009

Daha once Drazen Prelec’in Noroekonomi konulu konferansinin duyurusuylu bir giris yapmistik. Zaman icerisinde elime gecen ve ilginizi cekebilecegini dusundugum konferanslari, sunumlari ve roportajlari asagiya listeliyorum. Iyi eglenceler…

1. Behavioural and Experimental Economics ( Ernst Fehr / University of Zurich): Alan hakkinda izlenebilecek en iyi (zaten kac tane var ki?) sunum. Ernst Fehr icin alanin yasayan en iyi 5 uzmanindan birisidir dersek herhalde mubalaga etmis olmayiz.

2. Responsibility and Fairness (Alexander Cappelen and Bertil Tungodden / Norwegian School of Economics): Son yillarda bu konudaki calismalari ile deneysel iktisatcilar arasinda taninmaya baslandilar. 

3. Topics in Experimental and Behavioral Economics ( Arno M. Riedl / University of Maastricht): Maastricht Universitesi’nde deneysel iktisat uzerine calisan grubun basinda bulunuyor. Gecen sene baslattigi noroekonomi programiyla da ilgileri uzerine cekmisti. 

4. John Nash, A Beautiful Mind and Game Theory (Ariel Rubinstein / New-York University & Tel Aviv University): Kendisini sadece bir kez ve o da noroekonomi konusundaki calismasinin sunumunda dinleme sansim olmustu. Sunum yapanlara sordugu sorulari duyduktan sonra sunum yapmadigim icin kendimi sansli hissetmistim :) Kendisi bu sunumunu 2004 yilinda Sabanci Universitesi’nde de yapmis.

5. Market Failure and Market Design ( Al Roth / Harvard University): GoogleTech sohbetleri cercevesinde yapilmis bir sunum. Kendisinin oyun teorisi, deneysel iktisat ve piyasa tasarimi konusundaki internet sitesinin herkesin basucu kaynagi niteliginde oldugunu da belirtelim.

6. Neuroeconomics: How Can It Help Us Understand Exchange Systems? (Vernon Smith / Chapman University): Deneysel iktisat’in Nobel Odulu sahibi iktisatcisindan kacirilmayacak bir sunum. Biraz “gazete promosyonu” gibi oldu ama; idare edin artik :-)
Bir kucuk de not verelim; V.Smith, Chapman’a gecmeden once yillarca George Mason’da calisti ama ne olduysa(!) 2 sene once adi sani duyulmamis Chapman’a transfer oldu. Herhalde emeklilik gunlerini yasiyor :)

7. Neuroeconomics (Drazen Prelec / MIT): Daha once de sayfamiza yer alan, noroekonomi konusunda MIT’de ders veren D.Prelec’ten eglenceli bir sunum.

8. Constructivist and Ecological Rationality in Economics (Vernon Smith / Chapman University): Smith’in ayni konulu kitabi da raflarda yerini almis durumda.

*** bonus: Charles R. Plott’u merak edenler suradaki 1,5dk’lik roportajina bakabilirler. Turkiye’den erisim engellendigi icin Basbakanimizin belirttigi gibi “ben girebiliyorum” demek istiyorsaniz once www.ktunnel.com adresine girip, youtube’u acin ve sonrasinda arama kismina “Charles R.Plott” yazarak aratin. Ilk sirada cikacak olan “Dr Charles R Plott – Victorian Climate Change Summit“, aradigimiz roportaj. Kendisinin bu konudaki calismasi da acik artirma teorisi ile ilgilenenler icin guzel bir uygulama ornegi sunuyor.

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Nöroekonomi, Oyun Teorisi
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

« Previous Entries

Günün Sözü

Toplumsal organizasyon ilkesi olarak rekabetin başarılı bir şekilde kullanılması, iktisadî hayata yapılan belirli cebrî müdahale biçimlerini engeller; fakat rekabet kimi zaman kendi işleyişine oldukça önemli oranda yardımcı olabilen diğer müdahale biçimlerine de imkân verir ve hatta belirli türden devlet faaliyetlerini gerektirebilir. — Friedrich von Hayek

Üye Olun

Subscribe via RSS Subscribe via Email

Son Yapılan Yorumlar

  • fatih_vural on Mark Skousen – İktisadî Düşünce Tarihi (Modern İktisadın İnşası): Bilgi Yanlışları ve Çarpıtmalar (2)
  • fatih_vural on Schumpeter’den Özdeyişler
  • fatih_vural on Hayek’in Diktatör Röportajları Sonunda Kullanıldı(!)

Categories

  • Deneysel İktisat Kitaplığı (4)
  • Deneysel ve Davranışsal İktisat (16)
  • Duyurular (13)
  • Ekonometri (3)
  • Fizik ve İktisat (1)
  • İktisat Öğencilerine Tavsiyeler (15)
  • İktisat Tarihi (13)
  • İktisat Teorisi (15)
  • İktisatçılar (25)
  • Köşe Yazarları (4)
  • Kuantum Fiziği ve Felsefesi (6)
  • Müzik (3)
  • Nöroekonomi (7)
  • Nöropazarlama (3)
  • Okuma Önerileri (7)
  • Oyun Teorisi (8)
  • Röportajlar (2)
  • Serbest Atış (41)
  • Teknoloji ve Yenilik İktisadı (4)
  • Türkiye'de İktisat Eğitimi ve Bölümleri (12)

 

September 2010
M T W T F S S
« Aug    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Baglantilar

  • Aykut Kibritçioğlu
  • CeDEx – The University of Nottingham
  • Ceterisparibus.net
  • Cognitive Social Science
  • CREED – University of Amsterdam
  • Ekonomitürk
  • Homoekonomikus – Murat Çokgezen
  • N.E. Aydinonat
  • Repec – New Economic Papers
  • Siyaset Kahvesi
  • Yaşar Uysal
rss Comments rss valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox