<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Friedman versus Rothbard</title>
	<atom:link href="http://iktisadiyat.com/2011/07/29/friedman-versus-rothbard/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iktisadiyat.com/2011/07/29/friedman-versus-rothbard/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 20:27:29 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
	<item>
		<title>By: BLC</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2011/07/29/friedman-versus-rothbard/#comment-353</link>
		<dc:creator>BLC</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2011 00:16:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description>&quot;Bir araştırmaya göre Hayek, özel mülkiyet kelimesini bir kitabında 3 defa kullanmış(Nasıl bir klasik liberal ama değil mi? Marx bile küfür ederken daha fazla kullanmıştır.)…Örneğin “Bilginin toplumda kullanılması” makalesinde neredeyse özel mülkiyet kelimesi yok….&quot;



iki saattir konuşuyoruz bir kere özel mülkiyet demedik..: ))</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bir araştırmaya göre Hayek, özel mülkiyet kelimesini bir kitabında 3 defa kullanmış(Nasıl bir klasik liberal ama değil mi? Marx bile küfür ederken daha fazla kullanmıştır.)…Örneğin “Bilginin toplumda kullanılması” makalesinde neredeyse özel mülkiyet kelimesi yok….&#8221;</p>
<p>iki saattir konuşuyoruz bir kere özel mülkiyet demedik..: ))</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A.Serkan K.</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2011/07/29/friedman-versus-rothbard/#comment-352</link>
		<dc:creator>A.Serkan K.</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 23:23:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description>Alla sen Can, Ana Akım kendisinden başka kimi biliyor. Bu arada Ana Akımdan bana ne, bize ne. Ana akım iktidara çöreklenmiş engizisyon mahkemesi gibi çalışıyor. &quot;-Ya bana uyacaksın yada yokolacaksın&quot; diyor....Mises sabit fikirli değildi, Mises Net ve Gerçekçiydi. Senin dediğin başka bir şey...Sabit fikirli mistik ve romantiktir. Mises rasyonel ve mantıklıydı.Rothbard onun takipçisiydi. Ama Mises anarşizmin imkansız olduğundan dem vururken -üzülürdü. Rothbard ise anarşizmin mümkün olduğunu ortaya koymuştur. Çünkü Mises&#039;i de aşmıştır. Mises çöldeki su kuyusuna sahip olan özel mülkiyet sahibinin zalim olduğunu söylerken, tekel&#039;in devlet dışında hiç kırılamayacağına inanıyordu. Rothbard ise Tekel&#039;in insan aklı, bilinci, rekabeti ve özel mülkiyet sayesinde kırılacağını keşfeden ilk kişidir. Devlete ve zorbalığa gerek kalmadan Bugün insanlar çölde kaktüs bitkisini taklit ederek özel ağlarla Tonlarca su elde etmekteler ve tarım yapmaktalar. Hemde serbest piyasa ilkesinin dışına hiç çıkmayarak- Girişimcilerle... Liberal dünyada bir sıçrama yapmıştır. Rothbard büyük entellektüeller de görülen &quot;Sistematik&quot; bir ekol kurucusudur. Fakat acayip bir tevazu sahibi olduğundan kendisini hep geri planda tutmuştur. İşte bu çok yanlıştı.Popüler olmaktan çok filozof gibi davrandı. Rothbard&#039;ta en çok dikkatimi çeken şey. Sosyalizmi kaynağından okuyan ender liberallerden birisi olmasıydı. Yahudi olmasına rağmen Filistin tarafındaydı. Siyonistlerin baş düşmanıydı. Berlin&#039;e bu yüzden çok kızıyordu. Vietnam savaşına karşı çıkan lenincilerle işbirliği yapmıştı. SSCB&#039;nin ABD&#039;den her zaman daha pasifist ve savaş karşıtı olduğunu söyleyen ender kişilerden biriydi.

Özgürlükler bilinenin aksine doğal haklardan önce özel mülkiyet ile ilintilidir. Örneğin Bir sinema salonunda -Yangın var diye bağırmak. Doğal haklara göre mümkündür. Çünkü ifade özgürlüğüdür. Fakat sinema sahibi yangın var ifade özgürlüğünden sonra müşterilerini kaçıran kişiden tazminat almak zorunda kalacaktır. Öyleyse birisi ifade özgürlüğü kullanmak için önce özel mülkiyet sahibi olmak yada o yeri kiralamak durumundadır.

