iktisadiyat

  • rss
  • Home
  • Yurt Dışında Eğitim Rehberi
  • Hakkımızda (yenilendi!)

Neden Nöropazarlama? (NPYD-3)

Tuna_Cakar | June 18, 2010

Neden Nöropazarlama?

Şu ana kadar nöropazarlama’nın ne olduğu ve kullanılan teknikler üzerinde durduk. Bu yazıda ise, önceki yazımı okuyan bazı arkadaşlarım ve okurlarım tarafından gelen bazı eleştiriler üzerinde durmak ve nöropazarlama alanının bilimsel anlamdaki gerekliliği ve önemi üzerinde durmaya çalışacağım. Her yazının kendi içindeki anlamsal bütünlüğü sağlamak adına nöropazarlamanın ne demek olduğuna ve toplum açısından önemine de kısaca değineceğim. NP nedir? Nöropazarlama en yalın tanımıyla pazarlamanın etki alanında olan insan beyninin nasıl çalıştığı ve nasıl karar verdiği konusunda araştırma yapan bilim alanıdır.

NP’ye dair gelen tepki ve gerekçelerini şu şekilde özetleyebilirim:
(1) NP şirketlerin karını ve insanların/tüketicilerin kararını etkilemekten (daha kötüsü manipüle etmekten) başka bir işe yaramaz.
(2) İnsan doğasına olan güvensizliğim nedeniyle bu tür araştırmaların (kötü emellere alet olacağını düşündüğüm için) yasaklanması gerektiğini düşünüyorum.
(3) NP ile reklamcılık sektörüne büyük bir silah vermiş oluyoruz.

Öncelikle katılayım ya da katılmayayım bu tür eleştiriler/görüşler almak beni oldukça mutlu etti. Bunun bir nedeni, yazanın okunduğunu ve kale alındığını hissederek tatmin olması olabilir :-) Diğer ve daha önemli bir sebepse, insanların düşündüklerini ifade etmekten çekinmemesi, sorgulayıcı-irdeleyici yaklaşarak gerçeği arayış konusunda arzulu olmaları diye özetleyebilirim. Gelen tepkiler konusundaki görüşlerimiyse şu şekilde özetleyebilirim:

Bahsi geçen görüşlerde belirtilen insan doğası yerine kapitalist sisteme güvenmediğimi açıkça söyleyebilirim. Özellikle firmaların şu anki düzen üzerindeki en büyük hakimiyetinin medya ve reklamcılık üzerinden olduğunu düşünüyorum. Burada vurgu yapılması gereken bu etki alanı nasıl sınırlandırılabilir sorusudur bence. Daha önce belirttiğim gibi bu ve benzeri alanda yapılan birçok çalışma insan zihninin nasıl çalıştığı konusunda önemli bir pencere açar. Dolayısıyla araştırmalara “yasak getirmek” daha çıkış noktasında karşı çıkacağım bir görüş olur. Buradaki temel sorun noktalarından ilki yasak getirilse bile özellikle çok uluslu şirketler bu araştırmalara devam etmenin bir yolunu illa ki bulur. En basit mantıkla, yasak gelen genetik mühendisliği projelerinde olduğu gibi yasal sınırlamaların gevşek olduğu adalarda araştırmalarına devam edebilirler. Yani, yasak getirerek bir yerlere varma şansımız zor hatta yok bence. Zaten sorun bilginin doğası ve paylaşımı ile ilgili bu noktada. Bilimsel olarak ortaya konan bir bilgiyi şirketlerin kullanması ve bundan kar etmeyi amaçlaması kadar doğal olan ve olması gereken tüketici bilincinin gelişmesi ve kurulacak sivil toplum örgütleriyle bu bilginin kullanımı konusunda çeşitli sınırlamalar ve hatta yaptırımlar getirilmesi izlenebilecek en tutarlı yoldur bence. Diğer bir deyişle, beynin A bölgesinin veya sisteminin satın alma konusunda zaafa yol açtığı bulundu (buna beyin ödül sistemi diyebiliriz aslında, örneğimize gerçekçilik katma açısında); bu A sistemine etki edecek bir reklam yönetmi bulundu buna bağlı olarak (bir nevi hipnotize etme yöntemi olabilir). Bu bilginin elde edilme sürecini yasaklamamız, yasaklamaya çalışmamız özellikle içinde bulunduğumuz bilgi çağında ve bilgi toplumu olma yolunda bana oldukça tuhaf geliyor. “Bilgi özgür olmak ister” diye bir deyiş kullanır yakın bir arkadaşım, ben de aynen bu şekilde düşünüyorum. Yapılması gereken bu bilginin kullanılmasıyla ilgili önlemler almak olabilir; bu da biz sivil insiyatifin ve sivil toplumun en büyük sorumluluğudur. Bilginin edinme sürecinde daha açık ve rahat olmalıyız, biz istemesek de birçok araştırma yapılacak, birçok bilgiye ulaşılacak, buna nöropazarlama alanı da dahil.

Bu konularda yazışmak, görüşlerinizi paylaşmak için direkt bana da ulaşabilirsiniz: cakar.tuna@gmail.com

Categories
Nöropazarlama
Comments rss
Comments rss
Trackback
Trackback

« Niyet ve Referans Mektupları Hakkında Zeitgeist- Dünya Kupasına Tarihsel Bir Bakış »

Leave a Reply

Click here to cancel reply.

Site içi arama

Son Yapılan Yorumlar

  • Serkan Kiremit on İktisatta Deney Yapılır mı?
  • Serkan Kiremit on İktisatta Deney Yapılır mı?
  • Can Madenci on İktisatta Deney Yapılır mı?

Categories

  • Deneysel İktisat Kitaplığı (7)
  • Deneysel ve Davranışsal İktisat (26)
  • Duyurular (25)
  • Ekonometri (3)
  • Fizik ve İktisat (2)
  • İktisat Öğencilerine Tavsiyeler (24)
  • İktisat Tarihi (23)
  • İktisat Teorisi (32)
  • İktisatçılar (44)
  • Kent Mekan İlişkisi (1)
  • Konuk Yazarlar (2)
  • Köşe Yazarları (6)
  • Kuantum Fiziği ve Felsefesi (7)
  • Mutluluk ve Refah İktisadı (1)
  • Müzik (7)
  • Nöroekonomi (10)
  • Nöropazarlama (11)
  • Okuma Önerileri (10)
  • Oyun Teorisi (10)
  • Psikoloji (1)
  • Risk ve Belirsizlik (1)
  • Röportajlar (2)
  • Serbest Atış (73)
  • Teknoloji ve Yenilik İktisadı (4)
  • Toplumsal Cinsiyet (2)
  • Türkiye'de İktisat Eğitimi ve Bölümleri (13)
  • Uluslararası İktisat (1)
  • Uncategorized (2)
  • Yoksulluk (3)

 

June 2010
M T W T F S S
« May   Jul »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930  

Baglantilr

  • Aykut Kibritçioğlu
  • CeDEx – The University of Nottingham
  • Ceterisparibus.net
  • Cognitive Social Science
  • CREED – University of Amsterdam
  • Ekonomitürk
  • Homoekonomikus – Murat Çokgezen
  • N.E. Aydinonat
  • Repec – New Economic Papers
  • Siyaset Kahvesi
  • Yaşar Uysal
rss Comments rss valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox