<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Kitap Tavsiyeleri</title>
	<atom:link href="http://iktisadiyat.com/2009/11/28/kitap-tavsiyeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iktisadiyat.com/2009/11/28/kitap-tavsiyeleri/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 May 2012 17:00:57 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
	<item>
		<title>By: Can Madenci</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/11/28/kitap-tavsiyeleri/#comment-146</link>
		<dc:creator>Can Madenci</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 08:38:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description>Yorumdaki kitapların bazıları hakkında bir şeyler eklemem gerek. 

Gülten Kazgan’ın kitabı yıllar önce yazılmış. O kalınlıktaki bir kitabın tüm konuları gereğince kapsaması mümkün değil. Bu nedenle konular arasında kopukluklar var ve kitap yer yer içerik açısından cılız kalıyor. Ben kitabı lisansta iken ders kitabı olarak okumuş ve anlamakta zorlanmıştım. Bu herkesin sıkıntısıydı. Öğrenciler özellikle Neo-klasiklerden itibaren kitabın anlaşılmadığını söylüyorlardı. Örneğin Kazgan’ın kitabından Sraffa’yı veya Marx’ın Dönüşüm Sorunu’nu öğrenemezsiniz. 

Skousen’in kitabında çeşitli ve vahim “bilgi yanlışları” var. Örneğin Skousen Marx’ın kapitalizm kelimesini bulan kişi olduğunu söylüyor. Oysa Marx hiçbir eserinde kapitalizm kelimesini kullanmamıştır. Bu çok fahiş bir hata. Kitabın dördüncü baskısı yapılmış. Acaba bu yanlışlar hâlâ duruyor mu? Bana göre Skousen’in kitabı bilgi açısından oldukça yetersiz kalıyor, bilgi yanlışları da cabası.  

Buğra’nın kitabını lisansı bitirdikten hemen sonra okudum, ağır olduğunu sanmıyorum. Kaldı ki, bu işlerle ilgilenen birilerinin okumaya bir yerlerden başlamaları gerek. Zaten ancak okudukça eksiklikler meydana çıkar. Kitapların bazılarının okunması zor ya da sıkıcı olmasında garipsenecek bir şey yok. Bunlar bilimsel, akademik kitaplar. Öğrenmeye niyetli olan biri için “zorluk” ya da “sıkıcılık” birer mazeret değildir. 

Leo Huberman’ın kitabı yıllar önce ders kitabı olarak okutuluyor diye biliyorum. Başlangıç için iyi bir kitap. Mehmet Genç’in kitabı bir makaleler derlemesi ve içinde pek çok yerde tekrarlar var. O yüzden meraklısının kitaptan sadece belirli makaleleri okuması yeterlidir. 

Daha önce de yazmıştım, Popper’in çevirisinin kötü olduğunu işittim. Sırf bu nedenle Açık Toplum Düşmanları’nın yeni bir çevirisi yapılacaktı, ama yapılmadı. Nedenini bilmiyorum. Hayek’in kitabında pek çok Osmanlıca kelime var. Zaten çevirisinin önemli bir bölümü yarım asırdan fazla bir süre önce yapılmış. Hayek’in ağır dili de hesaba katıldığında, kitap özellikle lisans öğrencileri için gereğinden fazla sıkıcı ve anlaşılmaz. Aslında kitabın yeni bir çevirisinin yapılması lazım. 

Mises’in sosyalizm kitabı hem yanlış, hem eksik, hem de kötü çevrilmiş. Bu hâliyle nasıl basıldığına hâlâ hayret ediyorum. İngilizcesiyle karşılaştırma yapmadan dahi okunduğunda bir sürü hataya ve garipliklere rastlanıyor. Kitabın derhal toplatılıp yeni bir çevirisinin yapılması lazım. Kitapta yazanlar maalesef Mises’in görüşlerinin doğru ifadesi değil. 

Kitap önerisi yaparken çevirilerinin iyi olduğunu düşündüğüm kitapları yazdım. Karşıt görüşlü kitaplar yok demişsiniz. Bunun nedeni liberal kesimin çevirdiği kitaplarda çok hata olması. Mesela, sizin verdiğiniz linkte Adres Yayınları’ndan çıkan “Ölü İktisatçılardan Yeni Fikirler” kitabı var. Kitabı okumadım, ama çevirisinin kötü olduğunu birkaç yerden işittim. Bu nedenden ötürü yayınevi kitabı piyasadan toplattı diye biliyorum.

Marmara iktisat mezunusunuz, değil mi? ErgunTuna hâlâ derslere giriyor muydu? Nuray Altuğ – hâlâ derslere sokuyorlarsa – tahtaya şekil çizmeyi öğrenebildi mi? Rona Turanlı’nın kız asistanlarının sayısı kaç oldu?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yorumdaki kitapların bazıları hakkında bir şeyler eklemem gerek. </p>
<p>Gülten Kazgan’ın kitabı yıllar önce yazılmış. O kalınlıktaki bir kitabın tüm konuları gereğince kapsaması mümkün değil. Bu nedenle konular arasında kopukluklar var ve kitap yer yer içerik açısından cılız kalıyor. Ben kitabı lisansta iken ders kitabı olarak okumuş ve anlamakta zorlanmıştım. Bu herkesin sıkıntısıydı. Öğrenciler özellikle Neo-klasiklerden itibaren kitabın anlaşılmadığını söylüyorlardı. Örneğin Kazgan’ın kitabından Sraffa’yı veya Marx’ın Dönüşüm Sorunu’nu öğrenemezsiniz. </p>
<p>Skousen’in kitabında çeşitli ve vahim “bilgi yanlışları” var. Örneğin Skousen Marx’ın kapitalizm kelimesini bulan kişi olduğunu söylüyor. Oysa Marx hiçbir eserinde kapitalizm kelimesini kullanmamıştır. Bu çok fahiş bir hata. Kitabın dördüncü baskısı yapılmış. Acaba bu yanlışlar hâlâ duruyor mu? Bana göre Skousen’in kitabı bilgi açısından oldukça yetersiz kalıyor, bilgi yanlışları da cabası.  </p>
<p>Buğra’nın kitabını lisansı bitirdikten hemen sonra okudum, ağır olduğunu sanmıyorum. Kaldı ki, bu işlerle ilgilenen birilerinin okumaya bir yerlerden başlamaları gerek. Zaten ancak okudukça eksiklikler meydana çıkar. Kitapların bazılarının okunması zor ya da sıkıcı olmasında garipsenecek bir şey yok. Bunlar bilimsel, akademik kitaplar. Öğrenmeye niyetli olan biri için “zorluk” ya da “sıkıcılık” birer mazeret değildir. </p>
<p>Leo Huberman’ın kitabı yıllar önce ders kitabı olarak okutuluyor diye biliyorum. Başlangıç için iyi bir kitap. Mehmet Genç’in kitabı bir makaleler derlemesi ve içinde pek çok yerde tekrarlar var. O yüzden meraklısının kitaptan sadece belirli makaleleri okuması yeterlidir. </p>
<p>Daha önce de yazmıştım, Popper’in çevirisinin kötü olduğunu işittim. Sırf bu nedenle Açık Toplum Düşmanları’nın yeni bir çevirisi yapılacaktı, ama yapılmadı. Nedenini bilmiyorum. Hayek’in kitabında pek çok Osmanlıca kelime var. Zaten çevirisinin önemli bir bölümü yarım asırdan fazla bir süre önce yapılmış. Hayek’in ağır dili de hesaba katıldığında, kitap özellikle lisans öğrencileri için gereğinden fazla sıkıcı ve anlaşılmaz. Aslında kitabın yeni bir çevirisinin yapılması lazım. </p>
<p>Mises’in sosyalizm kitabı hem yanlış, hem eksik, hem de kötü çevrilmiş. Bu hâliyle nasıl basıldığına hâlâ hayret ediyorum. İngilizcesiyle karşılaştırma yapmadan dahi okunduğunda bir sürü hataya ve garipliklere rastlanıyor. Kitabın derhal toplatılıp yeni bir çevirisinin yapılması lazım. Kitapta yazanlar maalesef Mises’in görüşlerinin doğru ifadesi değil. </p>
<p>Kitap önerisi yaparken çevirilerinin iyi olduğunu düşündüğüm kitapları yazdım. Karşıt görüşlü kitaplar yok demişsiniz. Bunun nedeni liberal kesimin çevirdiği kitaplarda çok hata olması. Mesela, sizin verdiğiniz linkte Adres Yayınları’ndan çıkan “Ölü İktisatçılardan Yeni Fikirler” kitabı var. Kitabı okumadım, ama çevirisinin kötü olduğunu birkaç yerden işittim. Bu nedenden ötürü yayınevi kitabı piyasadan toplattı diye biliyorum.</p>
<p>Marmara iktisat mezunusunuz, değil mi? ErgunTuna hâlâ derslere giriyor muydu? Nuray Altuğ – hâlâ derslere sokuyorlarsa – tahtaya şekil çizmeyi öğrenebildi mi? Rona Turanlı’nın kız asistanlarının sayısı kaç oldu?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: fatih kansoy</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/11/28/kitap-tavsiyeleri/#comment-145</link>
		<dc:creator>fatih kansoy</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 18:40:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description>Güzel  ve gerekli bir derleme teşekkür ediyoruz.böyle tavsiyelerin ülkemizde git gide artmasını umuyorum.gerek kitap gerekse başka öneriler. ne yazıkki ülkemizde yazandan çok konuşan hocalar mevcut.tabi aykut kibritçioğlu hocalar gibi hocalarımız yok değil.

fakat verilen kitap önerileri  sanki sadece belirli bakış açısını vermek üzere seçilmiş kitaplar gibi geldi. kitapların çoğunu okumuş biri olarak bir kaçı hakkında  yorumda bulunmak isterim.

iktisat düşünürleri: bu kitabın türkçesi ana dilindeki kazandığı ününü yakalayamamıştır bunda sanırım dost kitabevinin genelde pahalı kitap stratejisi ve çevirisindeki sıkıntılar  ve de bahsettiğiniz gibi düşünce okullarının eksik olması sayılabilir. hasbel kader iktisadi düşünce tarihi ile ilgilenen biri olarak bence bu kitaba çok güzel ve bizden bir alternatif var. gülten kazgan hocanın remzi kitabevinden çıkan &quot;İktisadî Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi&quot;, adlı kitabı ve bu kitaba paralel olarak Mark Skousen`in Liberte Yayınlarından &quot;İktisadî Düşünce Tarihi: Modern İktisadın İnşası &quot; kitabı okunabilir. kitabın en güzel yanlarından biri iktisadi düşünürlerin hayatı ile ilgili ilginç bilgilerin yer alması sayabiliriz. örneğin marx`ın çocuklarının açlık sıkıntısı çektiği,intihar ettiği,temizlik namına birşey bilmediği v.s bilgilerinin yanı sıra yaklaşık yirmi yıl british museum da günlük onbeş saat çalıştığını v.s bilgileri öğrenebilir zevkli bir şekilde okuyabilirsiniz.

Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla: iki sene önce okuduğum bu kitap orjinal isminden de anlaşılacağı gibi çok ilgi çekici bir dili var. murat belge`nin de güzel çevirisi eklenince ciddi manada sıkılmadan yavas yavas kapitalimizmin menşeini çok iyi şekilde anlayabilirsiniz. kitabın en önemli özelliği tanıtımında da yer aldığı üzere tarih ve ekonominin ayrılmaz bütünlüğünü yansıtmasıdır. özellikle kilise,ortaçağ avrupa,çocukların çalışması gibi kavramları alaycı bir uslupla ve ciddi rakamlarla analiz ederek sunuyor. özellikle çiftleme olayı,kredinin ortaya çıkışı,gemiciliğin gelişme serüveni gibi temek iktisadı konuları düşünce empozesi taşımadan anlatması gayet ilgi çekici.

İktisatçılar ve İnsanlar: salt bir çalışma alanı olarak &quot;metodoloji&quot; her daim en zor alanlardan biridir. özellikle iktisat metodolojisi ciddi emek ve zaman isteyen alanlardan biridir. ancak bereket versin piyasa da bu konuda ahkam kesen oldukça fazladır. ayşe buğra hoca ise bu işi ciddi ele alanlardan biridir. ancak kitap metedoloji üzerine daha önce okuma yapmamış,merak uyanmamış ciddi bir iktisat tarihi temeline sahip olmayanlar için ağır gelecektir. özellikle iktisadın matematikle olan ilişkisini a.marshall jevons mill gibi filozoflarla tartışıldığı bölüm bu konulara merakı olmayanlar için sıkıcı gelebilir. 

Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914: şevket pamuk hocanın ödüllü kitabı bu alanda çalışanlar için kısa zamanda olmazsa olmazlardan biri haline gelmiştir. ancak gerek şevket pamuğu gerekse osmanlı iktisat tarihini derinlemesine anlamak için baş ucu kitabı olan mehmet genç hoca`nın &quot;osmanlı imparatorluğunda devlet ve ekonomi&quot; kitabı iktisat`a az çok bulaşmış birinin kesinlikle okuması gereken bir kitaptır. hoca bu kitap için tüm akademik kariyerinden vazgeçmiştir. halil inalcık`ın da üzerinde ciddi etkileri olan  ömer l. barkan hocanın mehmet genç hocanın danışmadı olduğunu düşünürsek kitabın önemi daha iyi anlaşılabilir. örneğin mehmet genç hoca`yı okumadan balta limanı anlaşmasını anlayamayız ve osmanlı adına o anlaşmayı imzalıyan türk bürokratları hain olarak adlandırabiliriz ancak kitap bu ve benzeri tüm bilgileri sarsmış ve türkiyede yeni bir çizgi oluşturmuştur. ayrıca akademik kariyer düşünen genç arkadaşlarıma özellikle mehmet hocanın kitabın ön sözüne yazdığı uzun ve meşakkatli yolcuğunu harahetle öneririm.

ayrıca roman tadında vermiş olduğunuz kitaplara alternatif,hayvan çiftliği,tercih ve görünmez kalp önerilebilir. 

ayrıca kapitalizm eleştirilerine liberal bir bakış ile nasıl cevap verildiğini ise başta karl poppper`ın mete tunçay çevirisi ile açık toplum ve düşmanları kitabını,mises`ın  &quot;sosyalizm&quot; kitabını,hayek`in &quot;kölelik yolu&quot; okunursa kişi neyin ne olduğunu daha net biçimde anlar. gayrisi sadece tek kale maç olur ve entellektüellikten uzak slogan iktisatçılığından öteye geçemez kanatini taşımaktayım.

ayrıca nacizane iktisat okumaya yeni başlamış öğrenci arkadaşlarıma altı yedi ay önce tavsiye ettiğim şu iktisada giriş mahiyetindeki kitaplara da bakılabilir. http://www.fatihkansoy.com.tr/blog/?p=285 
 
bir yorum için sanırım biraz uzattım kusruma bakmayın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Güzel  ve gerekli bir derleme teşekkür ediyoruz.böyle tavsiyelerin ülkemizde git gide artmasını umuyorum.gerek kitap gerekse başka öneriler. ne yazıkki ülkemizde yazandan çok konuşan hocalar mevcut.tabi aykut kibritçioğlu hocalar gibi hocalarımız yok değil.</p>
<p>fakat verilen kitap önerileri  sanki sadece belirli bakış açısını vermek üzere seçilmiş kitaplar gibi geldi. kitapların çoğunu okumuş biri olarak bir kaçı hakkında  yorumda bulunmak isterim.</p>
<p>iktisat düşünürleri: bu kitabın türkçesi ana dilindeki kazandığı ününü yakalayamamıştır bunda sanırım dost kitabevinin genelde pahalı kitap stratejisi ve çevirisindeki sıkıntılar  ve de bahsettiğiniz gibi düşünce okullarının eksik olması sayılabilir. hasbel kader iktisadi düşünce tarihi ile ilgilenen biri olarak bence bu kitaba çok güzel ve bizden bir alternatif var. gülten kazgan hocanın remzi kitabevinden çıkan &#8220;İktisadî Düşünce veya Politik İktisadın Evrimi&#8221;, adlı kitabı ve bu kitaba paralel olarak Mark Skousen`in Liberte Yayınlarından &#8220;İktisadî Düşünce Tarihi: Modern İktisadın İnşası &#8221; kitabı okunabilir. kitabın en güzel yanlarından biri iktisadi düşünürlerin hayatı ile ilgili ilginç bilgilerin yer alması sayabiliriz. örneğin marx`ın çocuklarının açlık sıkıntısı çektiği,intihar ettiği,temizlik namına birşey bilmediği v.s bilgilerinin yanı sıra yaklaşık yirmi yıl british museum da günlük onbeş saat çalıştığını v.s bilgileri öğrenebilir zevkli bir şekilde okuyabilirsiniz.</p>
<p>Feodal Toplumdan Yirminci Yüzyıla: iki sene önce okuduğum bu kitap orjinal isminden de anlaşılacağı gibi çok ilgi çekici bir dili var. murat belge`nin de güzel çevirisi eklenince ciddi manada sıkılmadan yavas yavas kapitalimizmin menşeini çok iyi şekilde anlayabilirsiniz. kitabın en önemli özelliği tanıtımında da yer aldığı üzere tarih ve ekonominin ayrılmaz bütünlüğünü yansıtmasıdır. özellikle kilise,ortaçağ avrupa,çocukların çalışması gibi kavramları alaycı bir uslupla ve ciddi rakamlarla analiz ederek sunuyor. özellikle çiftleme olayı,kredinin ortaya çıkışı,gemiciliğin gelişme serüveni gibi temek iktisadı konuları düşünce empozesi taşımadan anlatması gayet ilgi çekici.</p>
<p>İktisatçılar ve İnsanlar: salt bir çalışma alanı olarak &#8220;metodoloji&#8221; her daim en zor alanlardan biridir. özellikle iktisat metodolojisi ciddi emek ve zaman isteyen alanlardan biridir. ancak bereket versin piyasa da bu konuda ahkam kesen oldukça fazladır. ayşe buğra hoca ise bu işi ciddi ele alanlardan biridir. ancak kitap metedoloji üzerine daha önce okuma yapmamış,merak uyanmamış ciddi bir iktisat tarihi temeline sahip olmayanlar için ağır gelecektir. özellikle iktisadın matematikle olan ilişkisini a.marshall jevons mill gibi filozoflarla tartışıldığı bölüm bu konulara merakı olmayanlar için sıkıcı gelebilir. </p>
<p>Osmanlı-Türkiye İktisadî Tarihi 1500-1914: şevket pamuk hocanın ödüllü kitabı bu alanda çalışanlar için kısa zamanda olmazsa olmazlardan biri haline gelmiştir. ancak gerek şevket pamuğu gerekse osmanlı iktisat tarihini derinlemesine anlamak için baş ucu kitabı olan mehmet genç hoca`nın &#8220;osmanlı imparatorluğunda devlet ve ekonomi&#8221; kitabı iktisat`a az çok bulaşmış birinin kesinlikle okuması gereken bir kitaptır. hoca bu kitap için tüm akademik kariyerinden vazgeçmiştir. halil inalcık`ın da üzerinde ciddi etkileri olan  ömer l. barkan hocanın mehmet genç hocanın danışmadı olduğunu düşünürsek kitabın önemi daha iyi anlaşılabilir. örneğin mehmet genç hoca`yı okumadan balta limanı anlaşmasını anlayamayız ve osmanlı adına o anlaşmayı imzalıyan türk bürokratları hain olarak adlandırabiliriz ancak kitap bu ve benzeri tüm bilgileri sarsmış ve türkiyede yeni bir çizgi oluşturmuştur. ayrıca akademik kariyer düşünen genç arkadaşlarıma özellikle mehmet hocanın kitabın ön sözüne yazdığı uzun ve meşakkatli yolcuğunu harahetle öneririm.</p>
<p>ayrıca roman tadında vermiş olduğunuz kitaplara alternatif,hayvan çiftliği,tercih ve görünmez kalp önerilebilir. </p>
<p>ayrıca kapitalizm eleştirilerine liberal bir bakış ile nasıl cevap verildiğini ise başta karl poppper`ın mete tunçay çevirisi ile açık toplum ve düşmanları kitabını,mises`ın  &#8220;sosyalizm&#8221; kitabını,hayek`in &#8220;kölelik yolu&#8221; okunursa kişi neyin ne olduğunu daha net biçimde anlar. gayrisi sadece tek kale maç olur ve entellektüellikten uzak slogan iktisatçılığından öteye geçemez kanatini taşımaktayım.</p>
<p>ayrıca nacizane iktisat okumaya yeni başlamış öğrenci arkadaşlarıma altı yedi ay önce tavsiye ettiğim şu iktisada giriş mahiyetindeki kitaplara da bakılabilir. <a href="http://www.fatihkansoy.com.tr/blog/?p=285" rel="nofollow">http://www.fatihkansoy.com.tr/blog/?p=285</a> </p>
<p>bir yorum için sanırım biraz uzattım kusruma bakmayın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