Klasik liberalizm asla ADAM SMİTH ile başlamamıştır. Fransız Turgot, Smith&#039;den daha iyi iktisatçı ve teorisyendir...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Alla sen Can, Ana Akım kendisinden başka kimi biliyor. Bu arada Ana Akımdan bana ne, bize ne. Ana akım iktidara çöreklenmiş engizisyon mahkemesi gibi çalışıyor. &#8220;-Ya bana uyacaksın yada yokolacaksın&#8221; diyor&#8230;.Mises sabit fikirli değildi, Mises Net ve Gerçekçiydi. Senin dediğin başka bir şey&#8230;Sabit fikirli mistik ve romantiktir. Mises rasyonel ve mantıklıydı.Rothbard onun takipçisiydi. Ama Mises anarşizmin imkansız olduğundan dem vururken -üzülürdü. Rothbard ise anarşizmin mümkün olduğunu ortaya koymuştur. Çünkü Mises&#8217;i de aşmıştır. Mises çöldeki su kuyusuna sahip olan özel mülkiyet sahibinin zalim olduğunu söylerken, tekel&#8217;in devlet dışında hiç kırılamayacağına inanıyordu. Rothbard ise Tekel&#8217;in insan aklı, bilinci, rekabeti ve özel mülkiyet sayesinde kırılacağını keşfeden ilk kişidir. Devlete ve zorbalığa gerek kalmadan Bugün insanlar çölde kaktüs bitkisini taklit ederek özel ağlarla Tonlarca su elde etmekteler ve tarım yapmaktalar. Hemde serbest piyasa ilkesinin dışına hiç çıkmayarak- Girişimcilerle&#8230; Liberal dünyada bir sıçrama yapmıştır. Rothbard büyük entellektüeller de görülen &#8220;Sistematik&#8221; bir ekol kurucusudur. Fakat acayip bir tevazu sahibi olduğundan kendisini hep geri planda tutmuştur. İşte bu çok yanlıştı.Popüler olmaktan çok filozof gibi davrandı. Rothbard&#8217;ta en çok dikkatimi çeken şey. Sosyalizmi kaynağından okuyan ender liberallerden birisi olmasıydı. Yahudi olmasına rağmen Filistin tarafındaydı. Siyonistlerin baş düşmanıydı. Berlin&#8217;e bu yüzden çok kızıyordu. Vietnam savaşına karşı çıkan lenincilerle işbirliği yapmıştı. SSCB&#8217;nin ABD&#8217;den her zaman daha pasifist ve savaş karşıtı olduğunu söyleyen ender kişilerden biriydi.</p>
<p>Özgürlükler bilinenin aksine doğal haklardan önce özel mülkiyet ile ilintilidir. Örneğin Bir sinema salonunda -Yangın var diye bağırmak. Doğal haklara göre mümkündür. Çünkü ifade özgürlüğüdür. Fakat sinema sahibi yangın var ifade özgürlüğünden sonra müşterilerini kaçıran kişiden tazminat almak zorunda kalacaktır. Öyleyse birisi ifade özgürlüğü kullanmak için önce özel mülkiyet sahibi olmak yada o yeri kiralamak durumundadır.</p>
<p>Klasik liberalizm asla ADAM SMİTH ile başlamamıştır. Fransız Turgot, Smith&#8217;den daha iyi iktisatçı ve teorisyendir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Can Madenci</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2011/07/29/friedman-versus-rothbard/#comment-351</link>
		<dc:creator>Can Madenci</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 07:43:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description>Mises sabit fikirliydi ve metodolojisi saçmaydı. Bugün ana akım iktisatta onu kimse bilmiyor. Rothbard da Mises’in aynı anlamda takipçisiydi. (Gerçi Rothbard Mises’in pareksoloji yöntemini eleştiriyor.) Mises saçma da olsa fikirleri olan biriydi, Rothbard ise onun vasat bir takipçisi oldu (çok yazmak demek fikirleri olmak demek değildir).

Linklerini verdiğim yerlerin birinde yazıyordu sanırım, bu ikisi kendilerince bir “kült” yaratmışlar etraflarında, millet onlara tapıp duruyor. Hayek&#039;in etrafında böyle bir şey yok anladığım kadarıyla.

Özgürlükleri özel mülkiyete bağlamak elbette saçma. Doğal haklarla da çatışır bu herhalde. İşin doğrusu, sonradan gelen garip ve uçuk kaçık fikirleri olan sözde takipçileri yerine, Adam Smith’in kendisini okumak.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mises sabit fikirliydi ve metodolojisi saçmaydı. Bugün ana akım iktisatta onu kimse bilmiyor. Rothbard da Mises’in aynı anlamda takipçisiydi. (Gerçi Rothbard Mises’in pareksoloji yöntemini eleştiriyor.) Mises saçma da olsa fikirleri olan biriydi, Rothbard ise onun vasat bir takipçisi oldu (çok yazmak demek fikirleri olmak demek değildir).</p>
<p>Linklerini verdiğim yerlerin birinde yazıyordu sanırım, bu ikisi kendilerince bir “kült” yaratmışlar etraflarında, millet onlara tapıp duruyor. Hayek&#8217;in etrafında böyle bir şey yok anladığım kadarıyla.</p>
<p>Özgürlükleri özel mülkiyete bağlamak elbette saçma. Doğal haklarla da çatışır bu herhalde. İşin doğrusu, sonradan gelen garip ve uçuk kaçık fikirleri olan sözde takipçileri yerine, Adam Smith’in kendisini okumak.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: A.Serkan K.</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2011/07/29/friedman-versus-rothbard/#comment-350</link>
		<dc:creator>A.Serkan K.</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 23:07:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description>Selgin geçenlerde Türkiye&#039;ye geldi. Programda Deniz gökçe, Seyfettin hoca ve Asaf savaş Akat vardı. Selgin gençlik yıllarında Avusturya İktisadınla ilgilendiğini söyledi. Ama konuşmasında sıklıkla Hayek&#039;e atıfta bulundu. Hayek&#039;in son yıllarında 1978 yılında ortaya attığı &quot;Serbest Bankacılık&quot; sistemini, Selgin, Merkez bankası çerçevesinde Diğer bankaların serbest ama kontrollü bir şekilde para ihracına izin verilmesini ve bu da enflasyonu &quot;mutlak&quot; bir şekilde çözeceğini söyledi. Tipik bir devletçi gibi konuştu durdu. İskoç Serbest Bankacılık tarihi, ABD serbest bankacılık tarihi ve İngiltere örneklerini sundu. Seyfettin hoca ise TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ilk kuruluş yıllarında Merkez bankası olmadığı ve enflasyonun olmadığını söyledi. 1922-1929 yılları arasında dedi. Selgin buna şaşırdı. Ve bu konuyu araştıracağını söyledi. Selgin&#039;e tek bir soru sordum: &quot;Teorinizde Rekabet mi yoksa özel mülkiyet mi önemli dedim&quot; Bana cevap olarak: &quot;Rekabet dedi. Hatta ses tonunda özel mülkiyeti küçümseyici bir ton vardı.&quot; ve benim için SELGİN EFSANESİ orada ve o anda BİTTİ. Akşam yemeğe bile katılmadım. Hocası Hayek&#039;te de bu ton vardı, hep. Bir araştırmaya göre Hayek, özel mülkiyet kelimesini bir kitabında 3 defa kullanmış(Nasıl bir klasik liberal ama değil mi? Marx bile küfür ederken daha fazla kullanmıştır.)...Örneğin &quot;Bilginin toplumda kullanılması&quot; makalesinde neredeyse özel mülkiyet kelimesi yok.... 

Milton Friedman, son yıllarında çok üzüntülüydü. Son röportajlarında hep liberal gençlere günah çıkartıyordu. Keşke diyordu Keynes mücadelesinde onun argümanlarını kullanmasaydım. Çünkü işin aslı yani bizzat kendisi(Keynes) her zaman onun taklitlerinden daha klasik kalır. Friedman ileriki yıllarda kitaplarının okunmayacağından emindi. Milton Friedman, liberal dünya dışında popülerliği çoktu, parayı götürdü. Popüler bir yıldızdı. Hayek, Friedman&#039;ı neredeyse hiç eleştirmemiştir. Biri bozacı diğeri şıracıydı. İki Şahit :) Ne tuhaf bu ikisinin Nobel alması. Bak sen hele şansa....

Oysa Mises ve Rothbard gerçekten iyi -Hatta en iyisi- iki ekonomist, tarihçi ve mevkiileri önemsemeyen özgürlük dostlarıydı. Bugün Mises- Rothbard ekolü her konuda ve bilimde fikir beyan ederken, Hayekçiler sadece ve sadece iktisat ve muahafazakar siyaset alanına sıkışıp kalmışlardır. Liberal dünyada Hayek-Friedman ekolü olan &quot;Sağ&quot; kanat güçlüdür ama bi hızla Mises-Rothbard ekolü onları geçmektedir. Dünya iktisat ekolü olarak her kesimden insanın okuyabildiği ender iktisat ekolleri Marksist ekol ile Avusturyan İktisat ekolüdür. Gerisi boş laftır.

