<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Teori Üzerine</title>
	<atom:link href="http://iktisadiyat.com/2012/01/06/teori-uzerine/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iktisadiyat.com/2012/01/06/teori-uzerine/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 20:27:29 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
	<item>
		<title>By: Umit Baris Urhan</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/01/06/teori-uzerine/#comment-1220</link>
		<dc:creator>Umit Baris Urhan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 22:03:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=2952#comment-1220</guid>
		<description>Selam Serkan,

Üslup bence de biraz sertti, aslını istersen bizim burayı kurmamız ve burada, senin de dahil olduğun şekilde &quot;çıtası yüksek&quot; bir şeyler yazmaya çalışmamızın sebebi yorumların da aynı ciddiyetle ve üslupla gelmesiydi. Yine de özür dilemiş olman önemli! Zira  bir konuyu eleştirmek ayrı, onu yok kabul etmek ayrı! İktisatta matematiğe ve istatistiğe inanmamanı anlarım ama bu o alanları yok saymak anlamına gelmez. Ya toptan karşısındır çünkü... ya da bir kısmının tökezlediğine, işini iyi yapamadığına kanaat getirmişsindir çünkü... Eğer bu &quot;çünkü&quot;lerin arkası dolu değilse durum ulusal basındaki internet sayfalarının yorum kısımlarına döner ki hiçbirimiz bunu kabul edemeyiz; biz (sen, ben, can levent...) bu tarz yorumlarla karşılaşmayı hak etmiyoruz diye düşünüyorum.

Deney meselesine ya da &quot;teori&quot; meselesine gelince. Aslında senin bu üslubunun benzerini TSBD&#039;nin kongresinde de görmüştüm. Ufak eleştirilerime &quot;bu söylediklerinizi asla kabul edemem. en kibar ifadeyle saflıktır...&quot; mealinde cevap veren ve iktisada &quot;soldan&quot; baktığını söyleyen arkadaşların hitapları işin bilimselliğinden çok karşı tarafı yok saymaya yönelikti. 

Esas meseleye gelirsek yani Levent&#039;in konusuna: Benim görüşüm teorilerin öngörüler sağlamak için önemli olduğudur. Eğer böylesi dinamik bir yapı içerisinde, sorunlara çözüm arıyorsan bunun için istatistiği de, matematiği de, pazarlamayı da, sosyolojiyi de... kullanırsın. Bunu kullanırken ölçüyü kaçırıp kaçırmadığın kişisel bir yaklaşımdan ibarettir. Örneğin tarım ekonomisi çalışan bir iktisatçı biyolojiden, ziraat mühendisliğinden, istatistikten yardım alır, bunları harmanlar, &quot;gelecek 10 yıla ait pamuk arzını tahmin eder&quot; ve bunu belli kısıtlar altında yapar. Bu arzın karşılığında gübreye olan talebi de, ziraat mühendisi talebini de tahmin etmiş olur. Ne yapmıştır? Sayısal yöntemler ve çevre bilimleri yardımıyla iktisadi bir olay hakkında &quot;tahminde bulunmuştur&quot;! DİKKAT!!!.. Tahminde bulunma &quot;lüksü&quot; birçok alanda olduğu gibi iktisatta da vardır. İşin içinde insan olduğu için zaten bunun adı tahmindir yoksa fizikteki gibi kesinlik içeren deneylerin sonucunda bir yargıya varılırdı. Dolayısıyla &quot;teorici iktisatçıların&quot; ya da daha genel ifadeyle &quot;istatistik ve matematik&quot; kullanan iktisatçılara kişisel olarak inanmaman ne onların yaptıklarını yanlışlar ne de yaptıklarının yanlış olduğunu, uygulama yönünün bulunmadığını ya da hatalı işler yaptıklarını ortaya koyar. Tabi ki senin söylediğin açıdan &quot;çikolata talebiyle duble yollar arasında&quot; bağlantı kurabilecek çapsızlıktaki çalışmalar için fazlasıyla geçerli. Zaten bu yüzden amaç ve araç ayrımının ne olduğunun iyi bilinmesi gerektiği yüzlerce iktisatçı tarafından tartışılmaktadır.

