<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Türkiye’de İktisat Eğitimi 2: Tasnif</title>
	<atom:link href="http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 15:51:07 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>By: Goldman Sachs</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/#comment-77</link>
		<dc:creator>Goldman Sachs</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 22:54:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://Biröncekiyazımızdabukonuda“kafapatlatmış”akademisyenlerinyayınlarınılisteleyerekokurlarıkonuyaısıtmayaçalışmıştık.Buyazımızladadurumtahliliyapmayabaşlayacağız.Türkiye’dekimevcutiktisateğitiminebakmadanöncemeselenintarihselboy#comment-77</guid>
		<description>Bahsettiğiniz Mankiw-Akerlof-Rodrik-Stiglitz vs.vs.. yazdığı kitaplar boş bilgilerden ibaret..niye boş bilgi..zira post otistik bir bilim bir iktisat doğuruyor da ondan.. pek muhterem fisher ağbimiz de 2001 krizinden önce uygulanmakta olan İMF reçetesinin hazırlayanı ve savunucusu olan, kriz çıkınca da hamam taşı gümüşten anlamadım bu işten diye çığıran kişiliktir.
zaten bu neoliberaller o kadar boş konuşurlar ki 2008 credit crunch ya da tayyibin teğet geçti dediği küresel krizi bile yorumlamaktan acizdirler..krizi öngörmeleri bii ana şimdi de geçti bitti bak demiştik falan deme modundaar..demek ki 2010 yılında bi tokat daha yiyecekler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bahsettiğiniz Mankiw-Akerlof-Rodrik-Stiglitz vs.vs.. yazdığı kitaplar boş bilgilerden ibaret..niye boş bilgi..zira post otistik bir bilim bir iktisat doğuruyor da ondan.. pek muhterem fisher ağbimiz de 2001 krizinden önce uygulanmakta olan İMF reçetesinin hazırlayanı ve savunucusu olan, kriz çıkınca da hamam taşı gümüşten anlamadım bu işten diye çığıran kişiliktir.<br />
zaten bu neoliberaller o kadar boş konuşurlar ki 2008 credit crunch ya da tayyibin teğet geçti dediği küresel krizi bile yorumlamaktan acizdirler..krizi öngörmeleri bii ana şimdi de geçti bitti bak demiştik falan deme modundaar..demek ki 2010 yılında bi tokat daha yiyecekler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: fidan</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/#comment-76</link>
		<dc:creator>fidan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 19:11:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://Biröncekiyazımızdabukonuda“kafapatlatmış”akademisyenlerinyayınlarınılisteleyerekokurlarıkonuyaısıtmayaçalışmıştık.Buyazımızladadurumtahliliyapmayabaşlayacağız.Türkiye’dekimevcutiktisateğitiminebakmadanöncemeselenintarihselboy#comment-76</guid>
		<description>ben bazi seyleri oyrenmek istiyorum iktisada girmek 1 azeri vatandasi icindemi zor?kac puan gecidi?ve hangi fenn bilgilerni bilmek gereklidir?tsk saolun</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben bazi seyleri oyrenmek istiyorum iktisada girmek 1 azeri vatandasi icindemi zor?kac puan gecidi?ve hangi fenn bilgilerni bilmek gereklidir?tsk saolun</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Onur</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/#comment-75</link>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 20:46:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://Biröncekiyazımızdabukonuda“kafapatlatmış”akademisyenlerinyayınlarınılisteleyerekokurlarıkonuyaısıtmayaçalışmıştık.Buyazımızladadurumtahliliyapmayabaşlayacağız.Türkiye’dekimevcutiktisateğitiminebakmadanöncemeselenintarihselboy#comment-75</guid>
		<description>Yazıların üzerinden epey zaman geçmiş; ancak başka birşeyler ararken, tesadüfen denk geldiğim ve çok beğendiğim sitedeki bu konu hakkında ben de birşeyler yazmak istedim. 

Ben Sakarya Üniversitesinde 1998-2002 yılları arasında okudum. Yazıda ve yorumlarda hiç değinilmeyen bir konuyu (şahsen yaşadığım için) eklemek isterim.

Bizler 17 Ağustos depremini takip eden yıllarda okuduk. Ekim ayında başlaması gereken sezon, Mart ayına kadar bekletildi. Çevre üniversitelere misafir gönderilebilirdik ama hayır. Neden, bölge esnafı öğrenciler üzerinden kazansın, halk zenginleşsin...Tamam belki olağanüstü şartlar olağanüstü çözümleri getirir, böyle bir yaklaşım, diyelim ki o günün şartlarında doğruydu...

Ya Eğitim? O dönem öğrencileri (iibf özelinde değil), pek çok dersi gerçekten geçmiş olmak için geçti. 1. ve 2. öğretimler birarada okudu, sınıf mevcudu yükseldi, hocalar sırf barınma sorunu nedeniyle yüksek not verek zorunda bırakıldılar, vs. 