Ve Mises&#039;in 1947 Mont-Pelerin&#039;de Friedman-Hayek&#039;in bulduğu bir toplantıda dediği gibi:&quot; Hepiniz birer Sosyalistsiniz!&quot;...:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selgin geçenlerde Türkiye&#8217;ye geldi. Programda Deniz gökçe, Seyfettin hoca ve Asaf savaş Akat vardı. Selgin gençlik yıllarında Avusturya İktisadınla ilgilendiğini söyledi. Ama konuşmasında sıklıkla Hayek&#8217;e atıfta bulundu. Hayek&#8217;in son yıllarında 1978 yılında ortaya attığı &#8220;Serbest Bankacılık&#8221; sistemini, Selgin, Merkez bankası çerçevesinde Diğer bankaların serbest ama kontrollü bir şekilde para ihracına izin verilmesini ve bu da enflasyonu &#8220;mutlak&#8221; bir şekilde çözeceğini söyledi. Tipik bir devletçi gibi konuştu durdu. İskoç Serbest Bankacılık tarihi, ABD serbest bankacılık tarihi ve İngiltere örneklerini sundu. Seyfettin hoca ise TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ilk kuruluş yıllarında Merkez bankası olmadığı ve enflasyonun olmadığını söyledi. 1922-1929 yılları arasında dedi. Selgin buna şaşırdı. Ve bu konuyu araştıracağını söyledi. Selgin&#8217;e tek bir soru sordum: &#8220;Teorinizde Rekabet mi yoksa özel mülkiyet mi önemli dedim&#8221; Bana cevap olarak: &#8220;Rekabet dedi. Hatta ses tonunda özel mülkiyeti küçümseyici bir ton vardı.&#8221; ve benim için SELGİN EFSANESİ orada ve o anda BİTTİ. Akşam yemeğe bile katılmadım. Hocası Hayek&#8217;te de bu ton vardı, hep. Bir araştırmaya göre Hayek, özel mülkiyet kelimesini bir kitabında 3 defa kullanmış(Nasıl bir klasik liberal ama değil mi? Marx bile küfür ederken daha fazla kullanmıştır.)&#8230;Örneğin &#8220;Bilginin toplumda kullanılması&#8221; makalesinde neredeyse özel mülkiyet kelimesi yok&#8230;. </p>
<p>Milton Friedman, son yıllarında çok üzüntülüydü. Son röportajlarında hep liberal gençlere günah çıkartıyordu. Keşke diyordu Keynes mücadelesinde onun argümanlarını kullanmasaydım. Çünkü işin aslı yani bizzat kendisi(Keynes) her zaman onun taklitlerinden daha klasik kalır. Friedman ileriki yıllarda kitaplarının okunmayacağından emindi. Milton Friedman, liberal dünya dışında popülerliği çoktu, parayı götürdü. Popüler bir yıldızdı. Hayek, Friedman&#8217;ı neredeyse hiç eleştirmemiştir. Biri bozacı diğeri şıracıydı. İki Şahit <img src='http://iktisadiyat.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ne tuhaf bu ikisinin Nobel alması. Bak sen hele şansa&#8230;.</p>
<p>Oysa Mises ve Rothbard gerçekten iyi -Hatta en iyisi- iki ekonomist, tarihçi ve mevkiileri önemsemeyen özgürlük dostlarıydı. Bugün Mises- Rothbard ekolü her konuda ve bilimde fikir beyan ederken, Hayekçiler sadece ve sadece iktisat ve muahafazakar siyaset alanına sıkışıp kalmışlardır. Liberal dünyada Hayek-Friedman ekolü olan &#8220;Sağ&#8221; kanat güçlüdür ama bi hızla Mises-Rothbard ekolü onları geçmektedir. Dünya iktisat ekolü olarak her kesimden insanın okuyabildiği ender iktisat ekolleri Marksist ekol ile Avusturyan İktisat ekolüdür. Gerisi boş laftır.</p>
<p>Ve Mises&#8217;in 1947 Mont-Pelerin&#8217;de Friedman-Hayek&#8217;in bulduğu bir toplantıda dediği gibi:&#8221; Hepiniz birer Sosyalistsiniz!&#8221;&#8230;:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