Sevgiler,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Serkan,</p>
<p>Üslup bence de biraz sertti, aslını istersen bizim burayı kurmamız ve burada, senin de dahil olduğun şekilde &#8220;çıtası yüksek&#8221; bir şeyler yazmaya çalışmamızın sebebi yorumların da aynı ciddiyetle ve üslupla gelmesiydi. Yine de özür dilemiş olman önemli! Zira  bir konuyu eleştirmek ayrı, onu yok kabul etmek ayrı! İktisatta matematiğe ve istatistiğe inanmamanı anlarım ama bu o alanları yok saymak anlamına gelmez. Ya toptan karşısındır çünkü&#8230; ya da bir kısmının tökezlediğine, işini iyi yapamadığına kanaat getirmişsindir çünkü&#8230; Eğer bu &#8220;çünkü&#8221;lerin arkası dolu değilse durum ulusal basındaki internet sayfalarının yorum kısımlarına döner ki hiçbirimiz bunu kabul edemeyiz; biz (sen, ben, can levent&#8230;) bu tarz yorumlarla karşılaşmayı hak etmiyoruz diye düşünüyorum.</p>
<p>Deney meselesine ya da &#8220;teori&#8221; meselesine gelince. Aslında senin bu üslubunun benzerini TSBD&#8217;nin kongresinde de görmüştüm. Ufak eleştirilerime &#8220;bu söylediklerinizi asla kabul edemem. en kibar ifadeyle saflıktır&#8230;&#8221; mealinde cevap veren ve iktisada &#8220;soldan&#8221; baktığını söyleyen arkadaşların hitapları işin bilimselliğinden çok karşı tarafı yok saymaya yönelikti. </p>
<p>Esas meseleye gelirsek yani Levent&#8217;in konusuna: Benim görüşüm teorilerin öngörüler sağlamak için önemli olduğudur. Eğer böylesi dinamik bir yapı içerisinde, sorunlara çözüm arıyorsan bunun için istatistiği de, matematiği de, pazarlamayı da, sosyolojiyi de&#8230; kullanırsın. Bunu kullanırken ölçüyü kaçırıp kaçırmadığın kişisel bir yaklaşımdan ibarettir. Örneğin tarım ekonomisi çalışan bir iktisatçı biyolojiden, ziraat mühendisliğinden, istatistikten yardım alır, bunları harmanlar, &#8220;gelecek 10 yıla ait pamuk arzını tahmin eder&#8221; ve bunu belli kısıtlar altında yapar. Bu arzın karşılığında gübreye olan talebi de, ziraat mühendisi talebini de tahmin etmiş olur. Ne yapmıştır? Sayısal yöntemler ve çevre bilimleri yardımıyla iktisadi bir olay hakkında &#8220;tahminde bulunmuştur&#8221;! DİKKAT!!!.. Tahminde bulunma &#8220;lüksü&#8221; birçok alanda olduğu gibi iktisatta da vardır. İşin içinde insan olduğu için zaten bunun adı tahmindir yoksa fizikteki gibi kesinlik içeren deneylerin sonucunda bir yargıya varılırdı. Dolayısıyla &#8220;teorici iktisatçıların&#8221; ya da daha genel ifadeyle &#8220;istatistik ve matematik&#8221; kullanan iktisatçılara kişisel olarak inanmaman ne onların yaptıklarını yanlışlar ne de yaptıklarının yanlış olduğunu, uygulama yönünün bulunmadığını ya da hatalı işler yaptıklarını ortaya koyar. Tabi ki senin söylediğin açıdan &#8220;çikolata talebiyle duble yollar arasında&#8221; bağlantı kurabilecek çapsızlıktaki çalışmalar için fazlasıyla geçerli. Zaten bu yüzden amaç ve araç ayrımının ne olduğunun iyi bilinmesi gerektiği yüzlerce iktisatçı tarafından tartışılmaktadır.</p>
<p>Sevgiler,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A.Serkan K.</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/01/06/teori-uzerine/#comment-1219</link>
		<dc:creator>A.Serkan K.</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 17:36:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=2952#comment-1219</guid>
		<description>Üslubum konusunda özür dilerim, Leventcim...Biraz sert anlatmışım galiba söyleyeceklerimi...Sen benim yorgunluğuma ver...