Sanıyorum depremin yaralarını sarmak amacıyla o dönem, başta ABD olmak üzere yurt dışında YÖK bursuyla doktora yapan bir çok akademisyen okulumuza katıldı. Bunlar ekonometri, para teorisi, u.arası iktisat gibi en önemli derslere geldiler. Yazılarda ve yorumlarda geçtiği gibi, daha güncel hocalar, memur hocaları gaza getiremedi, aksine onlarda o duruma uymak zorunda kaldılar...

Bunun suçunu hocalara atmıyorum. Bunun nedeni öğrencilerdi... &quot;Hocam ben buraya 5 matematik netiyle geldim, ne anlarım türevden, matriksten, logaritmadan&quot; sesleri her sınıfta bolca yükseldi... 1-2 hocamız, resmen iktisat dersini bırakıp matematik öğetmeye koyuldular mikro ekonomi dersinde yada başka derslerde ve hemen öğrenciler tarafından istenmeyen adam ilan edildiler. Ve yavaş yavaş sistemin çarklarına uymak zorunda kaldılar...

Özetle, ben tek suçlu olarak akademisyenlerin gösterilmesine karşıyım; iktisadın ne olduğunu bilmeyen ve resmen 4 yıllık KPSS hazırlık kursunda gibi yetiştirilen öğencilere birilerinin gerçek iktisadı göstermek istediğinde yaşadıkları zorlukları bizzat gördüm çünkü..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yazıların üzerinden epey zaman geçmiş; ancak başka birşeyler ararken, tesadüfen denk geldiğim ve çok beğendiğim sitedeki bu konu hakkında ben de birşeyler yazmak istedim. </p>
<p>Ben Sakarya Üniversitesinde 1998-2002 yılları arasında okudum. Yazıda ve yorumlarda hiç değinilmeyen bir konuyu (şahsen yaşadığım için) eklemek isterim.</p>
<p>Bizler 17 Ağustos depremini takip eden yıllarda okuduk. Ekim ayında başlaması gereken sezon, Mart ayına kadar bekletildi. Çevre üniversitelere misafir gönderilebilirdik ama hayır. Neden, bölge esnafı öğrenciler üzerinden kazansın, halk zenginleşsin&#8230;Tamam belki olağanüstü şartlar olağanüstü çözümleri getirir, böyle bir yaklaşım, diyelim ki o günün şartlarında doğruydu&#8230;</p>
<p>Ya Eğitim? O dönem öğrencileri (iibf özelinde değil), pek çok dersi gerçekten geçmiş olmak için geçti. 1. ve 2. öğretimler birarada okudu, sınıf mevcudu yükseldi, hocalar sırf barınma sorunu nedeniyle yüksek not verek zorunda bırakıldılar, vs. </p>
<p>Sanıyorum depremin yaralarını sarmak amacıyla o dönem, başta ABD olmak üzere yurt dışında YÖK bursuyla doktora yapan bir çok akademisyen okulumuza katıldı. Bunlar ekonometri, para teorisi, u.arası iktisat gibi en önemli derslere geldiler. Yazılarda ve yorumlarda geçtiği gibi, daha güncel hocalar, memur hocaları gaza getiremedi, aksine onlarda o duruma uymak zorunda kaldılar&#8230;</p>
<p>Bunun suçunu hocalara atmıyorum. Bunun nedeni öğrencilerdi&#8230; &#8220;Hocam ben buraya 5 matematik netiyle geldim, ne anlarım türevden, matriksten, logaritmadan&#8221; sesleri her sınıfta bolca yükseldi&#8230; 1-2 hocamız, resmen iktisat dersini bırakıp matematik öğetmeye koyuldular mikro ekonomi dersinde yada başka derslerde ve hemen öğrenciler tarafından istenmeyen adam ilan edildiler. Ve yavaş yavaş sistemin çarklarına uymak zorunda kaldılar&#8230;</p>
<p>Özetle, ben tek suçlu olarak akademisyenlerin gösterilmesine karşıyım; iktisadın ne olduğunu bilmeyen ve resmen 4 yıllık KPSS hazırlık kursunda gibi yetiştirilen öğencilere birilerinin gerçek iktisadı göstermek istediğinde yaşadıkları zorlukları bizzat gördüm çünkü..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Fatih KANSOY</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/#comment-74</link>
		<dc:creator>Fatih KANSOY</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 22:51:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://Biröncekiyazımızdabukonuda“kafapatlatmış”akademisyenlerinyayınlarınılisteleyerekokurlarıkonuyaısıtmayaçalışmıştık.Buyazımızladadurumtahliliyapmayabaşlayacağız.Türkiye’dekimevcutiktisateğitiminebakmadanöncemeselenintarihselboy#comment-74</guid>
		<description>Ülkemizdeki iktisat eğitiminin en önde gelen sorunlarından biri bence akademisyenlerin yeter(-li-)+(-siz-)liğidir. Sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi akademsiyenler neredeyse kırtasiyecilik yapıyor.
&lt;strong&gt;
&quot;Kitaptan şuraya kadar işledik.Sınavda kitap  açık  olacak. Sınavda fotokopi yasak sadece benim kitap serbest&quot;  :)) &lt;/strong&gt;

Hocalarımızın güncel değil...matematik yok... ne hocalar ne öğrenciler matematik biliyor.... &quot;iktisadı matematiğe boğmaya gerek yok&quot; deyip çekiliyoruz kenara..hocalarmızın akademik ortamları yok ve bunu sağlamaya yönelik aşk ve şevkleri yok...öğrencilerin çoğu  bu durumdan memnun.

Bir çok okulda 10 sene önce sınavlarda çıkan soruların (rakamları bile değişmeden) aynısı tekrar soruluyor...

Derste işlenilen müfredat hala p.Samuelson örnekleri üzerinden ilerliyor. amerikada şöyle şöyle dergilerde böyle böyle  makaleler/teoriler çıkıyormuş bizi ilgilendirmiyor...

Ancak ben de meb in yurt dışına gönderdiği öğrencilerin ufakta olsa bu durumun değişmesinde etkili olabileceklerini düşünenlerdenim.

 Çünkü onlar geri geldiklerinde(gelirler mi sizce ? ) atıyorum bir sivasta bir trabzonda bir bursa da akademik farklarını ortaya koyacaklar. ister istemez ilgi odagı haline gelecekler. rekabet edilebilirlik için diğer hocalar ekstradan çalışmaya başlayacak,öğrenciler karşılarında daha farklı yapıda hocalar görüp iktisatı bitirince sadece &quot;serbest muhasebeci&quot; olunmadığını anlayacaklar. 

