Deneysel ve Davranissal Iktisada Giris -1-

Oncelikle N.E.Aydinonat hocamiza “Hosbulduk!” diyerek yazimiza baslayalim.

Bu yazi dizisi ozellikle, 2002 yilinda Vernon L. Smith`in ve Daniel Kahneman`in Nobel Ekonomi Odulu`nu  paylasmalari ile dikkatleri bir kez daha uzerine ceken Deneysel ve Davranissal Iktisat (DDI) uzerine olacak.

Isminden de anlasilacagi gibi bu alan 2 temel ayak uzerine oturuyor. Bunlar; “psikoloji” ve “ekonomi”. Zaten nobel odulunde de bu sekilde bir paylasima gidildigini gorebiliriz zira Daniel Kahneman hayatinda hicbir iktisat dersi almadigi halde nobel odulunu “ekonomi” alaninda almistir.

Peki Nedir Bu Deneysel Iktisat? Ne Ile Ilgilenir?

Konuya bir giris olmasi icin sevgili Homo Economicus`un en onemli 2 ozelligini hatirlayalim;

- Perfect rationality [1]

- Strict self-interest

Buradan hareketle ana amacimizin “toplamda insan davranislarinin aciklanmasi oldugunu” belirterek “bounded ratonality” [2] nin tanimina bakalim;

“The rationality assumption consists of two components: first, individuals are assumed to form, on average, correct beliefs about events in their environment

and about other people’s behavior; second, given their beliefs, individuals choose those actions that best satisfy their preferences. If individuals exhibit, however, systematically biased beliefs about external events or other people’s behavior or if they systematically deviate from the action that best satisfies their preferences, we speak of bounded rationality.” (Camererand Fehr Science 2006: 47)

Ve tercihlerle ilgili tanimlayla devam edelim;

“Preferences are considered to be self-regarding if an individual does not care per se for the outcomes and behaviors of other individuals. … a self-regarding person neither likes nor dislikes others’ outcomes or behaviors as long as they do not affect his or her economic well-being. In contrast, people with other-regarding preferences value per se the outcomes or behaviors of other persons either positively or negatively.” (Camererand Fehr Science 2006: 48)

Klasik ekonomik kabul bireysel bazdaki irrasyonalitenin toplamda etkisiz oldugunu kabul etmekte. Peki oyle mi?

Iste bu notkada DDI devreye giriyor ve su iddiali acilimla amacini acikliyor;

“Make key assumptions of economics more realistic to make economic analysis more

powerful!”

Sunu rahatlikla soyleyebilirz ki; belki ilk zamanlarinda bir nevi “teori avcisi” olarak calisdiysa da, DDI geldigi nokta itibariyle teori de uretmektedir.

-) Ilk dalga olarak da dile getirebilecegimiz DDI surecinde, bireysel karar vermedeki bircok sapma gozlenmistir.

-) Ikinci dalga bu sapmalarin iktisadi iliskilerdeki oneminin ne oldugunu ve bu sapmanin arkasindaki kurumsal motifleri inceleme konusu yapmistir.

-) Ucuncu ve icinde bulundugumuz dalga icin ise politika uygulamalari ile ilgilenmektedir diyebiliriz.

Bu surecte calisma yapabilmenin tek yolu ise “kontrollu deneyler”dir. Dogru duydunuz, artik iktisatcilarin da beyaz onlukleri var! Tabi ki buna alisilmasi biraz zaman almisti;

… Economists (unfortunately )… cannot perform the controlled experiments of chemists or biologists because they cannot easily control other important factors. Like astronomers or meteorologists, they generally must be content largely to observe.” Samuelson and Nordhaus(1985: 8)

Yukaridaki alintinin diger baskilardan cikartildigini soylersem yazarlarin DDI konusunda ne kadar hassas olduklarini anlayabilirsiniz sanirim :)

Deneysel Iktisatin Avantajlari Nelerdir?

Deneysel iktisadin belki de en onemli ozelliklerinden bir tanesi ihtiyac duydugunuz veriyi, tamamen sizin denetiminizdeki bir “dunya”dan, insanlarin denek olarak kullanilmasi ile elde edebilenizdir. Veri toplama sureci icin su ornege[3] bakabiliriz;

Happenstance Data: Kontrol disi surecten elde edilen veriler.

Experimental Data: Kontrollu surecten elde edilen veriler.

Tum bu aciklamalardan sonra iktisadi bir deney icin sunu soyleyebiliriz;

“In an economic experiment, we observe the behavior of real people who are motivated by real economic incentives, and this behavior is observed under controlled conditions.” [4]

Yazimizin ilk bolumunu burada noktalayalim. Farkindayim; biraz karisik ve belki de duzensiz bir yazi oldu. Ama bu yaziyi isinma turlarinin baslangici olarak alir ve Vernon L. Smith ile yapilan su roportajida okursaniz sanirim bir sonraki yazimiza daha hazirlikli gelmis olursunuz.

Gelecek yazimizda bir deneyin nasil yapildigini stratejik bir oyun olan “Guessing Game” ornegi ile aciklayacagim.

Eger, “Ben merak ederim! Soyle guzel bir yazi olsa da okusam” diyenlerdenseniz Wiki tam size gore. Buyrun!

Burada yazilanlara hayret ediyor ve “Kim bilir 10 yil sonra neler olur?” diye aklinizdan geciriyorsaniz suraya bakmanizi oneriyorum.

“Bence normal seyler bunlar ama kim bu akademisyenler?” diyorsaniz, o zaman su makale tam sizin damak zevkinize gore!..

U. Baris Urhan

[1] Kavramlarin bircogu, ceviri surecinden kaynaklanabilecek anlam kaymalarini gidermek uzere “ingilizce” olarak kullanilmisitr. Her ne kadar yazar Turkce konusunda hassas olsa da calismanin anlasilabilir olmasi kaygisi boyle bir uygulamayi gerekli kilmistir.

[2]Bu konuda “modelleme” boyutuyla ilgili daha detayli bilgi icin bkz.;

[3]Ariel Rubinstein, Modelling Bounded Rationality, Zeuthen Lecture Book Series, MIT Press, 1998 ( Amazon.com http://www.amazon.com/Modeling-Bounded-Rationality-Zeuthen-Lecture/dp/0262181878 )

[4] Jean-Robert Tyran, Behavioral and Experimental Economics, Msc course, University of Copenhagen – Department of Economics, autumn 2006.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>