Sorularına cevap verirsem eğer! Düşündüğün gibi değil. Benim için bir bilime giriş ve çıkışların açık olması önşarttır. Bir şey &quot;Yeni&quot; diye yada &quot;MODA&quot; diye asla bir şeyi benimsemem. Lakin Şüpheye, mantığa, eleştirel akılcılığa ve reddiye ile gelişen şeylere dört elle sarılırım...İktisat teorisi diye hatta belli bir siyasi görüşü paylaşıyoruz diye Monetarist olmam. Yada Avusturya İktisada benziyor diye Davranışçı iktisatçı olmam. Ben içinde &quot;İNSAN EYLEMLERİ&quot; olan tercih-zaman&#039;ı göz önünde bulunduran. Ve bütün insanları ilgilendiren bir şeylerin peşinden giderim. Çünkü bütün insanlar tercih yapar ve bir zaman içindedir. Herkes bir tercihte özgürdür ve tercih eder. Hiç tercih etmeyerek bile... Bu rasyoneldir. Bir intihar için bile su yerine zehir içen biri benim için tercih sahibi ve rasyoneldir. Çünkü ölüm onun yaşadığı 1 saat önceki durumundan daha iyi olma halini gösterir. Bu o birey için rasyoneldir. Fakat Neo-Klasik iktisat duvara tostlamış bir teoridir. Onda eleştirel akılcılık yoktur. O sınıra gelmiştir. O herhangi bir insanın tercih fotoğrafını masasına koyan ve bunu analiz eden iktisatçı için homo-ekonomus&#039;tur. Okadar masa başı iktisatçısı onda bir duygu aramaz. Bir şey çöpe gittiyse eğer ve eleştireye artık kapılarını kapattıysa o teori bitmiştir. Aynı ilkel insanın sosyal davranışları gibi şimdi biz Noeonderthal insandan iktisat öğrenemeyiz. Biz bugüne bakarız. Analatmak istediğim buydu... 

İkinci nokta ben iktisatta matematiğe ve istatistiğe inanmam. Şimdi Michael Jordan 1000 maç 100 sayı atsa, 1001. maç 100 sayı atma ihtimali yüksektir. zira 100 sayı atmasını asla bu istatistik ve matematik sağlamaz. Eğer bu kesin bir veri değilse Kesin değildir. Bu fizik değildir ki yerçekimi kanunu dünyanın her yerinde aynı olsun. Bu insan ve M.Jordan ya 1 sayı atarsa ne yapacağız? İktisat budur. İktisat metodolojiktir. Ama bu metodolojideki kanunlar Bütün insanların TÜKETİCİ olması gibi çok az kesinlikler üzerine oturur....

Üslup için özür. Bilimde alınganlık yapmak değil, karşıdakiden bir şeyler öğrenmek önemlidir. Bu makale aslında çok iyi bir makale sadece örnekleri kötüydü...Demek istediğim buydu, asla başka kötü bir şey için değil....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Üslubum konusunda özür dilerim, Leventcim&#8230;Biraz sert anlatmışım galiba söyleyeceklerimi&#8230;Sen benim yorgunluğuma ver&#8230;</p>
<p>Sorularına cevap verirsem eğer! Düşündüğün gibi değil. Benim için bir bilime giriş ve çıkışların açık olması önşarttır. Bir şey &#8220;Yeni&#8221; diye yada &#8220;MODA&#8221; diye asla bir şeyi benimsemem. Lakin Şüpheye, mantığa, eleştirel akılcılığa ve reddiye ile gelişen şeylere dört elle sarılırım&#8230;İktisat teorisi diye hatta belli bir siyasi görüşü paylaşıyoruz diye Monetarist olmam. Yada Avusturya İktisada benziyor diye Davranışçı iktisatçı olmam. Ben içinde &#8220;İNSAN EYLEMLERİ&#8221; olan tercih-zaman&#8217;ı göz önünde bulunduran. Ve bütün insanları ilgilendiren bir şeylerin peşinden giderim. Çünkü bütün insanlar tercih yapar ve bir zaman içindedir. Herkes bir tercihte özgürdür ve tercih eder. Hiç tercih etmeyerek bile&#8230; Bu rasyoneldir. Bir intihar için bile su yerine zehir içen biri benim için tercih sahibi ve rasyoneldir. Çünkü