iktisadiyat

  • rss
  • Home
  • Yurt Dışında Eğitim Rehberi
  • Hakkımızda (yenilendi!)

Vakum Çalkalanması ya da Yokluk İçinde Varlık

Tolga_Bagci | April 27, 2010

[1]

“Yalnız varolan vardır ve ancak bu düşünülebilir: Varolmayan yoktur ve düşünülemez de”  (Parmenides)

“Bağlanışlar; bütünler ve bütün olmayanlar, birarada duran ve ayrı duran, birlikte söylenen ve ayrı söylenen. Her şeyden bir, bir’den her şey.”  (Herakleitos)

“Sözcüğün sağın anlamında olgusal olan bir saltık plenumdur (doluluk); ama plenum bir değildir. Tersine, onlardan sonsuz bir sayıda vardır, ve oylumlarının küçüklüğünden ötürü görülemezdirler (atomlardan bahsediyor).Boşlukta devinirler (çünkü boşluk vardır); ve biraraya gelerek varlığa gelişi ortaya çıkarırlar; ayrılarak, yitip gitmeyi.”  (Leukkippos)

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Kuantum Fiziği ve Felsefesi
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

İ.Ü. Çocuk Üniversitesi

Levent_Neyse | April 20, 2010

İstanbul Üniversitesi ve Doğa Koleji iş birliğiyle kurulan “Çocuk Üniversitesi” ilköğretim ve lise öğrencilerine yönelik yaz okulları, eğitim ve geziler düzenleyecek. Ayrıntılı bilgiyi şu siteden alabilirsiniz:

www.iuyazokulu.com

Comments
No Comments »
Categories
Duyurular
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

ÇÖP KIVAMINDA İKTİSAT

Ekrem Cunedioğlu | April 19, 2010

Ekonomistler günlük hayatımızda sıkça karşımıza çıkar oldular. TV’deki tartışma programlarında ya da haberlerde bize enflasyonun düşeceğini müjdeleyen, yeni vergi yasasını tartışan ya da ekonomideki daralmanın ne zaman biteceğini öngören ekonomistlerle karşılaştığımız gibi gazete ve dergilerde de yine ekonomistlerin yazılarını okuyoruz. Onlarla her gün beraber olsak da çoğu insan ekonomistin ne olduğu ve ne bildiği konusunda mutlak bilgiye sahip değildir ve ekonomistlerin önemi konusunda kuşku duymaktadır(Colander, 2007). Peki, ekonomist nedir ve ne bilmektedir? Tıp lisansına sahip birine tabip, hukuk lisansına sahip birine de avukat dendiği gibi ekonomi lisans eğitimi almış herkese ekonomist diyebilir miyiz? Bunu yapmak yanlış olacaktır çünkü ekonomi lisansına sahip bireylerin çoğu ekonomi ile ilgilenmemektedir. Türkiye’de her yıl yaklaşık 9000 kişinin ekonomi lisans eğitimini tamamladığını düşünürsek bu netice ortaya çıkmaktadır. O halde ekonomi doktorasına sahip bireylere ekonomist sıfatını takmak bir çözüm olabilir. Nitekim Colander(1991) bu kabulü yaparak iktisat eğitimini incelemekte ve bu yazının da konusu olan “Ekonomistler mi daha önemlidir çöpçüler mi?” sorusunu ortaya atmaktadır. Bu soruya cevap ararken ABD’deki en iyi yüksek eğitim kurumlarının doktora öğrencileriyle yaptığı anket çalışmasından elde ettiği verileri kullanarak bir nevi iktisadın yöntemleriyle ekonomistleri analiz etmektedir. Bu çalışmada hem Colander’in konu hakkındaki görüşlerine yer vereceğim hem de konuya farklı açılardan bakmaya çalışacağım.
Read the rest of this entry »

Comments
4 Comments »
Categories
İktisat Tarihi, Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Mark Skousen – İktisadî Düşünce Tarihi (Modern İktisadın İnşası): Bilgi Yanlışları ve Çarpıtmalar (2)

Can Madenci | April 18, 2010

Bu yazıda Marx’a ait bölümdeki yanlış ve çarpıtmalardan bahsedeceğim. (Yazının ilk bölümü burada.)

Öncelikle şunu ifade edelim: Bir liberalin Marx’ı eleştirmesi gayet doğaldır, Marx eleştirilemez değildir. Hatta zaman zaman Marx’ın fikirlerinin kendisi kapitalizmin nihaî analizini yapmış ve bu konuda son sözü söylemiş gibi sunulması ve böylece aşırı derecede dogmatikleştirilmesi söz konusu olduğunda, Marx’ın teorilerindeki kusurları göstermek gereklidir. Bu teorileri “düzgün şekilde” öğrenmeye heves eden öğrenciler de bunların doğrularını ve eksikliklerini birlikte öğrenmeliler.

Ancak Skousen’ın kitabında buna yönelik bir şey bulmak mümkün değil. Marx’la ilgili bölümde ilk olarak Marx’ın özel hayatı alaycı bir dille ve yer yer çarpıtılarak aktarılıyor. Böylece okuyucu daha en başta Marx’ı kişisel açıdan sorunlu bir insan olarak görmeye başlıyor. Bu kısımlar maalesef önyargı uyandıracak şekilde yazılmış. Gerçi arada bazı ufak tefek övücü sözler söyleniyor, ama yazılanların üslubundan amacın Marx’ı küçük düşürmek olduğu anlaşılıyor.

İkinci olarak, başta Marx hakkındaki kötüleyici ifadeleri okuyanlar, ilerleyen sayfalarda teorileri anlatıldığında Skousen’ın “çürütmelerini” hemen kabul etmeye yatkın oluyor. Üstelik metinde bu teoriler hakkında kimi yerlerde yanlış bilgiler veriliyor. Bu yanlışların en önemli özelliği, Marx’ın fikirlerini özünü bozacak derecede çarpıtmış olmaları. Skousen gibi büyük iktisatçılar hakkında ders verdiğini söyleyen birinin bu kadar çok yanlışı fark etmeden yapması bence mümkün değil.

Gerçi sosyalizm gibi konulardan bahsedildiğinde belirli bir nesnellik sağlamak ve ideolojiden uzak durmak kolay değildir – nitekim iktisat da hiçbir zaman ideolojiden uzak bir bilim olmamıştır. Fakat Skousen’ın yazdıkları nesnellik ve tarafgirlik arasındaki sınırı kolayca aşıyor. Tüm bunları düzeltmek için âdeta kısa bir makale yazmak gerekir. Bu nedenle burada sadece Marx’ın fikirleri hakkında Skousen’ın (çok bariz şekilde) yanlış aktardığı yerlere değineceğim.

Read the rest of this entry »

Comments
4 Comments »
Categories
İktisat Öğencilerine Tavsiyeler, İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar, Okuma Önerileri
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Deliliğin hammadesi olarak yalnızlık ve müzik piyasası (Hızlandırılmış müzik tarihi)

fatih_vural | April 18, 2010

pat metheny – orchestrion

Pat Metheny – The Orchestrion müzikte/müzikle yalnızlaşmanın/yalıtımın geldiği son yer. Bu projesinde müzsiyenler yerine muazzam mekanik düzeneklerle çalıyor Pat Metheny. İnternette bolca görsel ve işitsel örnek bulabilirsiniz.

Önceleri müzik birlikte dinlenilen, birlikte çalınan nihayetinde birleştiren ya da kalabalıklaştıran bir şeydi. Romalı filozof Boethius (M.S.. 480-524)’un ortaya attığı seslere ad verme fikri Arezzo Katedralinde rahip olan Guido’ nun adımıyla tamamlandı. Guido 1030 yılında latince bir şiirin ilk hecelerinden bugün kullandığımız notaların ismini türetti.

utqueunt laxis

resonare fibris

mira gestorum

famuli tourum

sol ve polluti

labi reatum

sancto lonnes

(“Ey Aziz Yahya! Kötülüklerden sıyrılıp senin güzel amellerini anlamaları için, ümmetinin hançerelerini titret.”)

Read the rest of this entry »

Comments
2 Comments »
Categories
Müzik
Comments rss Comments rss

İki yeni yazar!

U.Baris_Urhan | April 17, 2010

İktisadiyat ailesi bahar aylarına 2 yeni yazarla giriyor! Ekrem Cünedioğlu, TEPAV’dan mesai arkadaşım, mevcut kategorilere ek olarak “Mutluluk ve Refah İktisadı” başlıklı bir de yeni kategorinin sahipliğini üstlenecek. Diğer yazar arkadaşımız ise ÇAPA Diş’ten Fatih Vural. Kendisini bildim bileli müzik ve edebiyatla ilgilenen sevgili dostum Fatih bizimle müzik-piyasa-para eksenindeki fikirlerini paylaşacak.

İktisadiyat ailesine hoşgeldiniz!

Comments
No Comments »
Categories
Duyurular
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Nöropazarlama Yazı Dizisi #2: Nöropazarlama’da Kullanılan Teknikler

Tuna_Cakar | April 15, 2010

Nöropazarlama Yazı Dizisi #2: Nöropazarlama’da Kullanılan Teknikler

Beyin dalgaları konusunda kayıt yapma on yıllardır kullanılan bir teknoloji olmasına karşın ancak yeni yeni hangi beyin bölgelerinin hangi görevlerde ne kadar aktive olduğu konusunda daha güvenilir bir şekilde bilgi sahibi olmaktayız. Önceki yazımda belirttiğim gibi nörobilim disiplini ve nörobilimciler bu işlevselliği daha iyi ve doğru bir şekilde anlamaya çalışıyor. Diğer yandan pazarlamacılar ve şirketler de bu beyin bölgelerinin nasıl daha fazla para kazandırabileceği konusunda merak içindeler. Bu yazımda, sinirbilim çalışmalarında kullanılan belli başlı teknikler hakkında genel bir çerçeve oluşturmaya çalışacağım.

Rita Carter gibi çok sayıda insan beyin tarama cihazlarının okyanusa açılan ilk yelkenli gemiler gibi beyni-zihni keşfetme konusunda oldukça önemli bir role sahip olduğunu vurgulamışlardır [1]. Şu da bir gerçek ki; beyin hakkında şimdiye kadar ki araştırma ve bulgular 16. yüzyıl haritası gibi genel bir çerçeve sağlamaktan oldukça uzaktır. Sutherland’in de vurguladığı gibi Kristof Kolomb’un Amerika kıtası hakkındaki detaylı topografisinden Google Earth’teki kusursuz haritalara geçiş oldukça uzun zaman almıştır [10]. Bunun gibi detaylı bir beyin topografisine ulaşmak kısa vade için çok mümkün gibi görünmese de uzun vade için umutlu olmamamız için bir sebep yok. Yani, bu teknikler sayesinde amygdala, prefrontal korteks gibi isimlendirdiğimiz beyin yapılarıyla bunların işlevleri konusunda daha fazla bilgi sahibi olmaktayız. Diğer yandan edinmekte olduğumuz bu bilgileri nöro-pazarlama açısından nasıl kullanabileceğimize bakacağız bu yazıda.

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Nöroekonomi, Nöropazarlama
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Mark Skousen – İktisadî Düşünce Tarihi (Modern İktisadın İnşası): Bilgi Yanlışları ve Çarpıtmalar (1)

Can Madenci | April 12, 2010

Ne zamandan beridir Mark Skousen’ın “İktisadî Düşünce Tarihi” (Modern İktisadın İnşası) kitabı hakkında yazmak istiyordum. Hem etrafımdan işittiklerimden hem de siteye bırakılan kimi yorumlardan anladığım kadarıyla Skousen’ın kitabı oldukça beğenilen bir kitap. 2003 yılında ilk çıktığında kitabı ben de okumuş ve beğenmiştim; fena değildi, hatta beni sıkmayan ilk iktisat tarihi kitabıydı. Ama ilgilendiğim konular hakkında zamanla daha fazla okudukça kitap hakkındaki fikrimi yavaş yavaş değiştirdim.

Kitabı ilk okumaya başladığınızda üslubu ve konuları ele alış tarzı hoşunuza gidiyor. İktisat tarihi kitaplarının ne kadar sıkıcı olduğu düşünüldüğünde, bu kitap diğerlerinin arasından hemen sıyrılıyor. Konular anlatılırken önce iktisatçıların özel yaşamlarından ve yer yer “garip” kişisel özelliklerinden bahsediliyor, sonra bu iktisatçıların teorileri basit bir dille anlatılıyor. Bölüm aralarına yerleştirilen kutucuklarda da diğer ilgi çekici konular hakkında bilgiler veriliyor. Kişiyi sıkmayan ve nispeten eğlenceli bir tarzda yazıldığı için, kitaba başladıktan sonra okumaya kolayca devam edebiliyorsunuz. Eminim, bu türden meselelerle ilgilenen birçok kişinin iktisat tarihi kitabı olarak okudukları ve yazım tarzı nedeniyle de sürekli dönüp baktıkları tek kitap bu olsa gerek.

Bununla birlikte, kitabın (sonradan bahsedeceğim yanlışlar dışında) iki kötü özelliği var. İlk olarak, iktisatçıların kişisel yaşamlarına ait “magazinsel” sayılabilecek bilgilere normalde böyle bir kitapta olması gerekenden daha fazla yer ayrıldığı için, bu kişilerin teorileriyle ilgili bölümler nispeten zayıf kalmış. Gerçi kimin ne dediği, neyi savunduğu az çok öğreniliyor, ama bu bilgiler çok yüzeysel kalıyor. Herhalde kitabın daha da kalınlaşacağı düşünüldüğünden teorilerin fazla derinine inilmemiş ve verilen bilgiler kimi yerlerde yetersiz kalmış.

İkinci olarak, kitap çok yanlı bir bakış açısıyla yazılmış. Her ne kadar Skousen kitabın (kendisinin “doğal özgürlük sistemi” adını verdiği) belirli bir bakış açısıyla yazıldığını ve bir hayli dik kafalı olduğunu en başta belirtse de, bu türden ifadelerin dozu zaman zaman fazla aşırıya kaçmış ve Skousen’la hemfikir olmayan (yani piyasa ekonomisini savunmayan) iktisatçıların alaycı bir şekilde yapılan yergisine dönüşmüş. Bu “renkli karalamalar” belki bir liberali kitabı okurken fazlasıyla tatmin edebilir, ama belirli bir nesnellik beklentisi olan kişinin bunlardan hayal kırıklığına uğrayacağı aşikâr.

Read the rest of this entry »

Comments
13 Comments »
Categories
İktisat Öğencilerine Tavsiyeler, İktisat Tarihi, İktisat Teorisi, İktisatçılar, Okuma Önerileri
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

Televizyonumu İzledim, İsmail YK’yı Dinledim. Şimdi Paris’e Uçabilirim!

Levent_Neyse | April 8, 2010

Bu ay güzel haberlerim var: Granada Üniversitesi’nin araştırmasına göre spor yaptıktan sonra bira içmek su içmekten daha iyi geliyormuş. Evet, bu tam bir X gazetesi haberi oldu. X gazetesinin hangisi ya da hangileri olduğunu tahmin ediyorsunuzdur. Düşünsenize günde kaç defa “Bir bakalım neler oluyor “ diye girdiğiniz o gazetelerin internet sitelerinde birbirinden afacan, birbirinden kelime oyunlu “haberlere” tıklıyoruz. “Onu annesi yedi!”, “Asker başbakan”, “Meğer tüm bildiklerimiz yanlışmış”. Bu başlıklar nasıl tıklanmaz ki? Hangi anne çocuğunu yer ki? Tıklıyorum: “Güzel oyuncu Çiçek Bülbül oğluyla beraber bir cafe’de görüntülendi.   Bülbül’ün yediği dev sandviç gözlerden kaçmadı.” Asker Başbakan nedir ki? Bir haber çıkabilir bak bu günlerde bundan. Tıklıyorum: Başbakanımızın kundak fotoğraflarından başlayıp on yıllarca devam eden bir albüm. Bir tek anacığı eksik “Bak evladım şurada Fatma Teyzesi ekmek sürdüydü Recep’çiğime” demesi eksik. Ya hadi bunlar bir kenara da “Meğer tüm bildiklerimiz yanlışmış” nasıl iddialı bir haberdir! Nasıl bir hayal kırıklığı düşünsenize! Bir de belli bir şey değil yanlış olan, her şey kardeşim her şey! Bir şey de mi doğru olmaz? Yok değilmiş işte yalan mı söyleyecek gazete? Denetleniyordur sonuçta yalan söylemez yani. Söyler mi? Söylemez mi? Bak bunu da bilmiyorum. Her şey yanlış sonuçta. Bir de akademisyen olanın vah haline. Neyin var bildiklerinden başka? Fiziksel güce dayanan ya da el becerisi gerektiren bir iş de yapamayız ki? Neyse ki yanlış bildiğim şey makarnanın şişmanlatmadığıymış. OH!

Read the rest of this entry »

Comments
No Comments »
Categories
Serbest Atış
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

İkinci Türkiye Deneysel İktisat Yaz Okulu, 19-23 Temmuz

U.Baris_Urhan | April 8, 2010

Bu seneki yaz okulumuzu Pamukkale Üniversitesi’nde Ekonomi Yaz Seminerleri içerisinde veriyoruz. Temmuz ayında Pamukkale’de görüşmek isteyen deneysel iktisat meraklılarını 19-23 Temmuz arasında dersimize bekliyoruz.

http://eys.pau.edu.tr/

Deneysel İktisat – Ders İçeriği

Deney, gözleme dayalı ve incelenecek konu ile ilgili kontrollü ortamlar oluşturularak elde edilen verilerle bilimsel sorulara yanıt aranan bir sınama yöntemidir ve yüzyıllardan beri doğa bilimlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Sosyal bilimlerde, psikolojide ve bir disiplin olarak ortaya çıkışıyla birlikte sosyal psikolojide de yoğun olarak kullanılmaktadır. Buna karşın iktisat bu akıma son yetmiş yılda ve yoğun olarak da son yirmi yılda katılabilmiştir. İktisadın deneysel yöntemleri kullanmasının ana sebebiyse alternatif bir veri sağlama yöntemi olmasıdır. Özellikle de iktisat kuramlarının test edilmesinde istenen saha verilerinin bulunamadığı ya da problemli olduğu durumlarda deneysel yöntemler çok faydalı olmaktadır. Deneysel iktisadın uygulandığı konular hızla genişlemekte ve bu konularda yayınlanan makale ve çalışan araştırmacı sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Bunun sonucunda Vernon Smith ve Daniel Kahneman elli yılı aşkın süredir bu alanda yürüttüğü çalışmalarından ötürü Nobel Ödülü (2002) kazanmışlardır.

Bu derste “kontrollü bir ortamda iktisadi aktörler arasındaki ilişkileri inceleyen, bu amaçla veri toplayan ve analizlerde bulunan bir alt disiplin” olarak tanımlanan deneysel iktisadın ne olduğu1, yöntem ve metotları incelendikten sonra bazı seçilmiş konularda yapılmış deneylerden ve bulgularından bahsedilecektir. İnteraktif olarak tasarlanan derste, katılımcılar da bazı deneylere katılma fırsatı bulacaklardır.

Ders Sorumluları:

Yard. Doç. Dr. Zafer Akın (ZA), TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, İktisat Bölümü
Yard. Doç. Dr. Seda Ertaç (SE), Koç Üniversitesi, İktisat Bölümü
Ü.Barış Urhan (BU), Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV)

Dersin İçeriği:

Bir deney örneği: Tahmin oyunu (ZA, SE, BU)
Deneysel iktisat nedir? (ZA)
Deney metotları nelerdir? (ZA; lab-saha-online)
Terminoloji ve deney tasarımının incelikleri (SE)
Tahmin oyununun açıklanması (ZA)
Ültimatom Oyunu ve açıklanması (ZA, SE, BU)
Kamusal Mal Oyunu ve açıklanması (ZA, SE, BU)
Saha deneyleri (SE)
Deneysel iktisatta kullanılan yazılımlar ve z-Tree programının tanıtımı (BU)
Örnek bir deneyin z-Tree ile programlanması ve çalıştırılması (BU)
Kişisel deneyimler, katılımcıların deney tasarım önerileri ve tartışma (ZA, SE, BU)

Ders Kitapları: Handbook of Experimental Economics, Kagel ve Roth (1995); Experimental Economics Davis ve Holt (1993); Economics Lab, Friedman ve Cassar (2004)

Comments
No Comments »
Categories
Deneysel ve Davranışsal İktisat, Duyurular
Comments rss Comments rss
Trackback Trackback

« Previous Entries

Site içi arama

Son Yapılan Yorumlar

  • BLC on İktisatta Deney Yapılır mı?
  • Kerem Cantekin on İletişim ve Bireyler
  • Kerem Cantekin on İletişim ve Bireyler

Categories

  • Deneysel İktisat Kitaplığı (7)
  • Deneysel ve Davranışsal İktisat (25)
  • Duyurular (25)
  • Ekonometri (3)
  • Fizik ve İktisat (2)
  • İktisat Öğencilerine Tavsiyeler (24)
  • İktisat Tarihi (23)
  • İktisat Teorisi (32)
  • İktisatçılar (44)
  • Kent Mekan İlişkisi (1)
  • Konuk Yazarlar (2)
  • Köşe Yazarları (6)
  • Kuantum Fiziği ve Felsefesi (7)
  • Mutluluk ve Refah İktisadı (1)
  • Müzik (7)
  • Nöroekonomi (10)
  • Nöropazarlama (10)
  • Okuma Önerileri (10)
  • Oyun Teorisi (10)
  • Risk ve Belirsizlik (1)
  • Röportajlar (2)
  • Serbest Atış (74)
  • Teknoloji ve Yenilik İktisadı (4)
  • Toplumsal Cinsiyet (2)
  • Türkiye'de İktisat Eğitimi ve Bölümleri (13)
  • Uluslararası İktisat (1)
  • Uncategorized (1)
  • Yoksulluk (3)

 

April 2010
M T W T F S S
« Mar   May »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930  

Baglantilr

  • Aykut Kibritçioğlu
  • CeDEx – The University of Nottingham
  • Ceterisparibus.net
  • Cognitive Social Science
  • CREED – University of Amsterdam
  • Ekonomitürk
  • Homoekonomikus – Murat Çokgezen
  • N.E. Aydinonat
  • Repec – New Economic Papers
  • Siyaset Kahvesi
  • Yaşar Uysal
rss Comments rss valid xhtml 1.1 design by jide powered by Wordpress get firefox