Yoksa böyle devam ederse yani akademisyen diye derslere giren,son 10 yılda ya hiç ya da elin parmağını geçmediği (hakemli dergilerde) yayınlanmış makaleleri bulunmayan hocaların sayısı git gide artacaktır...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizdeki iktisat eğitiminin en önde gelen sorunlarından biri bence akademisyenlerin yeter(-li-)+(-siz-)liğidir. Sizin de bahsetmiş olduğunuz gibi akademsiyenler neredeyse kırtasiyecilik yapıyor.<br />
<strong><br />
&#8220;Kitaptan şuraya kadar işledik.Sınavda kitap  açık  olacak. Sınavda fotokopi yasak sadece benim kitap serbest&#8221;  <img src='http://iktisadiyat.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ) </strong></p>
<p>Hocalarımızın güncel değil&#8230;matematik yok&#8230; ne hocalar ne öğrenciler matematik biliyor&#8230;. &#8220;iktisadı matematiğe boğmaya gerek yok&#8221; deyip çekiliyoruz kenara..hocalarmızın akademik ortamları yok ve bunu sağlamaya yönelik aşk ve şevkleri yok&#8230;öğrencilerin çoğu  bu durumdan memnun.</p>
<p>Bir çok okulda 10 sene önce sınavlarda çıkan soruların (rakamları bile değişmeden) aynısı tekrar soruluyor&#8230;</p>
<p>Derste işlenilen müfredat hala p.Samuelson örnekleri üzerinden ilerliyor. amerikada şöyle şöyle dergilerde böyle böyle  makaleler/teoriler çıkıyormuş bizi ilgilendirmiyor&#8230;</p>
<p>Ancak ben de meb in yurt dışına gönderdiği öğrencilerin ufakta olsa bu durumun değişmesinde etkili olabileceklerini düşünenlerdenim.</p>
<p> Çünkü onlar geri geldiklerinde(gelirler mi sizce ? ) atıyorum bir sivasta bir trabzonda bir bursa da akademik farklarını ortaya koyacaklar. ister istemez ilgi odagı haline gelecekler. rekabet edilebilirlik için diğer hocalar ekstradan çalışmaya başlayacak,öğrenciler karşılarında daha farklı yapıda hocalar görüp iktisatı bitirince sadece &#8220;serbest muhasebeci&#8221; olunmadığını anlayacaklar. </p>
<p>Yoksa böyle devam ederse yani akademisyen diye derslere giren,son 10 yılda ya hiç ya da elin parmağını geçmediği (hakemli dergilerde) yayınlanmış makaleleri bulunmayan hocaların sayısı git gide artacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Deniz</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/#comment-73</link>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 16:09:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://Biröncekiyazımızdabukonuda“kafapatlatmış”akademisyenlerinyayınlarınılisteleyerekokurlarıkonuyaısıtmayaçalışmıştık.Buyazımızladadurumtahliliyapmayabaşlayacağız.Türkiye’dekimevcutiktisateğitiminebakmadanöncemeselenintarihselboy#comment-73</guid>
		<description>İktisat Bölümleri Taban Puanları 
Türkiye iktisat bölümlerinin ÖSS&#039;deki  puanlarını belirleyen  değişkenler neler olabilir? Bunlar nasıl ölçülebilir ve ölçülemeyenleri varsa başka hangi değişkenler bunları kestirmek için bir gösterge olabilir? Aşağıda 2008-2009 dönemi için öss taban puanları var.
&lt;a href=&quot;http://www.tabanpuanlar.net/2009/02/iktisat-bolumu-taban-puanlari.html&quot; rel=&quot;nofollow&quot;&gt;ÖSS taban puanları&lt;/a&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İktisat Bölümleri Taban Puanları<br />
Türkiye iktisat bölümlerinin ÖSS&#8217;deki  puanlarını belirleyen  değişkenler neler olabilir? Bunlar nasıl ölçülebilir ve ölçülemeyenleri varsa başka hangi değişkenler bunları kestirmek için bir gösterge olabilir? Aşağıda 2008-2009 dönemi için öss taban puanları var.<br />
<a href="http://www.tabanpuanlar.net/2009/02/iktisat-bolumu-taban-puanlari.html" rel="nofollow">ÖSS taban puanları</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Deniz</title>
		<link>http://iktisadiyat.com/2009/05/18/turkiye%e2%80%99de-iktisat-egitimi-2-tasnif/#comment-72</link>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 01:12:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://Biröncekiyazımızdabukonuda“kafapatlatmış”akademisyenlerinyayınlarınılisteleyerekokurlarıkonuyaısıtmayaçalışmıştık.Buyazımızladadurumtahliliyapmayabaşlayacağız.Türkiye’dekimevcutiktisateğitiminebakmadanöncemeselenintarihselboy#comment-72</guid>
		<description>Bir masa, bir sıra mantığıyla yeni fakülteler açılıyor ve bunların kontejyanları doluyor.Genel olarak üniversite öğreniminin bu kadar talep edilmesi ilginç bir durum. Kamu ve vakıf üniversitelerinin yanısıra özel üniversitelerin de açılmasına imkan sağlanmalı. Dersane sektörüne harcanan paralar yükseköğrenime yönlendirilebilir. Çocuğunu bir yıl dersaneye gönderen bir aile o bir yıllık dersane masrafını bir defalığına üniversiteye ödese bile yükseköğrenim için önemli bir kazanç olur. 
  İktisat öğreniminde kullanılan Türkçe kitapların çoğu dünyanın takip ettiği iktisattan uzak. İngilizce kitapların Türkçeye çevrilmesiyle de bu fark kapatılabilir. Almanya Krugman, Bernanke ve Pindyck gibi yazarların ders kitaplarını Almancaya çeviriyor ve üniversitelerinde okutuyor.Türkiye&#039;de Fisher-Dornbush&#039;un Macroeconomics kitabı ve Gujarati&#039;nin Econometrics kitabının Türkçe çevirisi var.Üniversitede öğretim elemanları kendi yazdıkları cin ali kitaplarını okutmak yerine öğrencilerine bu kitapları önerseler iyi olur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir masa, bir sıra mantığıyla yeni fakülteler açılıyor ve bunların kontejyanları doluyor.Genel olarak üniversite öğreniminin bu kadar talep edilmesi ilginç bir durum. Kamu ve vakıf üniversitelerinin yanısıra özel üniversitelerin de açılmasına imkan sağlanmalı. Dersane sektörüne harcanan paralar yükseköğrenime yönlendirilebilir. Çocuğunu bir yıl dersaneye gönderen bir aile o bir yıllık dersane masrafını bir defalığına üniversiteye ödese bile yükseköğrenim için önemli bir kazanç olur.<br />
  İktisat öğreniminde kullanılan Türkçe kitapların çoğu dünyanın takip ettiği iktisattan uzak. İngilizce kitapların Türkçeye çevrilmesiyle de bu fark kapatılabilir. Almanya Krugman, Bernanke ve Pindyck gibi yazarların ders kitaplarını Almancaya çeviriyor ve üniversitelerinde okutuyor.Türkiye&#8217;de Fisher-Dornbush&#8217;un Macroeconomics kitabı ve Gujarati&#8217;nin Econometrics kitabının Türkçe çevirisi var.Üniversitede öğretim elemanları kendi yazdıkları cin ali kitaplarını okutmak yerine öğrencilerine bu kitapları önerseler iyi olur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