ölüm onun yaşadığı 1 saat önceki durumundan daha iyi olma halini gösterir. Bu o birey için rasyoneldir. Fakat Neo-Klasik iktisat duvara tostlamış bir teoridir. Onda eleştirel akılcılık yoktur. O sınıra gelmiştir. O herhangi bir insanın tercih fotoğrafını masasına koyan ve bunu analiz eden iktisatçı için homo-ekonomus&#8217;tur. Okadar masa başı iktisatçısı onda bir duygu aramaz. Bir şey çöpe gittiyse eğer ve eleştireye artık kapılarını kapattıysa o teori bitmiştir. Aynı ilkel insanın sosyal davranışları gibi şimdi biz Noeonderthal insandan iktisat öğrenemeyiz. Biz bugüne bakarız. Analatmak istediğim buydu&#8230; </p>
<p>İkinci nokta ben iktisatta matematiğe ve istatistiğe inanmam. Şimdi Michael Jordan 1000 maç 100 sayı atsa, 1001. maç 100 sayı atma ihtimali yüksektir. zira 100 sayı atmasını asla bu istatistik ve matematik sağlamaz. Eğer bu kesin bir veri değilse Kesin değildir. Bu fizik değildir ki yerçekimi kanunu dünyanın her yerinde aynı olsun. Bu insan ve M.Jordan ya 1 sayı atarsa ne yapacağız? İktisat budur. İktisat metodolojiktir. Ama bu metodolojideki kanunlar Bütün insanların TÜKETİCİ olması gibi çok az kesinlikler üzerine oturur&#8230;.</p>
<p>Üslup için özür. Bilimde alınganlık yapmak değil, karşıdakiden bir şeyler öğrenmek önemlidir. Bu makale aslında çok iyi bir makale sadece örnekleri kötüydü&#8230;Demek istediğim buydu, asla başka kötü bir şey için değil&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Levent</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/01/06/teori-uzerine/#comment-1217</link>
		<dc:creator>Levent</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 12:40:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=2952#comment-1217</guid>
		<description>Merhaba Serkan. Yorumun icin tesekkurler.

Ancak savundugunu tam anlamadim mi acaba? Demek istedigin &quot;yeni olan kabul edilmeli ve teori ile zaman kaybedilmemeli&quot; mi?
Iktisat, davranisa veya kalitatif bilgilere dayanmali ve matematikten uzak mi durmali?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Serkan. Yorumun icin tesekkurler.</p>
<p>Ancak savundugunu tam anlamadim mi acaba? Demek istedigin &#8220;yeni olan kabul edilmeli ve teori ile zaman kaybedilmemeli&#8221; mi?<br />
Iktisat, davranisa veya kalitatif bilgilere dayanmali ve matematikten uzak mi durmali?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A.Serkan K.</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2012/01/06/teori-uzerine/#comment-1204</link>
		<dc:creator>A.Serkan K.</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 14:06:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://iktisadiyat.com/?p=2952#comment-1204</guid>
		<description>Leventcim, bir iktisatçı olarak  &quot;Teori Üzerine&quot; makalenin mantığını doğru bulmuyorum. Çünkü verdiğin örnekler doğru değil...Picasso üzerine verdiğin örnek bir ressamın yapmazsa yapmazı olan &quot;geliştirerek elde edeceği&quot; yeteneğini &quot;sürekli antreman&quot; ile kalıcı yaptığı şeylerdir. Önce kara kalem çalışılır sonra sulu boyaya geçilir, sonra cam boyanır sonra belki karikatür çizilir sonra potre yapılır. Sonra klasik yağlı boya sonra Kendin olursun &quot;Picasso için Kübist&quot;... Yani Bir ressam teori gibi soyut bir bilgiyle ASLA İYİ BİR RESSAM OLAMAZ. Ressam için yaşayarak değil sürekli resim çalışılarak öğrenmesi gereken ve yüksek konsatrasyon gerekli bir çalışma meselesidir. Ressam Tecrübeye ve sürekli antremana dayalı bir meslektir. İktisatçı ise Fizik ve Biyoloji gibi basit ve anlaşılır ilkelerini sıradan insanlara anlatan bir yarı teorisyen veya saha çalışmasıyla insanı anlamaya çalışan bir sosyologtur. Bunun yanında İktisat içinde insan davranışları olduğundan iktisada tarih ve felsefede mutlak anlamda eklemlenmelidir. Yani İktisatçı basit ve anlaşılır evrensel basit ilkelerini yok sayan yada onu görmezden gelen veyahut bu ilkeleri sulandıran veya soyutlaştıran matematik, istatistik gibi asla İNSANIN EYLEMLERİNİ anlamayan bilimlerden uzak durmanldır. Bende bir örnek verirsem eğer: Şimdi biz Kopernik&#039;ten ve Galileo&#039;dan önce dünyanın dönmediğine inanıyorduk. Hatta depremleri kaplumbağa üzerinde duran yer&#039;in kamplumbağın hareketleri sonucunda oluştuğunu varsayıyoduk..Sence biz bu arkeik bilgileri öğrenmeli miyiz? Yada Marjinalist devrimden önce Emek değer teorinin Elmasın fiyatını anlamlandıramadığı günlere dönmeli miyiz? Yada Yaratancıların Birdenbire dünyaya inen insanlara inanan teorisi önce öğrenip sonra darwinciliği mi? Öğrenelim...DİKKAT!!!Yanlış bilgilerle doğru ya varılamaz...NOKTA</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Leventcim, bir iktisatçı olarak  &#8220;Teori Üzerine&#8221; makalenin mantığını doğru bulmuyorum. Çünkü verdiğin örnekler doğru değil&#8230;Picasso üzerine verdiğin örnek bir ressamın yapmazsa yapmazı olan &#8220;geliştirerek elde edeceği&#8221; yeteneğini &#8220;sürekli antreman&#8221; ile kalıcı yaptığı şeylerdir. Önce kara kalem çalışılır sonra sulu boyaya geçilir, sonra cam boyanır sonra belki karikatür çizilir sonra potre yapılır. Sonra klasik yağlı boya sonra Kendin olursun &#8220;Picasso için Kübist&#8221;&#8230; Yani Bir ressam teori gibi soyut bir bilgiyle ASLA İYİ BİR RESSAM OLAMAZ. Ressam için yaşayarak değil sürekli resim çalışılarak öğrenmesi gereken ve yüksek konsatrasyon gerekli bir çalışma meselesidir. Ressam Tecrübeye ve sürekli antremana dayalı bir meslektir. İktisatçı ise Fizik ve Biyoloji gibi basit ve anlaşılır ilkelerini sıradan insanlara anlatan bir yarı teorisyen veya saha çalışmasıyla insanı anlamaya çalışan bir sosyologtur. Bunun yanında İktisat içinde insan davranışları olduğundan iktisada tarih ve felsefede mutlak anlamda eklemlenmelidir. Yani İktisatçı basit ve anlaşılır evrensel basit ilkelerini yok sayan yada onu görmezden gelen veyahut bu ilkeleri sulandıran veya soyutlaştıran matematik, istatistik gibi asla İNSANIN EYLEMLERİNİ anlamayan bilimlerden uzak durmanldır. Bende bir örnek verirsem eğer: Şimdi biz Kopernik&#8217;ten ve Galileo&#8217;dan önce dünyanın dönmediğine inanıyorduk. Hatta depremleri kaplumbağa üzerinde duran yer&#8217;in kamplumbağın hareketleri sonucunda oluştuğunu varsayıyoduk..Sence biz bu arkeik bilgileri öğrenmeli miyiz? Yada Marjinalist devrimden önce Emek değer teorinin Elmasın fiyatını anlamlandıramadığı günlere dönmeli miyiz? Yada Yaratancıların Birdenbire dünyaya inen insanlara inanan teorisi önce öğrenip sonra darwinciliği mi? Öğrenelim&#8230;DİKKAT!!!Yanlış bilgilerle doğru ya varılamaz&#8230;NOKTA</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

